Neme gerek.


Büyük İslam alimlerinden Yahya Efendi ile, Kanunî Sultan Süleyman süt kardeşidirler. Yahya Efendi, duası makbul, keramet ehli bir zattır.
Bir gün Kanunî, Osmanlı’nın sonunun nasıl olacağını merak eder ve Yahya Efendi’ye şunları yazar:

– Ağabey, sen ilahî sırlara vakıfsın. Kerem eyle de, biz Osmanoğullannın akıbetinin ne olacağını haber ver.

Soruyu okuyan Yahya Efendi, bir kâğıda:

– Kardeşim, “neme gerek” yazar ve padişaha gönderir.

Cevabı okuyan Kanunî hayretler içerisinde kalır. Hemen kayığa biner ve Yahya Efendi’nin, bugünkü Yıldız Parkı’nın yanında bulunan dergâhına gider. Soru sorup da cevap alamamış olmanın üzüntüsüyle:


– Ağabey, bu ne iştir? Sualimize cevap vermediniz. Yoksa bir kusur mu işledik? der.

– Biz cevap verdik, der Yahya Efendi, ancak bunu sizin anlayamamanıza şaşarız.

– Nasıl cevap verdiniz?

– Kardeşim! Bir devlette haksızlık ve zuiüm yayılır, bunu işitip, görenler de “neme gerek!” derlerse, mani olmazlarsa; bir koyunu kurt değil de çoban yerse, bunu bilenler de hakikati söylemezse; fakirlerin, muhtaçların, gariplerin feryadı göklere çıkıp bunları taşlardan başkası işitmezse, işte o zaman neslinin yok olmasını bekle! Hazineler boşalır, asker itaat etmez, işte o zaman yok olmak zamanıdır.

Kanunî, Yahya Efendi’den hayır dualarını İster ve işittiklerinin hüznü ile oradan ayrılır.

/a