Tefekkür kelime manasıyla fikretmek, düşünmektir. mümin için ise; Allah’u Tela’nın sanatında ki, yarattıklarında ki eşi benzeri olmayan, hayret verici güzellikleri, nizamı, ihtişamı düşünüp ve kalbe getirerek Allah’u Tela’yı tanımaya ve rızasına götürecek düşüncelerdir.

Mümin Allah’u Tela’yı; tefekkür ederek, kendi acizliğini anlayarak bulur. Tefekkür olmayan bir şeyi hayal etmek değil varlıklarda ki manayı görmektir. Tefekkür kalp gözü ile varlıklara bakmak ve onlarda yazılı olan ilahi ibretleri okumaktır.


Tefekkürün sonuçta vereceği meyve ilim, hal ve amellerdir. Çünkü tefekkür kalp de ilim doğurur. Kalp de ilim meydana gelince kalbin hali değişir, kalbin hali değişince de azaların amelleri değişir. Yani, amel hale, hal ilime, ilim de tefekküre bağlıdır.

Bu demektir ki, bütün iyiliklerin başı ve başlangıcı tefekkürdür. İyiliklerin başı da insanın kendine yaptığı iyilik olan imandır.

Bişr-i hafi (ks) “Eğer insanlar Allah’ın azametini yeterince düşünüp tefekkür etselerdi, O’na asla isyan etmezler di.” Diyor...