Allah dostlarından Küllab bin Ceri.
Allah Celle Celaluhunun dostları, bu dünyadan geçmiş, sadece Rablerini düşünür, onun huzuruna çıkacakları günün endişesinden başka bir endişe taşımazlar. Bu Allah dostlarından biri de Küllab bin Ceri'dir.


Küllab, ömrünü ibadetle geçirmiş, ibadetlerinden arta kalan zamanını iyiliği emretmek, kötülükten men, babında insanları uyarırdı. Bu iki özelliğinin dışında bir özelliği daha vardı ki; onu asıl meşhur eden bu durumu idi. Çok ağlardı. Gündüzleri onu tenhalarda görenler, çokça ağladığına şahit olmuşlardı.


Dostları arasında şöyle bir konuşma geçmişti:

-Küllab'ın gündüzünü biliyoruz, peki onun gecesinin nasıl geçtiğini içimizde bilen var mı?
Orada bulunan Ebu Seyyar şöyle anlattı:

-Ben de onun gecesinin nasıl geçtiğini merak ederek bir gece onu takıp ettim. Namazlarını kıldıktan sonra, vadiye doğru yöneldi, vadideki ırmağın kıyısına gelince durdu. Başladı ağlamaya, o kadar çok ağlıyordu ki ona bir şey olacağını düşündüm. Sabah namazına kadar böyle devam etti. Irmak kenarında niçin ağladığını da anladım, gece ağlamasını başkaları duysun istemiyordu.


Sabah namazı yaklaştığında Küllab'ın yanına gittim:


-Selamünaleyküm Ey Küllab!

-Vealeykümselam Ebu Seyyar!

-Allah sana rahmet etsin, gece boyunca seninle birlikte bulundum. Bu halin nedir?

-Ey Ebu Seyyar! Ben ağlamayayım da kim ağlasın? Ben Rabbime nasıl yalvarmam, ben Rabbimden nasıl istemem, kime yalvarayım, kimden isteyeyim?