+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Teşrii kanun koyma hakkının tesbiti nedir

 Doğru İslam Bilgileri Katagorisinde ve  Dinimiz ve diğer dinler Forumunda Bulunan  Teşrii kanun koyma hakkının tesbiti nedir Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Teşrii kanun koyma hakkının tesbiti nedir Teşrii kanun koyma hakkının tesbiti nedir islamseli.net islami forum dini forum Arşivi Teşrii kanun koyma hakkının tesbiti nedir Resûl-i Ekrem (sav)'in Medine'ye hicretinden hemen sonra İslami devleti kurduğu bilinmektedir. Önce muhacirlerle-ensar arasında kardeşlik anlaşması yapılmış; daha sonra da Medine'de oturan Yahudi, Hıristiyan ve diğer ...

  1. #1
    Moderator
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    2.823
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart Teşrii kanun koyma hakkının tesbiti nedir

    Teşrii kanun koyma hakkının tesbiti nedir

    Teşrii kanun koyma hakkının tesbiti nedir islamseli.net islami forum dini forum Arşivi Teşrii kanun koyma hakkının tesbiti nedir

    Resûl-i Ekrem (sav)'in Medine'ye hicretinden hemen sonra İslami devleti kurduğu bilinmektedir. Önce muhacirlerle-ensar arasında kardeşlik anlaşması yapılmış; daha sonra da Medine'de oturan Yahudi, Hıristiyan ve diğer inançlardaki insanlarla (Adli, Siyasî, Askerî ve Malî konuları içine alan 52 maddelik) bir "Sosyal Sözleşme" imzalanmıştır. Bazı müellifler; bu sosyal sözleşmeye "Anayasa" adını vermişlerdir. Bu tabirin yerinde olup-olmadığı tartışılabilir. İmzalanan sosyal sözleşmenin 23.ncü maddesine göre; "İhtilaf halinde çözümün Allah'a ve Resûlüne bırakılacağı" kararlaştırılmıştır.(38) Esasen mü'minlerin şahsi reyleriyle; Allahû Teala (cc) ve Resûlü'nün hükümlerine karşı çıkmaları mümkün değildir.(39) Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de: "Allah ve Resûlü bir işe hüküm ettiği zaman; gerek mü'min olan bir erkek, gerek mü'min olan bir kadın için (o hükme aykırı olarak) işlerinde kendilerine muhayyerlik yoktur. Kim Allah'a ve Resûlüne isyan ederse, muhakkak ki o apaçık bir sapıklıkla yolunu sapıtmıştır"(40) hükmü beyan buyurulmuştur.

    Teşrii (Kanun koyma) hakkı; mutlak manada, sadece ve sadece Allahû Teala (cc)'ya aittir. Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de; "(Ve şu emri indirdik) İnsanlar arasında Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmet!.. Sakın onların (insanların) heva ve heveslerine uyma. Allah'ın sana indirdiği (hükümlerin) bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın. Eğer onlar (hükümleri kabulden) yüz çevirirlerse bil ki, Allah günahlarından (yalnız şu) biri (veya yüz çevirmeleri) sebebiyle bile; kendilerini mutlaka musibete uğratmak istiyordur. İnsanlardan bir çoğu muhakkak ki Allah'ın emrinden dışarı çıkanlar (fasıklar)dır. Onlar hala cahiliyet devrinin o kötü hükmünü (kanunlarını) mı arıyorlar? Şüphesiz salih bir kanaate sahip bir kavim indinde; hümü (Kanunu) Allah'tan daha güzel olan da kimdir?"(41) hükmü beyan buyurulmuştur. Dolayısıyla hiç kimsenin; Allahû Teala (cc)'nın hükümlerine mukabil olmak ve onların yerine geçmek üzere hüküm koyması caiz değildir. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Nefsim yed-i kudretinde olan Allahû Teala (cc)'ya yemin olsun ki, arzusunu İslama tabi kılmayan kimse iman etmiş olmaz"(42) buyurduğu bilinmektedir.

    Genel olarak kanunlar; insanlar arasındaki ilişkileri düzenlemek için devlet tarafından konulan kaidelerdir. İnsanların hürriyetlerinin sınırlarını tesbit etmek ve otorite'nin hakkını tayin etmek, önemli bir hadisedir. Mü'minlerin kime itaat edecekleri ve ihtilaf halinde nasıl davranacakları kat'i nasslarla belirtilmiştir. Nitekim bir ayet-i Kerîme'de: "Ey iman edenler!.. Allah'a itaat edin. Peygambere ve sizden olan (mü'min) emir sahiplerine de itaat edin. Eğer bir-şey hakkında ihtilafa düşerseniz, onu Allah'a ve peygamberine döndürün. Allah ve ahiret gününe inanıyorsanız; bu hem sizin için hayırlı, hem netice itibariyle daha güzeldir"(43) buyurulmuştur.

