+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Cemaatlerin aşması gereken engeller - II

 CEMAAT VE TARİKATLAR Katagorisinde ve  Cemaat Ve Tarikat Forumunda Bulunan  Cemaatlerin aşması gereken engeller - II Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Cemaatlerin aşması gereken engeller - II Bundan önceki bir yazımızda cemaatlerin Cumhuriyet döneminde dinî alandaki hizmetlerde üstlendikleri role işaret etmiştik. Bu durum, ihmal edilen dinî hizmetlerin eksiği ile de olsa, Müslümanlar içinden gayret ehli bazı kimselerin bir araya gelmesi ve büyük zatların da himmeti ve desteği ile yürüdüğünü, aynı olay ...

  1. #1
    Üst Düzey Yönetici MuHaMMeD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    3.546
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart Cemaatlerin aşması gereken engeller - II

    Cemaatlerin aşması gereken engeller - II Bundan önceki bir yazımızda cemaatlerin Cumhuriyet döneminde dinî alandaki hizmetlerde üstlendikleri role işaret etmiştik. Bu durum, ihmal edilen dinî hizmetlerin eksiği ile de olsa, Müslümanlar içinden gayret ehli bazı kimselerin bir araya gelmesi ve büyük zatların da himmeti ve desteği ile yürüdüğünü, aynı olay tekrarlandığı takdirde yürüyeceğini göstermektedir. Bu bakımdan gerçekten sevindiricidir. Allah, dinini bir şekilde koruyor, koruyacaktır.
    Ancak, dinin doğru anlaşılması ve doğru uygulanması, sadece bu cemaatlere bırakılırsa, birçok eksiğin de devam edeceği anlamına gelir. Cemaatler dini ancak dar çerçevede anlayıp pratiğe yönelik faaliyetler yürütürler. Geniş, kapsamlı ve derinliği olan araştırmalar yapmaları mümkün olmaz.
    İşte bu sebeple, cemaatler dinin teferruatı ve derin felsefesi söz konusu olan yerde durmalıdırlar. Belli bir yere kadar yürümeli, her alanda kendilerini söz sahibi kabul etmemelidirler. Bu noktada durmalı, işin gerçekten ehlini yetiştirmek için büyük çaba harcamalıdırlar. Tıpkı mühendis ve tabip yetiştirmek gibi... Tabipliğe soyunmak değil, tabip yetiştirmeye soyunmak... Dolayısıyla dinin araştırılması ve anlaşılmasını bilim adamlarına bırakmalıdırlar. Bu bir.
    İkincisi; cemaatlerin de dinî hizmet alanında bazı handikapları olduğunu ifade etmemiz ve onları da samimi bir dil ile eleştiriye tabi tutmamız gerekir. Aksi takdirde biz de Allah katında sorumlu oluruz. Hatta bizim eleştirmemize fırsat vermeden, her cemaatin ve her tarikatın kendini eleştirmesi yahut eleştirtmesi, kendisi hakkında tarafsız kamuoyu araştırmalarını değişik açılardan yaptırması gerekir.
    Hz. Peygamber’den başka herkes eleştirilebilir, hatta eleştirilmelidir. İlmi seviyesi, manevi mertebesi, hizmet derecesi ne olursa olsun, herkesin bir kusuru, birçok hatası, küçük yahut büyük bazı günahları olabilir.
    Her bakımdan mükemmel bir Müslüman bulmak adeta mümkün değildir. Eğer varsa, bu zaten tarafsız eleştirilerde ortaya çıkar. Şayet herkes tarafından mükemmel, dört dörtlük Müslüman olarak kabul edilen kimseler varsa, o zaman bu durum ilmen de tescil edilmiş olur.
    Bugüne kadar bilinen cemaat ve hizmet gruplarının böyle bir çaba içine girdiğini görmüş ve duymuş değiliz. Aksine, hiçbir cemaat yahut tarikat, kendi grubunu eksik kabul etmez, kendi önderini, liderini, hocasını yahut şeyhini kâmil kabul eder.
    İşte cemaat ve tarikatların en önemli engeli budur. Kendilerini eleştirmekten çok, kendilerinin toplum içinde en seçkin, en iyi yolda yürüyen, en iyi hizmet eden kimseler olduklarını ifade ederler yahut hal dili ile bunu söylerler. Tevazu göstermek için söyleyenler olsa bile, hal ile söyleyenlerin olduğuna şahit olmuş değiliz. Nitekim bir Arap atasözünde şöyle denilmiştir: “Hal dili, söz dilinden daha iyi ifade edicidir.”
    Örneğin; bir tarikata veya bir cemaate intisap etmek yahut maddi-manevi yardım etmek için birileri gelse, başka bir cemaati kendilerine tercih edenleri hiç duymadık. Herkes yardım ve desteklerin kendisine ait kılınmasını ister, herkes kendisinin daha iyi hizmet yaptığını iddia eder; herkes kendi hizmetini söyler, över ve göklere çıkarır, başkasını öven bir cemaat mensubunu hiç görmedik.
