VARİSLERİN TASNİFİ VE TARİFİ NEDİR

Varislerin tasnifi ve tarifi nedir islamseli.net islami forum dini forum Arşivi Varislerin tasnifi ve tarifi nedir

ASHAB-I FERAİZ: Kitap, sünnet ve icma ile; hakları takdir edilen (farz kılınan) sehim sahiplerine "Ashab-ı Feraiz" denilir. Tarifinden de anlaşılacağı gibi; mûrisin (ölen kimsenin) en yakını olan sınıftır. Bunlar kat'i nasslarla sabit olan paylarını aldıktan sonra; geriye bir-şey kalırsa, ikinci derecede olanlar gündeme girer. Ashab-ı Feraiz; on tanesi "Neseb" yönünden, iki tanesi "Sebeb" noktasından, toplam oniki'dir. Bunlar:

1. Baba

2. Sahih dede (Babanın babası)

3. Anne bir kardeş

4. Kız

5. Oğlun kızı

6. Anne-baba bir kızkardeş

7. Baba bir kız kardeş

8. Anne bir kız kardeş

9. Anne

10. Sahih nene (ölüye nisbetinde fasid dede araya girmeyen nene)

Sebeb noktasından varis olanlar:
1. Koca

2. Karı!..
Fûkaha: "Ashab-ı Feraiz'in" durumlarını ayrı ayrı ele alarak, kırk hal tesbit etmiştir: şimdi farz sahiplerini ve hallerini ele alalım.

Farz Sahipleri (Ashab-ı Feraiz) : Hallerinin Sayısı:

Baba : 3

Koca : 2

Karı (Zevce) : 2

Anne : 3

Sahih Dede (Cedde-i Sahiha) : 4

Kız çocuğu : 3

Oğulun kızı : 6

Anne-Baba bir kız kardeşler : 5

Baba bir kız kardeş : 7

Sahih Nene : 2

Anne bir Kardeşler : 3

Toplam: 40 hal.

MİRaSTA "BABANIN" DURUMU: Varis olarak babanın; "Farz-ı Mutlak", Farz-ı maa't-tasib" ve "Ta'sib-i Mahz" olarak isimlendirilen üç hali vardır. Şimdi bunları sırasıyla ele alalım. Kur'an-ı Kerîm'de: "(Ölenin) çocuğu varsa anne ve babadan her birine terikenin altıda biri (verilir)" buyurulmuştur. Eğer baba; oğul veya oğlun oğlu... ile beraber varisse, oğul birinci sınıf asabe olarak kalanı alır. (Baba Ayette sabit olan hissesini alır) Resûl-i Ekrem (sav): "Hisseleri ehillerine verin. Kalan mala en layık olan erkektir" buyurmuştur. Oğul mûrise (ölen kimseye) babadan daha yakındır.

Bu hale "Farz-ı Mutlak" denilir. Şöyle gösterebiliriz:

İkinci hal şudur: Baba, mûrisin (ölen kimsenin) kızı veya ila nihaye oğlunun kızı ile birlikte bulunursa; hem farz olan hisselerini, hem de artanı alır. Baba burada hem ashab-ı feraiz, hem asabe durumundadır.

Bu hale "Farz-ı maa't-Ta'sib" denilir Şöyle gösterebiliriz:

Üçüncü hal şudur: Kur'an-ı Kerîm'de: "(Ölenin) çocuğu olmayıp da, ona anne ve babası mirascı olursa, üçte biri annesinindir. (Geriye kalan babasının olur)" buyurulmuştur. Buna "Ta'sib-i Mahz" denilir. Şöyle gösterebiliriz.

MİRASTA "KOCA'NIN" DURUMU: Kur'an-ı Kerîm'de: "Karılarınızın çocuğu yoksa, terikesinin yarısı sizindir. Eğer onların çocuğu varsa size terikesinden (düşecek hisse) dörtte birdir" buyurulmuştur. Dikkat edilirse; Ayeti Kerime'de iki hal sarih olarak beyan edilmiştir. Mûrisin (ölen kadının) çocuğu yoksa; kocasına, malının yarısı (1/2), çocuğu varsa dörtte biri (1/4) verilecektir.