    Şimdi itaat edilmesi emredilen "Sizden olan emir sahipleri" üzerinde duralım. İslam devletini; meşru hududlar içerisinde yöneten kimselerin "Ulû'lemr" hükmünde olduğu malumdur. Ancak İbn-i Abbas (ra)'dan gelen bir rivayete göre: Ulû'lemr'den maksad, İslam alimleridir. Nitekim bir başka ayet-i Kerîme'de: "Onlara eminlik veya korku haberi geldiği zaman onu yayıverirler. Halbuki bunu peygambere ve içlerinden Ulû'lemr olanlara götürseler, o (haberi) arayıp-yayanlar bunun (mahiyetini) onlardan öğrenirlerdi"(44) hükmü zikredilmiştir. Resul-i Ekrem (sav)'in İslam Devletinin Reisi olduğundan şüphe yoktur. Dolayısıyla bu ayet-i Kerîme'de zikredilen "Ulû'lemr"; fetva ehliyetine haiz olan alimlerdir. İbn-i Kesir'de "Ulu'lemr'den" maksadın; emir sahibi alimler olduğunu zikretmektedir.(45) Fahrüddin-i Razi'ye göre; "Ehl-i Hal ve'l Akd" durumunda olan ûlemanın çoğunluğu "Ulû'lemr" hükmündedir.(46) İbn-i Abidin de: "Bu ayet-i Kerîme'de geçen ûlû'lemr'den murad ûlemadır"(47) hükmünü zikreder. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "alimler, Peygamberlerin varisleridirler"(48) Hadis-i Şerifindeki verasetin, ümmetin velayeti olduğu rivayet edilmiştir. Zira peygamberlerin maddi herhangi bir miras bırakmadıkları (geriye kalanların sadaka olduğu) bilinmektedir. Sonuç olarak Ulû'lemr: İslam Milleti üzerinde; bey'at sonucu; tasarruf etmeye hak kazanmış kimsedir. Bunun "Ehl-i Hal ve'l Akd" durumunda olan; ûlema arasından seçilmesi dikkate alınarak, ûlema'nın da "Ulû'lemr" mahiyetinde olduğu zikredilmiştir.

    ayet-i Kerîme'de: "Eğer birşey hakkında ihtilafa düşerseniz, onu (ihtilaf konusunu) Allah ve Resûlüne döndürün" emri verilmiştir. İmam-ı Kurtubi: "İhtilafın peygambere döndürülmesinden murad; sağlığında bizzat kendisine müracaat etmek, ölümünden sonra da sünnetine başvurmaktır"(49) hükmünü zikretmektedir. İmam-ı Şafii (rha) "Eğer birşey hakkında ihtilafa düşerseniz..." ayeti kerimesi (Allahû alem) siz ve itaat etmekle emrolunduğunuz Ulû'lemr; bir konuda anlaşamazsanız, o konuyu Allahû Teala (cc) ve Resûlüne bırakın. Şunu biliyoruz ki bu farza riayet edilince ihtilaf ortadan kalkar. Çünkü Allah Teala (cc) şöyle buyurmuştur: "Allah ve Resûlü birşey hakkında hüküm verdikten sonra, gerek mü'min bir erkek, gerek mü'min bir kadın için (o hükme aykırı olarak) işlerinde kendilerine muhayyerlik yoktur." Ancak ihtilaf ettikleri konuda Allahû Teala (cc)'nın kitabında ve Resûl-i Ekrem'in (sav) sünnetinde bir hüküm yoksa o zaman ictihad gündeme girer"(50)

    Resûl-i Ekrem (sav)'in: Allahû Teala (cc)'nın indirdiği hükümlerle hükmettiği malûmdur. Kur'an-ı Kerîm'de: "Bir de peygamber size ne verdiyse (her ne emir verirse) onu tutun. Nehyettiğinden de sakının"(51) emri verilmiştir. Hükmü kat'iyyet ifade eden mütevatir sünnetin inkarının küfür olduğu hususunda ittifak vardır.(52) İmam-ı Gazali "Küfrü" tarif ederken: "Resûl-i Ekrem (sav)'in getirdiği haberlere inanmamak onları yalanlamak"(53) hükmünü zikreder. Esasen peygambere itaatin farz olduğu hususunda icma mevcuddur. Resûl-i Ekrem (sav) ihtilaf konusunda herhangi bir nass mevcut değilse, ictihadı ile hükmetmiştir. Sonradan gelen bir vahiy; aynı konuda farklı bir hüküm getirmişse, derhal o hükme tabi olmuştur.(54) Ulema tarafından (Kat'i nasslar esas alınarak) yapılan ictihadlar da; "Ulû'lemr'e" itaat noktasından geçerlidir. Çünkü "Ulû'lemr'e itaat edilmesi; bizzat Allahû Teala (cc) tarafından emredilmiştir. Resûl-i Ekrem (sav): "Müslümanlar, gerek hoşlarına giden, gerek hoşlarına gitmeyen her hususta kendilerinden olan emir sahiplerine itaat ederler. Bununla yükümlüdürler. Ancak günah işlemeleri emredilirse, itaat etmezler"(55) buyurmuştur. Dolayısıyla şer'i hududlarla sınırlı bir itaat söz konusudur. Yine bir Hadis-i Şerif'te şöyle buyurulmuştur.; Allahû Teala (cc)'ya isyan hususunda, mahlûka itaat yoktur. İtaat ancak ma'ruftadır"(56) Teşrii hakkı; heva ve heveslere dayanamaz.


+ Cevap Ver

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349