Çocuklarınıza en güzel şekilde davranın .
Günümüzde anne babaların, “Bu zamanda çocuk yetiştirmek kolay mı?” diye yakındıklarına sık sık şahit oluruz. Evde büyüklerine, okulda öğretmenine karşı gelen, sosyal ortamların gerektirdiği hassasiyetleri ve kuralları hiçe sayan asi çocuklar, şimdiki neslin profilinde hiç de abes durmuyor. Dizi ve çizgi filmlerdeki karakterlerin uygunsuz davranışları, arkadaş ortamındaki lakayt tutumlar sayesinde önce çocuğun gözünde normalleşiyor, ardından da kişiliğine etki ederek pekişiyor.

Ancak çocuğun saygısız olmasının sorumluluğunu tamamen dış ortama yüklemek doğru değil. Zira kişiliğin oluşmaya başladığı ve ahlaki değerlerin kazanıldığı ilk yer olan ailede iyi bir terbiye alan çocuk, böylesi çevrelerden en az zararla çıkıyor. Sosyal hayata ilk adımlarını ailesinde atan çocuk saygı veya saygısızlığı da ailesinden öğrenir. Bu nedenle çevre şartları ne denli kötü olsa da, çocuğundan şikayetçi olan ebeveynlerin önce aile içindeki eğitim metotlarını gözden geçirmeleri gerekiyor.

Sadece büyüklerin değil miniklerin de sevgi ve saygısını kazanan Efendimiz (s.a.v) evlatlarının saygılı olmasını isteyen anne babalara şu tavsiyede bulunuyor: “Çocuklarınıza saygılı olun ve onlara en seçkin ve edepli biçimde davranın.” Bir başka hadisi şerifte ise Efendimiz “Çocuklarınıza ikram edin ve güzel terbiye verin” diyor. Uzmanların görüşleri de Efendimiz’in hadislerine paralel. Saygıyı sadece çocuktan beklemenin yanlışlığı olduğunu vurgulayan pedagoglar, saygının ancak karşılıklı olduğunda bir anlam ifade edeceğinin üzerinde duruyor.
Ancak birçok anne baba duruma bu açıdan bakamıyor. “Çocuğunuza yeterince saygı gösteriyor musunuz?” sorusuna, “Neden ben saygı duyayım, o bana saygı duysun, ben anneyim/babayım!” cevabını verebiliyorlar. Bazı ebeveynler ise fazla düşünmeden “Tabii ki saygı duyuyorum!” diyerek kestirip atabiliyorlar. Oysa olay irdelendiğinde hiç de göründüğü kadar kolay olmadığının farkına varılır. Zira çocuğa saygı duymanın da bazı incelikleri var.
Ebeveynlerin çocuğundan saygı beklerken ona saygı duymaya gerek görmemeleri, çocuklarını bir ferd olarak kabul etmeyip kendilerine ait bir mülk gibi değerlendirmelerinden kaynaklanıyor. Oysa onların da kendilerine ait his dünyalarının olduğu, olaylar ve tavırlar karşısında birtakım düşüncelere sahip olabileceği unutulmaması gereken bir gerçek.

“Ben çocuğuma saygı gösteriyorum” diyen anne babalardan bazıları da saygı kavramını yanlış değerlendirebiliyor. “Çocuğumun bütün ihtiyaçlarını elimden geldiğince karşılıyorum. Yemeyip yediriyorum. Onu gözümden sakınıyorum, daha ne yapayım?” diyor. Fakat çocuğun ihtiyaçlarını gidermek veya her istediğini vermek onu saygılı bir birey olarak hayata hazırlamak için yeterli değil. Ebeveynler çocuklarının nasıl olmasını istiyorsa, o şekilde davranmalılar. Anne baba tarafından kibar davranılan çocukların nezaket ve görgü kurallarını kazanması da kolay olur