+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Hz.Şeyh Ahmed Bedevinin kadıya attığı tokat..

 Kültür ve Edebiyat Katagorisinde ve  Dini Hikayeler Forumunda Bulunan  Hz.Şeyh Ahmed Bedevinin kadıya attığı tokat.. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Şeyh Ahmed Bedevi Hazretlerinin müridleri günden güne artıyor ve herkes onun büyüklüğünden bahsediyordu. Bu hâl zamanın Baş dadısı (Kazıl - Kuzat) olan Şeyh Takıyyüddin'in pek hoşuna gitmiyor ve Ahmed Bedevi'nin müridlerinin çoğalmasından rahatsız oluyordu. Şeyh Takiyyüddin o zamanlar Mısır'da kadı idi. İlm-i Zahirle ziyade ilgilenen Takiyüddin bir gün gidip bu ...

  1. #1
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.612
    Tecrübe Puanı
    10

    Post Hz.Şeyh Ahmed Bedevinin kadıya attığı tokat..

    Şeyh Ahmed Bedevi Hazretlerinin müridleri günden güne artıyor ve herkes onun büyüklüğünden bahsediyordu. Bu hâl zamanın Baş dadısı (Kazıl - Kuzat) olan Şeyh Takıyyüddin'in pek hoşuna gitmiyor ve Ahmed Bedevi'nin müridlerinin çoğalmasından rahatsız oluyordu. Şeyh Takiyyüddin o zamanlar Mısır'da kadı idi. İlm-i Zahirle ziyade ilgilenen Takiyüddin bir gün gidip bu meseleleri Şeyh Ahmed Bedevi Hazretleri ile görüşmeye karar verdi. Çünkü o, Ahmed Bedevi'nin zamanın kutbu olduğuna inanmıyordu. <


    Kadı Takiyyüddin bu niyetle Tanta'ya gelip Ahmed Bedevi Hazretleri ile buluştu. Uzun uzadıya bir çok meseleler hakkında sohbet ettikten sonra Kadı Takiyyüddin, Ahmed Bedevi Hazretlerine:

    Ahmed, sizin bilhassa bazı halleriniz beni rahatsız ediyor. Çünkü sizin bu halleriniz Şer-i şerife de muhaliftir. Mesela sizin arasıra namaz kılmadığınızı, cami ve cemaate gelmediğinizi biliyorum, dedi.

    Ahmed Bedevi, (K.S.) Kadıyı dinledikten sonra:

    Sus! Yoksa seni uçururum, dedi ve kadıya öyle bir tokat attı ki, kadı kendinden geçti. Bir zaman sonra aklı başına gelen kadı kendini ucu - bucağı olmayan, ıssız, insan ve cinnin yaşamadığı bir sahrada buldu. Sağına baktı, soluna baktı, oralar ismini bile duymadığı bir yere benziyordu. Hemen aklı başına gelip:

    Be hey ahmak kadı, Allah'ın velileriyle uğraşmak, onların ayıplarını aramak senin neyine gerek, diyerek «La havle» çekmeye başladı.

    Şu anda kadı efendinin yapacağı hiçbir şey yoktu. «Ya Rabbi beni buradan kurtar!» diye Allah'a yalvarmaya başladı. Biraz yürüdükten sonra, Kadı Takiyyüddin karşıdan heybetli bir zatın kendisine doğru gelmekte olduğunu görüp sevindi. Adam kendisine yaklaşınca şöyle söyledi:

    Derdin nedir? Anlat bakalım, burada ne arıyorsun?

    Kadı, başından geçen hadiseyi birer birer nakletti, derdine bir çare bulunmasını, kendisinin Mısır'a geri gitmek istediğini söyleyip nasıl gidebileceğini sordu. Adam:

    Hakikaten sen tehlikeli bir hale düşmüşsün. Mısır nere, burası nere. Mısır buradan tam altmış yıllık yoldur, deyince, Kadı Takiyyüddin, daha fazla korkarak, adamın eteklerine yapıştı ve:

    Buradan kurtulmama hiç mi imkan yok, diye ağlamaya başladı. Adam:

    Üzülme, korkma Allah senin için hayır murat etmiştir, dedi ve parmağıyla işaret ederek çok uzak bir yerde bir kubbe gösterdi. Şeyh Takiyyüddin, adama:

    Camiyi gördüm, şimdi ne yapacağım, onu söyle, diye yalvarmağa devam ediyordu. Adam:


    İşte o caminin imamı Şeyh Ahmed Bedevi'dir. Sen o camiye git, öğle namazını kıldıktan sonra herkes camiden çıkar, sen çıkma, bütün cemaatin çıkmasını bekle. Daha sonra mihrapta yalnız kalan imamın ellerine yapış ve derdine bir çare bulursa o bulur, senin buradan Mısır'a başka türlü gitmen imkansızdır, dedi.

    Kadı Takiyyüddin, adamın tarif ettiği gibi gidip camiye vardı baktı ki, hakikaten caminin imamı «siz bazı namaz kılmıyorsunuz!» dediği Ahmed Bedevi Hazretleri.

    Namazdan sonra,eline ayağına sarılarak, yaptığı hatadan dolayı pişman olduğunu söyledi ve kusurunun bağışlanmasını dileyerek kendisinın memleketine nasıl gidebileceğini sordu. Ahmed Bedevi Hazretlerinin niyeti zaten onu yadellerde mahvetmek değil, yalnız hakikati gözleriyle görmesini sağlamaktı. Murat hasıl olmuştu.

    Korkma! Dedi. Sana bu camiyi gösteren Hızır Aleyhisselamdı. Memleketine git, çoluk çocuğun seni merak ediyor. Fakat bundan sonra bir daha da böyle seni alakadar etmeyen haddini aşacak şeylere karışma, dedi ve bir eliyle Kazıl - kuzat'a dokundu.

    Kazul - kuzat, bu dokunmadan sonra aklının başından gittiğini, biraz sonra da kendisini evinin önünde bulduğunu söylüyor. Hatta uzun müddet bu hadisenin tesirinden evinden bile dışarı çıkmadığım kaydediyor.
    alıntı


+ Cevap Ver

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349