MİRaSTA "KARI'NIN (ZEVCE'NİN)" DURUMU: Kur'an-ı Kerîm'de: "Eğer çocuğunuz yoksa bıraktığınızdan dörtte biri onların (karılarınızın)dır. Şayed çocuğunuz varsa terikenizden sekizde biri yine onlarındır" hükmü beyan edilmiştir. Ayetteki çocuk kapsamına; oğul, oğlun oğlu... kız veya oğlun kızı da dahildir.

Birinci hal; mûrisin (ölen kocanın) çocuğu yoksa, karısının dörtte bir almasıdır. Şöyle gösterebiliriz:

Mûrisin (ölen kocanın);anne-baba bir erkek kardeşi veya kızkardeşi ile beraber,kadın mirasçı olursa durum şöyle olur:

İkinci hal şudur: Mûrisin (ölen kocanın) oğlu veya kızı ile beraber; karısı mirasçı olursa, terikenin sekizde biri (1/8) karısınındır. Şöyle gösterebiliriz.

MİRaSTA "ANNE'NİN" DURUMU: Kur'an-ı Kerîm'de: "(Ölenin) çocuğu varsa; anne ve babadan her birine terikenin altıda biri (verilir)" buyurulmuştur. Mûrisin (ölen kimsenin) iki erkek çocuğu ve bir kız çocuğu olduğunu farzedelim; bunlarla birlikte annesinin mirastaki durumunu gösterelim. Çizelgede de gösterdiğimiz gibi annenin üç hali vardır.

Bu birinci haldir:



Dikkat edilirse mûrisin annesi (1/6) hisseni almış, kalanı (mûrisin) iki oğlu ile bir kızı (ikili-birli) paylaşmışlardır.

İkinci hal şudur: Anne; mûrisin (ölen kimsenin) kocası ve babasıyla birlikte varis olursa, mûrisin kocası hisseni aldıktan sonra kalanının üçte birini alır. Kur'an-ı Kerîm'de: "(Ölenin) çocuğu olmayıp da, ona (ölene) anne ve babası mirasçı olduysa, üçte biri annesinindir" hükmü beyan buyurulmuştur. Ayetin zahirinde iki hal sözkonusudur.

Birincisi: Anneye terikenin tamamının üçte birinin verilmesidir. bu durumda anne; babadan daha çok miras alır. İbn-i Abbas (ra)'dan gelen rivayet budur. Zira anne ashab-ı feraizden olup, hissesi üçte birdir. Baba asabeden olup, kalanı alır. Ancak bu Feraiz kuralı açısından bazı mahzurları beraberinde getirmektedir. Hz. Zeyd b. Sabit ve Hz. Ali (ra)'den gelen rivayete göre; burada mûrisin (ölen kimsenin) kocası hissesini aldıktan sonra, anneye kalanın üçte biri verileceğidir. Cumhurun görüşü de budur. Buna "Sülûsü'l Bakiyye'de" denilmiştir. Şöyle gösterilebilir:

Burada annenin hissesini bulmak için; ön bir hesaba ihtiyaç vardır. Şöyle ki kocaya göre; mirasın tamamı 2/2 olup, yarısı (1/2) kendisine aiddir. Bu durumda:



kalan hisse olur. Anne; (mûrisin) kocasından kalan hissenin üçte birini alacaktır. Bu sebeble 1/3 ile çarpılarak hissesi tayin olunabilir.


Şimdi ortaya çıkan hisseleri toplarsak:

olur. Mirasın tamamı (6X6) olduğuna göre; yeni bir işleme dahi ihtiyaç vardır. Çünkü kalanı tesbit mecburiyetindeyiz:

olur. Bu asabeden olan babaya düşen hissedir.

Üçüncü hal şudur: Anne; mûrisin (ölen kimsenin) oğlu veya daha fazla kardeşiyle bulunmadığı, eşi ve babasıyla da birlikte olmadığı zaman bütün mirasın üçte birini alır. Daha açık bir ifade ile; birinci ve ikinci halde bulunmadığı zaman üçte birini alır.

Burada baba; asabe olarak mûrisin (ölen kimsenin) kalan malını almıştır. Ashab-ı Feraiz durumunda olan annedir.

