BAŞKASINA AİT MALI ZORLA VEYA HİLE İLE ELE GEÇİRMEK

Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Müslümanın malı, ancak kendi gönül rızası ile (başkasına) helal olur"(362) buyurduğu bilinmektedir. Başta gasb olmak üzere hırsızlık, gulûl, soygunculuk gibi yollarla elde edilen kazanç haramdır.
GASBIN MAHİYETİ: Önce kelime üzerinde duralım. Gasb; bir malı veya eşyayı sahibinden, zor kullanarak almaktır. Lugat alimleri tarafından; bu şekilde kullanılmıştır, meşhur olan tarifi de budur. İslami ıstılahta; "Bir kimsenin mütekavvim ve muhterem olan bir malını, onun izni olmaksızın haksız yere elinden almaktır."(363) şeklinde tarif olunmuştur. Mecelle'de: "Gasb, bir kimsenin izni olmaksızın malını ahz ve zabt etmektir ti, ahz eden kimseye "Gasıb" ve o mala "Mağsub" ve sahibine "Mağsub-un-minh" denilir"(364) hükmü kayıtlıdır.

Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Hiçbir kimseye; kardeşinin malını, ne şakacıktan, ne de ciddi olarak almak helal olmaz. Şayet almışsa derhal geri versin"(365) buyurduğu bilinmektedir. Fûkaha, gasb edilen malın aynen iadesinin gerektiği hususunda müttefiktir. Eğer gasb edilen mal telef olunmuşsa, bedelinin ödenmesi şarttır.(366).

Bir kimse; başkasına ait bir araziyi gasbedip, oraya bina yapsa veya ağaç dikse durum ne olur? Hanefi fûkahası; bu durumda gasbedene: "Binayı derhal yık ve ağaçlarını sök!.. Daha sonra da araziyi sahibine iade et" denilir. Zira Resûl-i Ekrem (sav): "Zalim bir kök sahibi için hak yoktur" buyurmuştur. Esasen arazinin sahibinin mülkiyeti bakidir"(367) hükmünde ittifak etmiştir. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Kim toprağın bir karış miktarına bile tecavüz ederse, Allah, kıyamet gününde o toprağı yedi kat yerin altına kadar-ki miktarı ile ateşten halka yapıp onun (tecavüz edenin, gasıbın) boynuna dolar"(368) Hadis-i Şerifi; gasıbın ahirette de azaba müstehak olacağını beyan etmektedir.

Gasıb; zorla aldığı malın mahiyetini değiştirirse, kıymetini ödemek zorundadır. İslam toplumunda mal emniyeti sadece müslümanlar için değil, zimmet ehli gayri müslimler için de geçerlidir. Bir müslüman; bir zimmiye ait şarabı telef ederse, onun kıymetini ödemek zorundadır. Çünkü zimmet ehlinin indinde şarap mal hükmündedir, dinlerine göre alışverişe konu olmaktadır.(369) O halde zararı izale etmek gerekir.

HIRSIZLIK VE SOYGUNCULUK: Başkasına ait olan bir malı gizlice almaya hırsızlık denir. Fûkaha, hırsızlığı; 1) Büyük hırsızlık, 2) Küçük hırsızlık olmak üzere ikiye ayırmıştır. Bu yolla elde edilen mal; hırsızın mülkiyetine geçmez. Bu konu üzerinde daha önce ("ûkûbat" bölümünde) titizlikle durmuştuk!..(370).

GULÛL (ZİMMET SUÇU): Önce kelime üzerinde duralım. Ganimet malından gizlice birşey almak, emanete hıyanet etmek gibi manalara gelir. İslami ıstılahta; "mülkiyeti bütün ümmete ait olan devlet hazinesinden veya ganimetlerden gizlice almaya" gulûl denilir. Devlet mallarını; şahsi menfaatlere alet etmek haramdır.

Kur'an-ı Kerim'de: "Bir peygamber için emanete (yahud ganimet mallarına) hainlik etmek? (bu) olur şey değil. Her kim hainlik eder (ganimet ve ammeye ait hasılattan birşey aşırır, gizler) se, kıyamet günü hainlik ettiği o şey (in günahını) yüklenerek gelir. Sonra herkes ne yaptı, ne kazandıysa (cezası veya mükafatı) eksiksiz ödenir. Onlar haksızlığa uğratılmazlar"(371) hükmü beyan buyurulmuştur. Müfessirler bu Ayet-i Kerime'nin: "Ganimet malları arasında bulunan bir kadifenin kaybolması üzerine münafıkların "Herhalde onu güzel görüp, peygamber kendine almıştır" şeklinde dedikodu çıkarmaları üzerine nazil olduğunu, ancak hükmünün umumi olarak ümmete ait bütün malları içine aldığını" izah etmişlerdir.

Hz. Amr b. Abese (ra)'den; gulûv konusunda rivayet edilen şu haber meselenin ehemmiyetini kavramamızı kolaylaştırmaktadır. Haber şudur: "Resûl-i Ekrem (sav) bize namaz kıldırıp, selam verdikten sonra, namaz kılarken karşımızda duran ganimet devesinin bir yanından tüyünü kopardı ve bize göstererek: "Sizin hakkınız olan ganimet mallarından bana bu kadarı bile helal olmaz. Sadece bana Allahû Teala (cc)'nın ayırdığı beşte bir (humus) pay vardır ki, o da benden sonra yine sizin olacaktır"(372) buyurdu.

Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Emanete hıyanet eden her gaddar için kıyamet günü bir teşhir bayrağı dikilir ve denilir ki: - Bu fülan oğlu fülanın yediği hak (Gudra) dır"(373) Hadis-i Şerifi; ümmetin malından çalan kimselerin kıyamet gününde teşhir edileceklerini haber vermektedir.
BATIL (HARAM) OLAN AKİDLER MÜLKİYET MEYDANA GETİRMEZ: Kat'i nasslarla haram kılınan akidler sonucu elde edilen kazanç, mülkiyete konu olamaz. Kendisinden menfaatlenilmesi helal olmayan (Şarap, laşe, kan, domuz satışı vs.) bir şeyin alınıp satılması batıldır. Bunlardan faydalanmak helal olmadığı gibi; bunlar mülkiyete de, konu olamazlar.(374).
MÜLKİYET HAKKININ KULLANILMASI: Mü'minler; rızk temini hususunda nasıl İslami hududlara riayet ediyorlarsa, aynı şekilde mülkiyeti kullanma hususunda da, riayet etmek mecburiyetindedirler. Başta zekat olmak üzere; nafaka ve sair yardımlaşmalar mülkiyetin vazifeleridir. Allahû Teala (cc), zenginlere; bazı mükellefiyetler yüklemiştir. Her mü'min; şer'i hududlara riayet ederek, mülkiyetinde dilediği gibi tasarruf eder. Ancak bazı istisnai durumlarda sınırlar sözkonusudur.(375) Nitekim Mecelle'de: "Hiç kimse mülkünde tasarruftan men olunamaz. Meğer ki ahara zarar-ı fahişi ola. Ol halde men olunabilir"(376) hükmü kayıtlıdır. Sonuç olarak; şer'i hududlara riayet etmek ve başkasına zarar vermemek esastır.Başkasına ait malı zorla veya hile ile ele geçirmek islamseli.net islami forum dini forum Arşivi Başkasına ait malı zorla veya hile ile ele geçirmek