+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Cemaat kültürü

 CEMAAT VE TARİKATLAR Katagorisinde ve  Cemaat Ve Tarikat Forumunda Bulunan  Cemaat kültürü Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Cemaat kültürü Ümmetin durumu değişime muhtaç olduğu için, İslâm ideolojisi üzerine kurulu olan siyasî bir kitle yoluyla siyasî şekilde değiştirme hareketinin yapılması gerekli olmuştur. Bundan dolayı kitlenin sıfatlarını, özelliklerini, kendisini meydana getiren ve yaşatan hususları bahseden bir inceleme yapmak lazımdır. Geçmişte kurulan kitlelerin başarısızlıklarını ve sebeplerini inceleyip telafi ederek bu ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesajlar
    735
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cemaat kültürü

    Cemaat kültürü


    Ümmetin durumu değişime muhtaç olduğu için, İslâm ideolojisi üzerine kurulu olan siyasî bir kitle yoluyla siyasî şekilde değiştirme hareketinin yapılması gerekli olmuştur. Bundan dolayı kitlenin sıfatlarını, özelliklerini, kendisini meydana getiren ve yaşatan hususları bahseden bir inceleme yapmak lazımdır. Geçmişte kurulan kitlelerin başarısızlıklarını ve sebeplerini inceleyip telafi ederek bu incelemeyi tamamlamak lazımdır. Nitekim kitleleşme açısından üslüplarla ilgili hükümler, çalışma için en uygun ve iyi olanının belirlemesi için Müslümanlara bırakılmıştır. Bu konu ise, hizbî kültürün maddelerinden bir madde olmaktadır.
    - Fikirleri, duyguları ve nizamları karışık olan bir toplumda yaşayan Müslümanların fikirlerinin, duygularının ve sistemlerinin birbiri ile uyumlu olması için, İslâm Devleti kurmak için yapılan çalışmada toplumun karşılaşacağı durumları, toplumun durumunu, toplumu oluşturan ve etkileyen faktörleri ve toplumun nasıl değiştirileceği konularına da değinmek gereklidir.
    - Ferdin vakıası toplumun vakıasından farklı olunca, buna bağlı olarak ferdin dinamikleri de toplumun dinamiklerinden farklı olmaktadır. Dolayısıyla fertle ilgili şer’i hükümler toplumla ilgili şer’i hükümlerden farklı olmaktadır.
    - Cemaatın işi, toplumu değiştirmekle ilgili olunca, toplumun değiştirilmesi ile ilgili detaylı fikirlerin ve bu vakıayı tedavi edecek şer’i hükümlerin benimsenmesi de gereklidir. Böylece fertlerin ve tüm insanların amelleri ile ilgili her şeyi -ister terki caiz olmayan İslâmi bir toplumun tesis edilmesi gibi farzı kifaye olan bir hüküm olsun isterse fertle ilgili şer’i hüküm olsun- bu esas üzerine şekillendirsinler. Nitekim cemaat bu fertleri günlük hayatlarında; muamelât (insanlar arasında ilişkiler), ibadet ve ahlâkla ilgili hükümleri benimsemelerinin vucubuna davet ettiği zaman onlar buna icabet etsinler.
    - Bugünkü Müslümanlar akıllarını kullanırken Batıdan etkilenince, maslahatlarında veya menfaatlarında arzularına uyunca akıl konusuna ve unsurlarına değinmek kaçınılmaz hale geldi. Bu çerçevede aklın sınırını, akide, şer’i hükümler ve fikirler konusunda aklın nasıl kullanılacağının açıklanması gerekti.
    - Yapılması gereken çalışma, Allah’ın indirdikleriyle hükmü ikâme etmeye ve Daru'l İslâm’ı kurmaya yönelik olunca Rasulullah (s.a.v.)'in Mekke’deki hareketini ve Medine’de İslâm davetini tesis ettiren amellerini bilmeyi ve buna uymayı gerekli kılmıştır. Ayrıca çalışmanın seyri, metodun hükümleri ile vesile ve üslupların hükümleri arasındaki farkı idrak etmek lazımdır ki, Rasul’ün ameline dakik şekilde uyulsun.
    - Yine yapılması gereken çalışma, Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyi tesis etmeye ve kurulu olan nizamları değiştirmeye yönelik çalışma olunca, yöneticilerin faaliyet ve icraatlarını siyasî yönden izlemek, onların gerçeklerini öğrenmek, bağlılıklarını bilmek, onların davranışlarına tahakküm eden büyük devletlerin siyasetlerini idrak edip planlarını ortaya çıkartıp teşhir etmek de gerekmektedir.
    - Müslümanların memleketleri, küfür nizamlarına, Batı hadaratına (hayat hakkında mefhumlarına), onların fikrî, sosyal, iktisadî ve siyasî sistemlerine boyun eğdiği için İslâm Devletini kurmaya yönelik çalışmanın seyri diğer ideolojileri, inançları, bunlar üzerine dayalı fikirleri ve bunlardan fışkıran nizam ve sistemleri eleştirmeyi gerektirmektedir.
    - Şer'i gaye, İslâm’ı tatbik etmek ve onu dünyaya bir mesaj olarak götürmek olunca, İslâm yönetimine, devletine ve devlet yapısına, şekline, rükunlarına, organlarına, mekanizmasına, anayasasına ve uygulanacaklar hakkında genel düşünceye değinmek de gereklidir. Yine mevcut olan yönetim şekillerine değinmek gereklidir ki bunları bilip İslâm yönetim şeklinin bunlardan farklı olduğu idrak edilsin ve bu yönetimlerin tesiri altında kalınmasın. Ayrıca devletin üzerine kurulduğu temellere değinmek lazımdır.
    İşte bu şekilde cemaat, kendi çalışması ve daveti için lazım olan kültürünü tespit etmeye ve belirginleştirmeye çalışır. Öyle bir kültür gereklidir ki Müslümanları ve gayri Müslimleri olan tebaalarını İslâm ile yönetecek Hilâfet Devleti’ni kurmak yoluyla İslâmî hayatı yeniden başlatmayı, dava ve cihad yoluyla dışarıda risaleti yaymayı sağlayacak seviyede olsunlar.
    Akidenin Önem

