Yemeğe tuz ile başlamak…

Hadis-i Şerif’te
“Yemeğe tuz ile başlayandan Allah üç yüz otuz çeşit hastalığı uzaklaştırır. Bu hastalıklar, delilik, cüzzam, bağırsak hastalığı ve diş ağrısıdır. Kalanı Allah’ın yüce bilgisinde saklıdır.”
buyruluyor.
[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]Biz hala tam olarak istikrarı sağlayamasak da yemeğe tuz ile başlamaya çalışıyoruz. Oğlum avucumuza biraz tuz aldığımızı görünce avucunu açıp tuz istiyor, bu onun için bir çeşit oyun ve eğlence. Zaten en iyi öğretme metodu yap demekten ziyade bizzat o şeyi yapmak değil mi?
Prof.Dr. Zeki Çıkman’ ın Tıbbın Özü kitabında bu konu ile ilgili şunlar var:
Yemekten önce alınan tuz ile;
Tükürük guddeleri daha fazla salgı yapar.
Sindirim ve ağızdaki karbonhidrat parçalanması daha kolay olur.
Mide motilitesi artar.
Pankreas ve bağırsaklar üzerinde müsbet etkiler meydana gelir.
Yemekten sonra alınan tuz sayesinde;
Ağza bol miktarda gelen pityalin ile, dişlere yapışmış olan karbonhidratlar çözülüp eritilir ve diş çürümelerini önler.
Ağızda antiseptik özelliği gösterir.
Doğal Kaya Tuzu
Tuz derken kastedilen bugünkü rafine edilmiş sofra tuzu değil, işlenmemiş kaya tuzu ya da deniz tuzu. Bu tuzlar iyot, magnezyum, potasyum, çinko, silikat gibi insan sağlığı için gerekli elementleri içeriyormuş. Rafine edilmiş katkılı sofra tuzu, bütün katkılı yiyecekler gibi, sağlığa zararlı ve doğal tuzun yerine tutmuyor.
Ben sulu yemeklerde iri kaya tuzu kullanıyorum. Eriyip gidiyor sorun olmuyor. Ama sofrada ve diğer yemeklerde hala rafine tuzu kullanıyorum. Daha fazla ihmal etmeden satılıyorsa eğer toz halinde olanı almalıyım ya da üşenmeyip iri kaya tuzunu inceltmeliyim.