İblis şeytan onu nasıl aldattı.


Ebu Bekir el-Hazeli anlatıyor. Bir zaman Hasan el-Basri'nin yanında oturuyor, onunla sohbet ediyorduk. O sırada biri yanımıza yaklaştı ve şöyle dedi:


-Az önce Abdullah bin Ethem'in yanındaydım. Kendisi ölüm döşeğindeydi. Ona sordum Kendini nasıl hissediyorsun? Şöyle cevap verdi. "Kendimi ağrı ve sızı içinde hissediyorum.


Şurada zekâtı verilmemiş yüz bin altın var" dedi.
Orada bulunanlar, bu söylenenlere şaşırdık ve sorduk:

-Bu kadar altını niçin biriktirdin? dedik.
Bize dedi ki:


-İleride lazım olur diye biriktirdim. Yarının endişesinden biriktirdim. Evlatlarım çoğalacaktı, ayrıca sultanın eziyetinden de korkuyordum. Bütün bunlara karşı çok altın biriktirmem gerekiyordu.
Bunları dinleyen Hasan'ı Barsı Hazretleri şöyle dedi:


-Şu talihsiz adama bakın! Şeytan nasılda onu aldatmış, ne bahaneler uydurmuş ona. İşte bu bahanelerle malını dağ gibi yığıp biriktiren bu adam vallahı dünyadan husranla ayrıldı. Allah ona mal verdi ve infak etmesini emretti. Ama o açgözlü ve cimri davranarak, bir kenara yığdığı malı varisine bıraktı. Böylece kendi malı başkasının sevap terazisinde işleme konulmuş oldu.

Artık tevbe için çok geç!