münacaat münacat nedir-münacaat münacat ne demektir

Sözlükte "gizlice konuşmak, fısıldaşmak" anlamına gelen münacat, tasavvufta, kulun yüce Mevlasına yalvarması (dua), yakarması (niyaz), dileklerini O'na arzetmesi, O'nu övmesi ve bağlılığını bildirmesi demektir Ayrıca Cenab-ı Hakk'ın af ve mağfiretini dilemeyi konu alan şiir ve düz yazılara da münacat denir (MC)

münacat veysel karani
Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
1 Ey İlahım! Rabbim Sensin Çünkü ben bir kulum Nefsimin terbiyesinden acizim Demek beni terbiye eden Sensin
2 Hem Sensin Yaratıcı Çünkü ben yaratılmış bir varlığım, yapılıyorum
3 Hem rızık veren Sensin Çünkü ben rızka muhtacım ve ona elim yetişmiyor Demek rızkımı veren Sensin
4 Hem Sensin Malik, mülkün gerçek sahibisin Çünkü ben bir memluk ve köleyim; benden başkası bende tasarruf ediyor Demek benim sahibim Sensin
5 Hem Sen izzet sahibisin, yücesin Ben ise zelilim Halbuki üzerimde bir izzet ve bir onur cilvesi görünüyor Demek Senin izzetinin aynasıyım
6 Hem Sensin sınırsız zengin Çünkü ben muhtaç ve faki-rim; bana bu fakir halimle ulaşamayacağım bir zenginlik verili-yor Demek mutlak zengin Sensin, veren Sensin
7 Hem ölümü olmayan devamlı hayat sahibi Sensin Çünkü ben ölümlüyüm; dirilmem ve ölmemde Senin daimî hayat sıfatının cilvesi görünüyor
8 Hem Sensin Bakî Çünkü ben faniyim; ömrümün sona ermesinde Senin varlığının devamlı ve bakî olduğunu anlıyorum
9 Hem Sen şeref sahibi yüceler yücesisin Çünkü ben kötü-lükler içinde bocalıyorum Demek şeref ve haysiyet Senden geliyor
10 Hem sonsuz ihsan sahibi Sensin Ben ise günah işleyen bir kulum Fakat pişman olup tevbe edince bana ihsan kapıları açılıyor Demek ihsanınla bağışlayıp sonsuz güzellikler bahşeden Sensin
11 Hem günahları affeden yalnız Sensin Ben ise, günah-karım Demek günahları affedecek Senin kapından başka kapı yoktur
12 Hem büyüklük ve azamet sahibi Sensin Ben ise hakir ve küçüğüm Küçüklüğüme bakarak Senin büyüklüğünün her türlü övgüden daha yüce olduğunu anlıyorum



13 Hem kuvveti bütün kainatı kaplamış ve bütün varlıkları zapt ederek hükmü altına almış olan Sensin Çünkü ben aciz ve zayıfım; bende zayıflığın aksine bir güç görünüyor Demek güç ve kuvvet Senden geliyor
14 Hem kainatı rahmet hediyeleriyle dolduran ve istekleri en güzel şekilde karşılayan Sensin Çünkü ben sözlerimle ve halimle
daima yalvararak istiyorum, dileniyorum Demek veren ve hediye eden Sensin
15 Hem vadinde ve sözünde emîn olan ve güvenenlerin güvenini boşa çıkarmayan Sensin Çünkü ben korku ve kaygı içindeyim; Sana dayanıp güvendiğimde bütün korkularımdan kurtuluyorum Demek emîn olan ve güven veren Sensin
16 Hem cömert olan Sensin Çünkü ben miskinim ve hayatıma lazım olan şeyleri elde etmekten acizim Fakat acizliğime rağmen bir zenginlik içindeyim Demek cömertçe ihsan eden Sensin
17 Hem dualara cevap veren Sensin Çünkü ben halimle ve dilimle daima dua edip istiyorum, niyaz edip yalvarıyorum Arzularım yerine geliyor İsteklerime cevap veriliyor Demek arzu ve isteklerime cevap veren Sensin
18 Hem her türlü hastalığa şifa veren Sensin Çünkü ben has-tayım Hastalıktan her kurtuluşumda Senin şifa verici tecellini görüyorum Demek her türlü hastalığa şifa veren Sensin
19 Benim günahlarımı affet Hatalarımı bağışla Hastalıklarıma şifa ver, ey bütün kemal sıfatların sahibi ve noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah! Ey güzel isimlerinin sonsuz hazineleri her şeyin her ihtiya-cını her zaman en mükemmel şekilde karşılayan Kafî!
Ey varlıkları yaratıp onları en münasip organ ve duygularla donatan ve ihtiyaçlarını en güzel şekilde karşılayarak onları yaratılış gayelerine sevk eden Rab! Ey vaadini yerine getirmesinde şüphe olmayan ve bütün varlıkların ihtiyaçlarını kudret ve rahmetiyle gideren Vafî! Ey rahmet ve merhameti her şeyi kuşatmakla birlikte imanlı ve ihlaslı kullarına çok özel ikram ve şefkati olan Rahîm! Ey maddî ve manevî her çeşit hastalığa şifa veren Şafî! Ey sayısız rahmet meyvelerini ve nimetlerini bütün canlı-ların önlerine seren ve iyiliği bol olan Kerîm! Ey maddî ve manevî dert-leri gideren, afiyet ve sağlık veren Muafî! Beni, anne ve babamı, iman ve Kur'an hizmetinde sadakat gösteren arkadaşlarımızı ve Üstadımız Said Nursî'yi (ra) bağışla Benim her türlü günahımı affet Her türlü hastalığımı gider, sıhhat ve afiyet ver Beni ve onları sonsuza kadar rızana dahil et Rahmetinle ey merhametlilerin en merhametlisi
Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet alemlerin Rabbi olan Allah'ım Sana mahsustur