MİRHASTA "SAHİH DEDE'NİN" DURUMU: Mûrisle (ölen kimseyle) arasında kadın bulunmayan dedeye "Sahih Dede" adı verilmiştir. Babanın babası, babanın babasının babası!.. Araya kadın girerse "Fasid dede" denir ki; bu "Zevi'l-erham" içerisinde mütalaa edilebilir. Sahih dede; babanın olmadığı durumlarda, baba gibi mütalaa edilmiştir. Baba varis olunca, dede düşer. Bu hususta icma hasıl olmuştur. Resûl-i Ekrem (sav)'in; babanın olmadığı durumda, dedeye aynen onun gibi muamele edilmesini tavsiye ettiği bilinmektedir. İki kız ile birlikte varis olarak kalan dede Resûl-i Ekrem (sav)'e hissesinin olup-olmadığını sormuş, Resûlallah (sav): "-Sana altı da bir hisse var" cevabını vermiştir. Dede meselesini öğrendikten sonra giderken: "-Sana bir altı da bir daha var" buyurmuştur.(68) Bu dedenin önce; "Ashab-ı Feraiz" hissesi olarak altıda bir pay alacağının, daha sonra (iki kızdan Orta kalan hisseye) asabe olarak da varis olacağının delilidir. Sahih dede'nin dört hali vardır.

İkinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) babası olmayıp da, onun oğlu veya oğlunun ilanihaye oğlu ile bulunursa altıda bir (1/6) hisse alır.

Birinci hali şudur: Dede; mûrisin kızı veya ilanihaye oğlunun kızıyla birlikte varis olursa altıda biri (1/6) ve asabe olarak kalanını alır.

Dikkat edilirse; dedeye, önce ashab-ı feraiz olarak bir hisse verilmiştir Kız mûrisin (ölen kimsenin) malının yarısını almıştır, dolayısıyla bu üç hissedir. Geriye kalan iki hisse; asabe olarak dedeye verilmiştir.

Üçüncü hali şudur: Dede yalnızca asabelik hissesi alır ve buna "Te'sib-i Mahz" denilir. Şöyle ki; Mûrisin (ölen kimsenin) sadece karısı varsa; dede de onunla birlikte varis durumunda ise, asabe olarak hisse alır.

Dördüncü hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) babası hayatta ise; dede varis olmaktan düşer. Zira baba; hem muayyen hisseyi almada, hem de asabe hususunda dedeyi (Kuvve-i Karabet noktasından) düşürür.

Dikkat edilirse mûrisin (ölen kimsenin) karısı; ashab-ı feraiz olarak terikelerin dörtte birini (1/4) alır. Terikenin kalanı; asabe olarak babaya verilir. Dede hayatta olduğu halde, babanın bulunması sebebiyle düşmüştür.

MİRaSTA "KIZ ÇOCUĞUNUN" DURUMU: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu olmayıp, diğer varislerle birlikte yalnız bir kızı bulunursa terikenin yarısını (1/2) alır. Kur'an-ı Kerîm'de: "... kız bir tane ise, mirasın yarısı onundur" hükmü beyan buyurulmuştur. Şimdi mûrisin (ölen kimsenin) karısı, kızı ve anne-baba bir kardeşinin varlığını ele alalım. Bu durumda farz sahipleri karısı ve kızıdır.

İkinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu olmayıp, iki veya daha fazla kızı diğerleriyle birlikte varis olurlarsa üçte ikisini (2/3) alırlar. Kur'an-ı Kerîm'de: "Kızlar ikiden fazla ise, mirasın üçte ikisi onlarındır" buyurulmuştur. Ayetin zahiri iki ayrı görüşe meydan vermektedir. İbn-i Abbas (ra) iki kızı, bir kız hükmünde mütalaa etmiştir. Terikenin üçte ikisini almak için, en az üç kızın bulunması gerektiğine kaildir. İbn-i Mesûd (ra) ise; ayetin "İki ve ikiden fazla kız şeklinde anlaşılması" gerektiğine kaildir. Nitekim Enfal Sûresinde:"(Eğer) ölenin iki kızkardeşi varsa, bıraktığının üçte ikisi onlarındır" buyurulmuştur. Ayrıca Resûl-i Ekrem (sav); Uhud savaşında şehid düşen Hz. Sa'ad İbn Rabi'nin iki kızına terikenin üçte ikisini (2/3) vermiştir.(69) Ayet-i Kerime'nin bu sırada nazil olduğu ve ilk miras taksiminin Resûlallah (sav) tarafından bu şekilde yapıldığı kayıtlıdır. Meseleyi şöyle gösterebiliriz:

Üçüncü hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu ile birlikte kızı varis olurlarsa, ikili-birli paylaşırlar. Kur'an-ı Kerîm'de: "Allah size (miras hükümlerini şöylece) tavsiye (ve emir) eder. Çocuklarınız hakkında erkeğin hissesi, iki kızın hissesi kadardır" hükmü beyan buyurulmuştur. Şimdi bir kadının öldüğünü; geriye kocası, oğlu ve kızı kaldığını kabul edelim. Mesele şu şekilde olur:

Dikkat edilirse kız; oğlanın yarısı kadar hisse almıştır. Burada hepsi "Ashab-ı feraiz" durumundadır. Bir misal daha verelim. Farzedelim ki; Ahmed Efendi kaza sonucu öldü. Geriye karısı, iki oğlu ve üç kızı kaldı. Bunlar terikeyi şu şekilde paylaşırlar.

MİRASTA "OĞLUN KIZININ (BİNTÜ'L İBN)" DURUMU: Oğlun kızı veya oğlun... oğlunun kızı için varis olmada altı hal sözkonusudur. Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu veya kızı bulunmayıp (daha önce öldükleri için), oğlunun bir tane kızı varsa, bu terikenin yarısını (1/2) alır. Kız bulunmayınca, oğlun kızının onun yerine geçeceği sünnetle sabittir. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Oğulların çocuğu, insanın kendi çocuğu hükmündedir. Kendilerinin üstünde de bir oğul yoksa; bunların erkekleri, adamın kendi erkek çocukları gibi, kızları da kendi kız çocukları gibidir. Onlar gibi dedelerine varis olurlar, onlar gibi mirastan mahrum olurlar. Oğlunun çocuğu, oğul ile birlikte varis olamaz"(70) buyurduğu bilinmektedir. Kız bulunmayınca; oğul kızının onun yerine geçeceği hususunda icma vardır. Çünkü nass'da geçen çocuk lafzı, oğul kızına da şamildir.(71) Ancak mûrisin (ölen kimsenin) kızının çocukları; başka bir neslin (damad'ın) devamı sayılır. Bunlar fevkalade durumlarda "Zevi'l-erham" olarak mirasa girebilirler. Şimdi oğul kızının altı halini açıklayalım. Mûrisin (ölen kadının) kocası, oğlunun kızı ve (anne-baba bir erkek) kardeşi var. Mesele şöyle olur.

İkinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu veya kızı bulunmayıp da, oğlunun iki veya daha fazla kızları olursa, terikenin üçte ikisini (2/3) alırlar. Mesele şöyle olur:

Üçüncü hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu bulunmayıp, oğlunun bir veya da daha fazla kızı, mûrisin yalnız kızıyla beraber varis olurlarsa, terikenin altıda birini (1/6) alırlar. İbn-i Mesûd (ra)'dan rivayete göre Resûl-i Ekrem (sav); kıza terikenin yarısını, oğul kızına üçte ikiyi tamamlamak için altı da birini, geri kalanını da kız kardeşe vermişti.(72) Mesele şöyledir;

Dördüncü hali şudur: Mûrisin oğlu olmayıpda; oğlunun ilanihaye oğlunun bir veya daha fazla oğlu ile kızı bulunduğu takdirde müşterek asabe olarak (ikili -birli) terikeyi paylaşırlar. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Kızların hakkı, üçte ikiden ziyade olamaz" buyurduğu bilinmektedir. Dolayısıyla aldıkları toplam hisse 2/3 geçemez. Mesele şöyledir:

Beşinci hali şudur: Biraz önce de zikrettiğimiz gibi; kızların hakkı üçte ikiyi geçemez. Mûrisin; iki veya daha fazla kızı bulununca, oğlun kızına hisse kalmaz. Buna "Ademü'l-irs" (Miras Hissesinin yokluğu) denilmiştir. Diyelim ki; mûrisin (ölen kimsenin) iki kızı, oğlunun kızı ve (anne-baba bir erkek) kardeşi hayattadır. Mesele şöyle olur.

