Süfyân-ı Sevrî ( Rahmetullahi aleyh ) Buyurdu ki;
“İlim öğrenmenin ilk şartı, susmak ve edebli olmaktır. İkinci şartı, dikkatle dinleyip ezberlemektir. Üçüncü şartı, öğrendiği ile amel etmektir. Dördüncüsü de, öğrendiği ilmi başkalarına öğretmek, herkese yaymaktır.”
NOT;...
''Öğrendiği ilmi başkalarına öğretmek, herkese yaymak''
Süfyan-ı Sevri hazretleri 1300 sene önce yaşamış mezhep sahibi, müctehid bir alimdi. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri bunun mezhebinde idi. O zamanda yaşayan alimler islam alimlerinin en büyükleri ve öğrettikleri de ehl-i sünnet iman ve islam bilgileriydi. Şimdi 124 000'den ziyade peygamberin fitnesinden Allahü tealaya sığındığı derin ahir zamanda yaşıyoruz. IŞID, EL KAİDE, BOKO HARAM sapıkları da bildiklerini yayıyorlar; (canlı bomba ol, kendini patlat, doğru cennete)... Osmanlı zamanı ehl-i sünnet iman ve islam bilgilerinin en yaygın olduğu zamandı. O zamanın alimlerinin kitapları Osmanlı mirası kütüphanelerde yüzbinlerce mevcuttur. Bunları veya düzgün tercümelerini okumak okutmak islama, ilme hizmettir. Ama maalesef zamanımızdaki kanaat önderleri bu kitaplardan okuyarak anlatmıyor. İnsanlar sözde türkçe Kur'an, uyduruk tefsirler, Kur'ana kendi kafalarına göre mana veren mezhepsizlerin kitaplarını okuyarak bozuldukça bozuluyorlar. Gün geçtikçe
binbir sapık dini topluluklar türeyip duruyor.