MİRASA ENGEL OLAN HALLERİN MAHİYETİ

Mirasa mani olan haller:

1. Mûris ile varis'in farklı dinlerden olması.

2. Varis'in; mala daha çabuk sahip olabilmek için mûrisi öldürmesi.

3. İhtilaf-ı Dar.

4. Varisin meçhul olması.

5. Karşılıklı lanetleşme sonucu çocuğun nesebinin bilinmemesi.

6. Kölelik!.. Şimdi bunların mahiyetini izah edelim.

Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Müslüman kafire, kafir müslümana varis olamaz"(19) buyurduğu bilinmektedir. Bu durumda; müslüman olan bir erkeğin ölümü halinde; O'nun (Ölünün) ehl-i kitab olan karısı, mirasdan faydalanamaz. Tabii karısının ölümü halinde de; kendisi, onun malına varis olamaz. Zira aralarında din farkı sözkonusudur. Mü'min bir kimsenin; İslamı inkar eden çocukları da (Mürted) mirastan faydalanamazlar. Esasen irtidad edenler; herhangi bir dine mensup olmadıkları için, hiçbir sûrette varis olamazlar.(20)

Dünyevi hırs ve tamah sebebiyle (Malı erkenden ele geçirmek için); akrabasını öldüren kimse de, onun (Ölünün) varisi olamaz. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "(Mûrisini öldüren) Katil, varis olmaz"(21) Hadis-i Şerifi; ister kasden, ister hataen olsun, her türlü öldürmeyi içerisine almaktadır. Hanefi fûkahası; kısası veya keffareti gerektiren her türlü öldürmenin, mirasa mani olduğu hususunda müttefiktir.(22) Sadece ölümüne sebeb olmayı; mirasa mani bir hal olarak kabul etmemişlerdir. Bunun dışında; meşru müdafaa sonucu öldürme, ehliyet arızası olan ve cezai ehliyete sahip bulunmayan kimsenin (Çocuk, deli vs..) öldürmesi ve ikrah sonucu öldürme mirasa mani teşkil etmez. Daha önce; ukûbatlar bahsinde öldürme çeşitleri ve bunların mes'ûliyetleri üzerinde durmuştuk!..(23)

Darû'l İslamda ikamet eden zimmi'nin; Darû'l Harp'te bulunan yakınları, kendisine varis olamazlar!(24) Zira aralarında "İhtilaf-ı Dar" sözkonusudur. Ancak müslümanlar; yerzüyünün neresinde bulunursa bulunsunlar, birbirlerine varis olurlar. Farklı devletlerin vatandaşı olmaları daahi verasete engel olmaz. Dolayısıyla "İhtilaf-ı Dar'in" mirasa mani olması gayr-i Müslimlerle ilgilidir.

Varisin meçhûl olması da mirasa manidir. Şöyle ki:

a. Bir kadın, kendi çocuğuyla, başkasının çocuğuna süt verirken vefat edip, hangisinin kendisine aid olduğu bilinmezse, hiç biri kendisine varis olamaz.

b. Bir kadın; bir müslümanın çocuğu ile bir gayr-i müslimin çocuğuna süt verirken; ikisi birlikte büyüyüp birbirinden tefrik edilemezse, bu çocuklar müslüman kabul edilir. Fakat hiçbiri babasına varis olamaz.

c. Bir kimse; çocuğunu lakit olarak bir yere bırakır, daha sonra aynı yerde iki çocuk bulunursa, hangisinin kendi çocuğu olduğunu bilemediği süre içerisinde, her ikisi de kendisine varis olamaz.

Bunun dışında ölünün; ölüm vaktinin bilinmemesi de mirasa manidir. Şöyle ki; birlikte boğulan, birlikte yanan veya yıkılan bir bina altında birlikte kalıp ölen, bir hadisede birlikte öldürülen akrabalar birbirine varis olamazlar. Çünkü hangisin önce öldüğü meçhuldür.(25) Eşlerin karşılıklı lanetleşmesi (Lian) ve bunun sonuçları üzerinde daha önce durmuştuk!..(26) Karısının zina ettiğini idda eden; fakat bunu dört şahidle isbat edemeyen kimse kadı (hakim) huzurunda lian yapar. Bu hadiseden sonra dünyaya gelen çocuk; annesinin üzerine kayıtlanır. Babasına mirasçı olamaz, çünkü lian sonucu, nesebi meçhul hale gelmiştir. Kölelik de; mirasa manidir.(27)