Dikkat edilirse; kızın hissesi üçte ikiyi geçemiyeceği nassla sabit!.. Burada mûrise daha yakın olan iki kız; üçte ikisini (2/3) alınca, oğlun kızına hisse kalmadı. Terike'den artanını asabe olarak anne-baba bir erkek kardeş alır.

Altınca hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu veya oğlunun oğlu bulunduğu zaman, oğlun kızları mirastan düşer. Zira Resûl-i Ekrem (sav) "Hisseleri ehillerine verin. Kalan mala en layık olan erkektir"(73) buyurmuştur. Diyelim ki; Ali efendi öldü. Geriye karısı, oğlunun oğlu ve oğlunun oğlunun kızı kaldı. Mesele şöyledir:

MİRASTA "ANNE-BABA BİR KIZKARDEŞİN" DURUMU: Daha önce de (çizelgede) belirttiğimiz gibi "Anne-baba bir kızkardeşin" (uht liebeveyn-uht lehûma) mirasta beş hali vardır. Birinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu veya kızı, oğlunun ilanihaye oğlu veya kızı, yahud babası, yahud sahih dedesi bulunmayıp da, bir tek anne-baba bir kızkardeşi hayatta olursa terikenin yarısını (1/2) alır. Kur'an-ı Kerîm'de (En-Nisa: 176): "Habibim senden fetva isterler. De ki; Allah, babası ve çocuğu olmayanın mirası hakkında hükmü (şöylece) açıklar: Eğer çocuğu (ve babası) olmayan bir erkek ölür, geride (Anne-baba bir) bir tek kızkardeşi kalırsa mirasın yarısı onundur" hükmü beyan buyurulmuştur. Ayetteki "uht" (Kızkardeş) kelimesi; anne-baba bir baba bir kızkardeşi ifade eder. Bu konuda icma vardır.(74) Zira anne bir kardeşler için; En Nisa Sûresi'nin onbirinci ayeti vardır. Şimdi diyelim ki Mehmed Efendi öldü!.. Geriye karısı, anne-baba bir kızkardeşi ve amcası'nın oğlu kaldı. Mesele şöyledir:

İkinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu, kızı, oğlunun oğlu, oğlunun kızı, babası, dedesi olmayıp da, iki veya daha fazla anne-baba bir kızkardeşi bulunursa terikenin üçte ikisini (2/3) eşit olarak paylaşırlar. Kur'an-ı Kerîm'de: "Eğer (aynı şartlarda kalan) kız kardeş, iki (veya daha fazla) ise, erkek kardeşinin bıraktığının üçte ikisi onlarındır" (En Nisa: 176) buyurulmuştur. Mesele şöyledir.

Üçüncü hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu, ilanihaye oğlunun oğlu veya babası yahud dedesi olmayıp da; anne-baba bir erkek kardeşleri ile beraber kız kardeşleri bulunursa, müşterek asabe olurlar. Terikeyi aralarında ikili-birli bölüşürler. Kur'an-ı Kerîm'de (En Nisa: 176):"Eğer (yine aynı şartlarda) erkek ve kız kardeşler ise; o zaman erkek kardeşin hissesi, iki kızın hissed kadardır" buyurulmuştur. Bu ayette; kız kardeşlerin hissesinin belirlenmesi, erkek kardeşle birlikte asabe olacağına delalet eder. Farzedelim ki Cemil Efendi öldü!.. Geriye karısı, üç kız kardeşi ve iki erkek kardeşi varis olarak kaldılar. Bu durumda mesele şöyledir:

Dördüncü hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) anne-baba bir kızkardeşi; mûrisin kızı veya oğlunun kızı ile birlikte mirasçı olursa, sadece asabe hissesini alır. Zira Resûl-i Ekrem (sav): "Kız kardeşleri, kızlarla birlikte olunca asabe yapınız"(75) buyurmuştur. İbn-i Mesûd (ra)'dan; Resûl-i Ekrem (sav)'in bu şekilde tatbikat yaptığı rivayet edilmiştir. Farazedelim ki; Ali efendi öldü!.. Geriye karısı, kızı ve anne-baba bir kızkardeşi kaldı. Mesele şöyledir.

Beşinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) anne-baba bir kız kardeşleri, mûrisin oğlu, oğlunun oğlu, babası veya dedesi bulununca, terike'den hiçbirşey alamazlar. Sakıt olurlar. Zira Kûr'an-ı Kerim'de (En Nisa: 176): "Ölen kimsenin oğlu veya kızı bulunmaz da, bir tek (Anne-baba bir veya baba bir) kız kardeşi olursa, mirasın yarısı onundur" buyurulmuştur. Ayette anne-baba bir kız kardeşin mirastan hisse alabilmesi; mûrisin (ölen kimsenin) oğlunun veya kızın bulunmamasına bağlanmıştır. Diyelim ki; Arif efendi vefat etti!.. Geriye karısı, oğlu ve anne-baba bir kız kardeşi kaldı. Mesele şöyledir.

MİRaSTA "BABA BİR KIZ KARDEŞİN" (UHT LİEB) DURUMU: Anne baba bir kız kardeş yoksa; baba bir kız kardeşin aynı şartlarda onun yerine kaim olacağı icma ile sabittir. Çünkü Ayet-i Kerime'de geçen kız kardeş (uht) kelimesinin; baba bir kız kardeşi de kapsamına aldığı bilinmektedir. Anne bir erkek ve kız kardeş hakkında ise özel hüküm bulunmadığı için, onlar ayetin kapsamına giremez. Mûrise (ölen kimseye) karabet noktasında yakınlık oldukça önemlidir. Daha önce de (çizelgede) belirttiğimiz gibi; baba bir kız kardeşin yedi hali vardır. Şimdi bunları gündeme getirelim:

Birinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu, kızı, oğlunun ilanihaye oğlu veya kızı, babası, sahih dedesi ve anne-baba bir kardeşleri olmayıpta; sadece bir tane, baba bir kız kardeşi olursa terikenin yarısı (1/2) onundur. Çünkü Ayet-i Kerime'de: (En Nisa: 176): "Eğer (erkek veya kız) çocuğu (ve babası) olmayan bir erkek ölür, onun bir tek kız kardeşi kalırsa, mirasın yarısı onundur" buyurulmuştur. Diyelim ki; Kamil efendi vefat etti!.. Geriye karısı, baba bir kız kardeşi ve amcasının oğlu kaldı. Mesele şöyledir:

İkinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu, kızı, oğlunun ilanihaye oğlu veya kızı, babası, sahih dedesi ve anne-baba bir kardeşleri olmayıpta; iki veya daha fazla baba bir kız kardeşleri bulunursa, terikenin üçte ikisini (2/3) aralarında eşit olarak paylaşırlar. Zira Kur'an-ı Kerîm'de (En Nisa: 176): "Eğer (aynı şartlarda kalan) kız kardeş; iki (veya daha fazla) ise, erkek kardeşinin bıraktığının üçte ikisi (2/3) onlarındır" buyurulmuştur. Farz edelim Selim efendi öldü. Geriye karısı, iki (baba bir) kız kardeşi ve amca kaldı. Mesele şöyledir:

Üçüncü hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu, kızı, oğlunun ilanihaye oğlu, babası, sahih dedesi bulunmayıp da; yalnız anne-baba bir kız kardeşi ile, baba bir kız kardeşleri varis olurlarsa, terikenin altıda birini (1/6) alırlar. Diyelim ki Arif efendi vefat etti!.. Geriye anne-baba bir kız kardeşi Halime ile ; baba bir kız kardeşleri (Fatıma, Ayşe) varis olarak kaldılar. Bir amcası hayatta!.. Mesele şöyle olur.

Dikkat edilecek husus; kızların toplam hissesinin üçte ikisini aşmamasıdır.

Dördüncü hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu, kızı, oğlunun ilanihaye oğlu, babası sahih dedisi bulunmayıp da; baba bir kız ve erkek kardeşleri varis olurlarsa, terikeyi aralarında ikili-birli paylaşırlar. Buna müşterek asabelik de denilir. Zira Kur'an-ı Kerîm'de (En Nisa: 176): "Eğer (yine aynı şartlarda misaçılar) erkek ve kız kardeşler ise; o zaman erkeğin hissesi, iki kızın hissesi kadardır" buyurulmuştur. Bu ayet; anne-baba bir erkek ve kız kardeş bulunmadığı zaman; baba bir kız ve erkek kardeşlere de şamildir. Farzedelim ki Mehmet efendi vefat etti!.. Bir (anne-baba bir) kız kardeşi Havva ile; (baba bir) kız kardeşi Zeliha ve (baba bir) erkek kardeşi Zeynel varis olarak kaldılar. Mesele şöyle olur:

Beşinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu, kızı, babası ve sahih dedesi olmayıp da; anne-baba bir kız kardeşleri iki veya daha fazla olursa, baba bir kız kardeş mirastan bir-şey alamaz. Buna "Ademü'l-irs" denilir. Zira Kur'an-ı Kerîm'de (En Nisa: 176): "Eğer (aynı şartlarda kalan) kız kardeş iki (veya daha fazla) ise; erkek kardeşin bıraktığının üçte ikisi (2/3) onlarındır" buyurulmuştur. Ayette belirlenen üçte iki (2/3) hisse; anne-baba bir kız kardeşlere verilince; baba bir kız kardeşe hisse kalmaz. Çünkü kızların toplam hissesinin üçte ikiyi aşabilme imkanı yoktur. Farzedelim ki Cafer efendi vefat eti!.. Geriye (anne-baba bir) kız kardeşleri Gülsüm ve Fahriye ile, baba bir kız kardeşi Sıddıka ve amcası kaldı. Mesele şöyle olur:

Altıncı hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu, kızı, oğlunun ilanihaye oğlu, babası, dedesi ve (anne-baba bir) erkek kardeşleri olmayıp da; kız veya oğlun ilanihaye kızı ile birlikte bulunursa asabe olur. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Kız kardeşleri, kızlarla birlikte olunca asabe yapınız" buyurduğu bilinmektedir. Hadiste zikredilen kız kardeş lafzı; öz kız kardeş olmayınca, baba bir kız kardeşi de kapsamına alır. Farzedelim Yusuf efendi öldü. Geriye karısı, oğlunun iki kızı ve baba bir iki kız kardeşi varis oldular. Mesele şöyledir:

Yedinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) baba bir kız kardeşi; O'nun (mûrisin) oğlu veya ilanihaye oğlunun oğlu, babası, sahih dedesi, anne-baba bir kız kardeşi ile birlikte bulunursa sakıt olur. Zira Kur'an-ı Kerîm de (En Nisa: 176): "Eğer çocuğu (ve babası) olmayan bir erkek ölür, onun (anne-baba bir veya baba bir) kız kardeşi kalırsa mirasın yarısı onundur" hükmü beyan buyurulmuştur. Ayette oğul bulununca; baba bir kız kardeşin varis olamayacağı sarih olarak beyan edilmiştir. Çünkü baba bir kız kardeşin miras alması; çocuğun ve babasının bulunmamasına bağlanmıştır. Farzedelim ki Hakkı efendi vefat etti!.. Geriye karısı, oğlunun oğlu ve baba bir kız kardeşi kaldı. Mesele şöyle olur:

MİRaSTA "SAHİH NENE'NİN" DURUMU: Bilindiği gibi nene; anne veya baba tarafından büyük anneye verilen isimdir. "Cedde-i Sahiha"da denilmiştir. Hz. Ebû Bekir (ra)'in yanına mûrisin (ölen kimsenin) annesinin annesi (Cedde-i sahiha: Nene) gelip, mirasını talep etti. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir (ra): "Allahû Teala (cc)'nın kitabında senin için bir-şey bulamıyorum. Resûlallah (sav)'dan; bu hususta herhangi bir-şey işitmedim. Sen şimdi git!.. Meseleni sahabe ile görüşeyim yahud görüşümü (ictihadımı) tesbit edeyim" buyurdu. Öğle namazından sonra; konuyu sahabeye açtı. Hz. Mugire b. Şûbe (ra) ayağa kalkarak: "Resûlallah (sav)'in neneye altı da bir hükmettiğini duydum" dedi. Bunun üzerine başka şahidi olup-olmadığı soruldu. Hz. Muhammed b. Mesleme (ra)'de; aynı mahiyette bir haber işittiğini söyledi. Bunun üzerine neneye terikenin altı da biri (1/6) verildi.(76) Hz. Burde (ra)'den rivayet edildiğine göre; Resûlallah (sav) neneye; yanında anne olmadığı zaman altı da bir (1/6) vermiştir.(77) Dikkat edilirse; Sahih nene'nin (Cedde-i Sahiha) feraizdeki durumu sünnetle sabittir. Daha önce de belirttiğimiz gibi (çizelgede) sahih nene'nin iki hali vardır.