    İslâm akidesi, partinin veya cemaatın çalışmasını harekete geçiren unsur olduğuna ve hedefinin de Allah’ın indirdikleriyle hükmetmek olduğuna göre, cemaatın benimseyeceği kültürün sağlam şekilde akidesiyle bağlanması gereklidir. Böyle olunca davayı yüklenenler sorumluluk ihsasına sahip olurlar, davaya önem verirler, ciddî ve fedakâr olurlar, coşkulu ve heyecanlı olurlar. Aynı anda yolun zorluklarına ve meşakkatlarına tahammül ederler. Bundan dolayı davayı taşıyanlar insanlardan bir teşekkür beklemezler. Ancak gelecek şiddetli bir günün akıbetinden sakınarak Rablarından korkarlar. Bu nedenle dünya nimetlerinden mahrum olsalar ve geçici hayatın meşakkatını çekseler dahi rahat olurlar. Çünkü gayesi Allah’ın rızasını kazanmak, Ahiretin nimetini ve saadetini elde etmektir. Nitekim akide, kültürün temeli olarak ittihaz edilince, insanların (toplumun) değiştirilmesinde de İslâm akidesi esas olarak alınır. Müslümanların çektikleri zulümden nefret etmek veya cahillikten kurtulmak veyahut durumları düzeltmeyi temel olarak seçmez. Zira Müslümanın davayı diğer Müslümanlara ve insanlara götürmesinde etken faktör imanla ilgili düşüncelerdir. Temelde İslâm’ın metodu da budur.
    Üstelik bu kültürle beraber değiştirme kültürü için esas olarak ittihaz edilen iman fikirleri, bu gayeyi gerçekleştirecek şekilde verilmelidir.
    Akide, bu gayeyi gerçekleştirmeye yardımcı olacak bir şekilde verilmelidir.
    Benimsenen şer’i hükümler verilirken hedeflenen gaye bariz şekilde gösterilmelidir.
    Aynı şekilde vakıa incelenirken, bu gayeyi gerçekleştirmeye yardımcı olacak şekilde ele alınmalıdır.
    Özetle; parti kültürü, İslâm akidesine bağlı olmalı, şer’i delilleri göstermeli ve şer’i gayeyi gerçekleştirecek açıdan verilmelidir. Bu gaye, İslâm Devleti’ni kurmak yoluyla, yani Allah’ın hâkimiyetini tahakkuk ettirerek pratik şekilde Allah’a kulluk etmeyi meydana getirmektir. İşte bu cemaatın gençleri bu tarzda yetiştirilmelidir.
    İslâm akidesinin vücuddaki baş ve organlar için bir kalp konumunda bulunduğuna, her konunun maliki ve her şeyin temeli olduğuna göre, bu akide şu şekilde verilmelidir:
    1- Kullukta ve teşride Allah'ı "bir"leyecek bir şekilde verilmelidir. Bu hakka Allah'tan başka kimse sahip olmamalıdır. Tek Rab ve tek yaratıcı O'dur. Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan ve teşrî eden (yasa gösteren) yalnız kendisidir. İşlerin tedbiri yalnız kendisine aittir. İnsan kendi fıtratında ve tabiatında aciz, eksik, muhtaç ve sınırlı olduğunu hissettiğine göre doğru yolu bulmak ve karanlıktan kurtulup nur ve aydınlığa gelmek için bu ilaha sığınır. Nitekim Allahu Teâla, kendi kullarından bir Rasul seçti ve buna indirdiği risaletiyle, selâmet yollarına, rızasına uyan insanları hidayete erdirdi. Bize Rasulün Rabbinden getirip tebliğ ettiğine tabi olmamızı talep etti. Bu Rasul ise masumdur. Kendisine bütün insanlara hidayet, nur, rahmet, öğüt ve kalplerde olanlara şifa olan Kur’an, bir risalet olarak indirilmiştir. Eğer insanlar iman edip itaat ederlerse Allah kendilerine daimi nimetlerini hazırlamayı, isyan edip reddederlerse kendilerine cehennemi vaad etmiştir. Zira insan, Rasulullah (s.a.v.)'in Rabbinden getirdiği risalet gereğince yalnız Allah’a kulluk etmek için yaratılmıştır.
