Bu dünyada iyilik edene iyilik etmeli, kötülük edeni de affetmelidir
Allahü teâlâ, kullarının günâhlarını affedicidir, kerîmdir, rahîmdir, lütfu, ihsânı boldur ve merhameti çoktur. Kendisine isyân edenlere de, merhametinden, rızıklarını kesmeyip göndermektedir...
Fakat ahırette imansız gidenler ve bütün kafirler merhametin zerresinden bile mahrum kalacaklardır.
Bu dünya imtihan yeridir. Burada iyilik edene iyilik etmeli, kötülük edeni de affetmelidir.

... NOT;
Ahırete imansız gidenler...
Osmanlı zamanında islam üniversiteleri (medreseler) vardı. Orada islamın 20 ana, kolları 80 ilim ile fen ilimleri okunarak İSLAM ALİMİ yetişirdi. Bu alimler (müderrisler) camilerde vaaz verirlerdi. Her erkek camiye gittiğinden bu vaazları dinleyerek islamiyeti çok güzel öğrenirlerdi. Akşam evde, ev halkına da anlattıklarından hiçbir yerde din cahili olmazdı.
Zamanımızda din cahilleri oldukça çoğaldı. Bunlar kolayca dinden çıkıp küfre düşüyorlar. Kafir oluyorlar. Ve öyle yaşayıp öyle ölüyorlar.
İşin daha enteresanı 90 senedir din alimi de yetişmiyor.
Peki kanaat önderleri denilenlerin çoğunun büyüklüğü nerden geliyor?
''En büyük asker bizim asker'' işte ordan geliyor.