    Sözün kısası, cemaatlerde İslâm ahlâkının nefis ile ilgili kısmının devrede olmadığını, bu önemli noktanın es geçildiğini ve “ben”, “biz”, “bizimkiler”, “bizim cemaat”, “bizim hizmet”, “kardeş” anlayışının ön planda olduğunu görmekteyiz. Oysa hizmetlerin hepsi Allah’ta birleşiyor. Ya da birleşmelidir. Çünkü hizmetlerin hepsi O’nundur. Bunlar arasında bir ayrım yapılmaması gerekir.
    İslâm ahlâkının en üstün mertebesi, iyilik ve nimetleri öncelikli olarak başkalarına tahsis etmek, kendisini ise geri planda tutmak, tenkit etmektir. Kendini beğenmenin İslâm ahlâk ilkelerinde yeri yoktur.
    Cemaatlerde bu yönü ile ahlâkın zayıf kaldığını görmek, insanı cidden üzüyor. Metot, hal ve gidiş itibariyle İslâm ahlâkına uyanlara sözümüz yoktur. Maksadımız kimseyi yermek değil, eksikleri tespit edip tamamlanmasına katkı sağlamaktır.
    Ben bu toplumda gözü ve gönlü açık olarak yaşayan birisiyim. Bizim toplumumuzda cemaat ve tarikatların “biz bu kadar yardım ve destek aldık, filan yahut falan cemaate yahut hizmete de destek verilmelidir” diyenlere hiç rastlamadım.
    Aksine, başka bir hizmet alanına tahsis edilecek desteklerin önünü kesip hepsini kendisi kapan açıkgöz cemaatleri üzülerek görmekteyiz. Bunun anlamı şu olmaktadır: “Sen değil, ben daha iyi hizmet ederim, sen bu hizmeti yapmaya lâyık değilsin, senin bu alanda yerin yoktur...” Böyle bir tavrı İslâm’ın onaylaması acaba mümkün müdür? Bu açılardan baktığımız zaman, cemaatlerin ve tarikatların önemli bazı engellerle karşı karşıya oldukları görülür.
    O halde, ne yapmak gerekir? Tabi yapılacak çok şey vardır. Bunlardan biri eleştiri almak, diğeri kamuoyu araştırmaları yaptırmak yahut dar çerçeveli çevre araştırmaları yapmaktır. Eleştiri bakımından en mahrum kesimin cemaatler kesimi olduğuna inanıyoruz. Çünkü cemaatleşme ve tarikatlaşmanın tabiatında eleştirilmemek keyfiyeti yatar. Eleştiren mürit ve mensup olamaz, bağlı olamaz. Belki asi kabul edilerek dışlanır.
    Tarikat ve cemaatlerin en çok değer verdikleri şeyin teslimiyet olduğu görülmektedir. Oysa teslimiyetin nasıl ve ne olduğunu Kur’an-ı Kerim bize haber vermiştir. “Ben bütün âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim olmakla emr olundum.” (Ğafir, 40/66) “İlahınız tek ilah’tır. O halde O’na teslim olun.” (Hac,22/34)
    Evet, İslâm’da teslimiyet vardır; fakat bu kullara teslim olmak değil, belki Allah’a, dolayısıyla O’nun elçisine teslim olmaktır. Bu söylediğim, cemaat ve tarikatlarda saygı ve disiplin olmayacak anlamında değildir. Saygı göstermede ötekini de dikkate almak, öteki cemaate yahut tarikata da aynı mesafede durabilmek, öteki ilim sahibine de aynı derecede değer vermek gerekir. Çünkü Allah katında kimin daha isabetli, daha makbul ibadetli, daha Salih amelli, daha halis niyetli olduğunu ancak Allah bilir. O halde, ‘ben’den şikâyet etmeli, ben iyi değilim diyebilmeli...


    Yunus Vehbi Yavuz

  2. #2
    Gönüllü Paylaşımcı ŞehadetGüvercini - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.292
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart

    Allah Razı olsun güzel bir paylaşım..

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Cemaatlerin hayırlısı ve hayırsızları hakkında
    By Karani in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10-14-2011, 11:30 AM
  2. Duanın Kabulü Önündeki Engeller
    By Ahkaf in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04-22-2011, 01:48 AM
  3. Cemaatlerin aşması gereken engeller - 3
    By Furkan in forum Cemaat Ve Tarikat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-12-2010, 01:14 PM
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-30-2010, 11:57 AM
  5. Muhtelif Cemaatlerin Faziletleri
    By muhammet in forum Kütübü Sitte
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01-14-2010, 12:11 AM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277