BİR YILAN HİKAYESİ - TAMAHKARLIĞIN SONU

İki kişi bir yolculuğa çıkmışlar idi. Yolda bir ağaç altında konakladılar. Tam ayrılacakları sırada ağacın altından çıkan bir yılan ağzında getirdiği bir altını onların önüne bıraktı ve “Bu, burada bulunan bir hazinedendir, müsafir olduğunuzdan bunu verdim.” dedi.

Yılan üç gün birer lira getirdi. Üçüncü gün adamlardan biri “Biz böyle çok vakit kaybediyoruz, gel bu yılanı öldürüp hazineyi çıkarıp alalım” dedi. Arkadaşı razı olmadı. O da bir demir parçası alıp bir köşeye gizlendi. Yılan yine ağzında lira ile çıkınca ona vurdu, yaraladı ise de öldüremedi. Yılan onu zehirleyip öldürdü, sonra deliğine geri döndü. Adam arkadaşını defnetti. Ertesi gün yılan tekrar çıktı, başında darbenin yarası vardı, ağzı da boş idi. Adam: “Ben arkadaşımı ikaz etmiştim, lakin dinlemedi. Gel seninle bir anlaşma yapalım. Ne ben sana saldırayım, ne de sen bana saldır, eski halimize devam edelim” dedi. Yılan:

“Olmaz, sen arkadaşının kabrini gördükçe gönlün benden asla hoşnud olmaz. Ben de başımdaki yaraya baktıkça senden asla hoşnud olmam.” dedi.