+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Ziraatle işleriyle ugraşmak

 Doğru İslam Bilgileri Katagorisinde ve  Dinimiz ve diğer dinler Forumunda Bulunan  Ziraatle işleriyle ugraşmak Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Ziraatle işleriyle ugraşmak ZİRAATLE İŞLERİYLE UGRAŞMAK Rızk elde etme yollarından birisi de ziraatle meşgul olmaktır.(233) Kur'an-ı Kerim'de: "Allah gökleri ve yeri yaratandır. Üstten (bulutlardan) su indirip, onunla size rızk olarak türlü mahsuller, meyvalar çıkarandır. Emr ve izni ile gemileri denizden yürümek için size ram edendir. Akarsuları da yine, sizin (faydanıza) ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    815
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart Ziraatle işleriyle ugraşmak

    ZİRAATLE İŞLERİYLE UGRAŞMAK

    Rızk elde etme yollarından birisi de ziraatle meşgul olmaktır.(233) Kur'an-ı Kerim'de: "Allah gökleri ve yeri yaratandır. Üstten (bulutlardan) su indirip, onunla size rızk olarak türlü mahsuller, meyvalar çıkarandır. Emr ve izni ile gemileri denizden yürümek için size ram edendir. Akarsuları da yine, sizin (faydanıza) müsehhar kılandır. Güneşi, ayı adetlerinde daim (ve hizmetlerinize kaim) olarak size teshiyr eden O, geceyi, gündüzü sizin (faydanıza) tahsis eyleyen O'dur. Allah, size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer (Allahû Teala'nın) ni'metini birer birer saymak isterseniz (ne mümkün?) siz (nimetleri) icmal sûretiyle bile sayamazsınız. Hakikat insan çok zulümkar, çok nankördür"(234) hükmü beyan buyurulmuştur.

    Burada "Ve atakum min külli ma se'eltumûh" hükmünün (yani "size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi") mahiyeti oldukça önemlidir. Müfessirler buradaki "Min" harf-i cerri'nin teb'iz manası ile: "Hem size istediğiniz her şeyden verdi", beyaniyle: "Hem size istediğiniz şeylerin hepsini verdi" şeklinde ele alınabileceği üzerinde durmuşlardır.(235) Dolayısıyla insanın ihtiyaç duyacağı herşey yaratılmıştır. Nitekim bir başka Ayet-i Kerime'de: "Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, onun rızkı Allahû Teala'ya ait olmasın"(236) buyrulmuştur. İmam-ı Şafii (rha) bu Ayet-i Kerime'deki hükmün umumi olduğunu, yani her canlının rızkının Allahû Teala (cc) tarafından yaratıldığını zikretmektedir.(237) Sonuç olarak; Allahû Teala (cc) insanların istediği herşeyi bizzat yaratarak depo etmiştir. İnsana düşen, meşru yollarla bu rızkı temin etmektir.

    Kapitalizme ve modern (!) siyasi ekonomi doktrinine göre: "İnsanın ihtiyaçları sonsuz, fakat bu ihtiyaçları karşılaycak olan mal ve hizmet miktarı sınırlıdır. Dolayısıyla kaynakların kullanımında bir seçim yapmak ve hangi malların nasıl ve ne miktarda üretilip, kimlere dağıtılacağı hakkında bir karara varmak gerekmektedir."(238) Buna "Nedret Teorisi" (rerity) denilir. Kat'i nasslar göstermektedir ki; bu teori bir vehimdir.

    "Hakikat insan çok zulümkar, çok nankördür" Ayet-i Kerime'sinin tefsirinde İmam-ı Kurtubi, "Zulm" ve "Nankörlüğü" şu şekilde izah etmektedir. Yeryüzünde saklı olan nimetleri elde etme yolunda çalışmamak, gayret sarfetmemek, kısaca üzerine düşeni yapmamak suretiyle hem kendini, hem başkalarını mahrum etmek "Zulüm"dür. (Üretim düşüklüğü, sırtüstü yatmak) nankörlük ise; elde edilen nimetleri hak sahiplerine meşru bir biçimde dağıtmamak, hile yapmaktır.(239)

    Malum olduğu üzere insanın gücü sınırlıdır. Tabiatta bulunsa bile; istediği her şeyi elde edebilecek güçte değildir. Nitekim teknolojinin hızla ilerlemesi, bu eksikliği giderme ihtiyacındandır. Bu arada "Az çalışıp, çok kazanma" hırsı, insanlar arasında yaygın olan bir hastalıktır. Bu sebeble; insan, sınırlı olan gücünün bir kısmını kullanmaz, nazlanır. Bütün bunlar dikkate alındığı zaman; kısmi bir "Nedret'in" ortaya çıkabileceğini kabul edebiliriz. Ancak bu, insanın; tabiat karşısındaki, tavrı ve tembellliği ile alakalıdır.

    Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Kıyamet koparken sizden birinizin elinde bir hurma dalı bulunur da, bunu kıyamet kopmadan dikmeye gücü yeterse, muhakkak onu diksin, bırakmasın"(240) buyurduğu bilinmektedir. Kıyametin mahiyeti dikkate alınırsa; Resûlullah (sav)'in bu tavsiyesinin, insanın bütün imkanlarını titizlikle kullanması ile ilgili olduğu kavranır. Nitekim tarıma elverişli olmayan ölü toprakların (Mevat arazinin) ihyası; ziraate ne kadar önem verildiğinin, en güzel örneğidir. Şimdi bu konu üzerinde duralım.


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254