    2- Müslümanlar İslâm’ın, iman ile insan vakıasını; mutlak yaratıcı olan Allah'a imandan ibaret olan hayat öncesiyle, ölmek ve dirilmek, hesap, sevap ve cezanın söz konusu olduğu hayat sonrasına iman etme ile bağlantı kurduğunu bilmeleri gerekmektedir. Akide; hayat, hayat öncesi ve sonrası arasında bağlantı kurularak açıklanmalıdır. Kim bu bağlantıları koparırsa, hayatı, öncesini ve sonrasını birbirinden ayırırsa sözü kesin bir delile dayalı olmadığı gibi sözü de küfür sayılır.
    3- Bu akide, kendisiyle ümmeti diriltecek ve dünyaya İslâm’ı bir risalet olarak götürmeye sevk edecek şekilde verilmelidir.
    4- Müslümanlar çağdaş küfür fikirlerine karşı kendi fikirlerinin doğruluklarından emin olmalıdır. Bu çerçevede, kapitalist, milliyetçi, vatancı ve diğer çağdaş fikirlerinin batıllığı ve sahteliği gösterilmelidir. İslâm ile diğer fikirler arasında mukayese yapılarak İslâm dışındaki bütün fikirlerin, bu fikirler üzerine kurulu bütün kuruluş ve toplulukların batıl ve sahte olduğu sonucuna ulaşılmalıdır. Ardından yalnızca İslâm’ın hak ve doğru olduğu, hem akide hem de sistem yönüyle tüm dünyayı ıslah edebilecek güçte olduğu ve tüm bunların ancak İslâm Devleti'nin kurulması ile temsil deleceği açıklanmalıdır. Ayrıca İslâm’a dayalı cemaat, sömürgeci kâfirlerin Müslümanların zihinlerine soktukları; “düşünce ve kültür özgürlüğü”, “Kaysere ait olanı kaysere ver, Allah’a ait olanı Allah’a ver”, “vatanım daima hak üzerindedir”, “zalim de olsa mazlum da kardeşine yardım et” gibi tüm cahili mefhumları, sahte iddiaları ve tabirleri, parıltısı gözleri kamaştıran sahte sloganları ve propagandaları boşa çıkarmak için çalışır. İslâm cemaatı bu ve buna benzer mefhumlarla savaşacağı gibi; “Şeriatı geliştirmek gerekir”, “Şeriatı kanunlaştırmak lazımdır”, “çağın ihtiyaçlarını karşılamak için şeriatın elastiki olması lazımdır”, Dini hayattan ayırmak”, “dinde siyaset yoktur”, “zaman ve mekân değişimiyle hükümlerin değişmesi inkâr edilmez” gibi batı kavramlarını ve bunların etkilerinin Müslümanların zihinlerinden ve hayatlarından uzaklaştırmak için de çalışmalıdır. Cemaat, bütün bu batıl sloganları düşürmeye çalışırken La İlahe İllallah Muhammedün Rasulullah’a dayalı ve ondan fışkıran fikirleri yerleştirmek ve yaymak için çalışmalıdır.
    “La İlahe İllallah Muhammedün Rasulullah” Kelime-i Tevhidi'nin manasına ve mefhumuna ilmen ve amelen ters düşen her şey terk edilmedikçe ve bunun dışındaki her iman bırakılmadıkça Kelime-i Tevhid nefislerde netleşmeyeceği, safiyet kazanmayacağı şeriatça bilinen bir husustur. Allahu Teâla şöyle buyurmaktadır:

    “Kim tağutu inkâr ederse ve Allah’a inanırsa, kopmayan sağlam bir ipe sarılmış olur.”[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

  2. #2
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    825
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Allah razı olsun huseyin kardeş emegine saglık.

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Tüketim Kültürü, İsraf ve Savurganlık
    By kabeaşığı in forum ALLAH (c.c)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-24-2015, 07:59 PM
  2. Hz Ömer (ra.)'in İlmi Ve Kültürü
    By Ahkaf in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-10-2014, 10:06 PM
  3. Modernleşme kültürü
    By MuHaMMeD in forum İslam da Aile Hayatı
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10-21-2011, 12:28 AM
  4. Cemaat kültürü
    By HUSEYIN SASMAZ in forum Fıkıh
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-18-2011, 05:26 PM
  5. İlimleri ve Kültürü Elde Etmek
    By HUSEYIN SASMAZ in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-01-2010, 05:18 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277