Birinci hali şudur: Bilindiği gibi nene; mirasa annelik hakkı sabebiyle dahil olmuştur. İster anne tarafından olsun, ister baba tarafından olsun, mirastan düşürecek birisi olmadığı zaman terikenin altı'da birini (1/6) alır. Farzedelim ki bir kazada; Kenan bey ve aile çevresi öldü. Geriye sadece nenesi ve amcası kaldı!.. Mesele şöyledir:



Eğer hem; anneanne, hem babaanne hayatta ise; terikenin altıda birini (1/6) aralarında paylaşırlar.

İkinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) annesi hayatta ise; gerek anne tarafından, gerek baba tarafından nene'ler sakıt olur. Çünkü nene'ler mirası: Annelik hakkı olarak alırlar. Annenin bulunması onları düşürür.

MİRASTA "ANNE BİR KARDEŞLER'İN" DURUMU: Bunlara annenin çocukları (Evladü'l-üm) da denilir. Daha önce de belirttiğimiz gibi; mirasta üç halde bulunurlar.

Birinci hali şudur: Kur'an-ı Kerîm'de (En Nisa: 12): "Eğer mirası aranan erkek veya kadın; çocuğu ve babası olmayan bir kimse olur ve onun (ana bir) erkek veya kız kardeşi bulunursa, bunlardan her birinin hissesi altıda birdir" hükmü beyan buyurulmuştur. Ayetteki "kelale" lafzı; çocuğu ve babası olmayan kimse manasına gelir. Çocuk kapsamına; oğlu, kızı, oğlunun ilanihaye oğlu ve kızı girer. Ayetteki erkek ve kız kardeş terimleri; anne bir kardeşleri de içine almaktadır.(78) Hz. Ebû Bekir (ra)'in Ayet-i Kerimeyi böyle tefsir ettiği bilinmektedir. Ayrıca Hz. Saad b. Vakkas (ra) dan ve bazı seleften "Velehû ehûn ve ûhtun min ümmin" (Ana bir erkek ve kız kardeşler) şeklinde kıraat rivayet edilmiştir.(79) Farzedelim ki Zeynep hanım vefat etti!.. Geriye kocası; anne bir kız kardeşi ve (anne-baba bir) erkek kardeşi kaldı!.. Mesele şöyle olur:



İkinci hali şudur: Mûrisi (ölen kimsenin) oğlu, kızı, oğlunun ilanihaye oğlu veya kız, babası ve sahih dedesi olmayıp da; iki veya daha fazla anne bir erkek veya kız kardeşi bulunursa terikenin üçte birini (1/3) alırlar. Zira Kur'an-ı Kerîm'de: "Eğer, ana bir erkek veya kız kardeşlerin sayısı birden fazla ise, onlar üçte birde ortaktırlar" buyurulmuştur. Ayetteki (şürekat) lafzı; kız-erkek ayrımı yapılmaksızın eşit taksim edileceğine delalet etmektedir. Bunlar mûrise (ölen kimseye) bir erkek vasıtasıyla bağlanmadıkları için, asabe olamazlar. Hisselerinin azami üçte bir olması (1/3), anne makamına kaim olduklarını gösterir.(80) Farzedelim ki Hakkı efendi vefat etti!.. Geriye karısını, (anne bir) iki erkek kardeşini, (anne bir) bir kız kardeşini ve (hem anne-hem baba bir) erkek kardeşini bıraktı!.. Mesele şöyledir:



Dikkat edilirse; (anne bir) iki erkek ve kız kardeşi, üçte biri aralarında eşit olarak paylaşmışlardır. Karısı, farz olan hissesini almış, kalana ise öz kardeşi asabe sıfatıyla malik olmuştur.

Üçüncü hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) oğlu, kızı, oğlunun ilanihaye oğlu veya kızı, babası veya sahih dedesi hayatta olduğu zaman; anne bir erkek ve kız kardeşler varis olamaz, mirastan düşerler. Çünkü Ayet-i Kerime'de; bunların varis olması, diğerlerinin bulunmamasına bağlanmıştır.