ibadet ne demektir,ibadet nedir

İbadet, bizi ve bütün mevcûdatı yoktan var eden ve her an görünür görünmez kazalardan, belalardan koruyan ve her an çeşitli ni’metler, iyilikler vererek yetiştiren Allahü tealanın emir ve yasaklarını yerine getirmektir O’na hizmette kusur etmemeye çalışmaktır Allahü tealanın sevgisine kavuşmuş olan Resûllere, Nebîlere, velîlere, alimlere benzemeye özenmektir
Ibadet nedir ? nicin ibadet yapilir
Herkese her ni’meti gönderen, yalnız Allahü tealadır Her şeyi var eden, ancak O’dur Her varlığı, her an varlıkta durduran hep O’dur Kullardaki üstün ve iyi sıfatlar, O’nun lütfu, ihsanıdır Hayatımız, aklımız, bilgimiz, gücümüz, görmemiz, işitmemiz, söyleyebilmemiz, hep O’ndandır Saymakla bitirilemiyen çeşitli ni’metleri, iyilikleri gönderen O’dur İnsanları güçlüklerden, sıkıntılardan kurtaran duaları kabul eden, dertleri, belaları gideren O’dur Rızıkları yaratan, ulaştıran yalnız O’dur İhsanı o kadar boldur ki, günah işleyenlerin rızkını kesmiyor Günahları örtmesi o kadar çoktur ki, emrini dinlemiyen, yasaklarından sakınmıyan azgınları, herkese rezil ve rüsva etmiyor ve namus perdelerini yırtmıyor Kimseden bir şey esirgemiyor Bütün ni’metlerinin en üstünü, en kıymetlisi olarak da doğru yolu, saadet ve kurtuluş yolunu gösteriyor Yoldan sapmamak, Cennete girmek için teşvik buyuruyor Cennetteki sonsuz ni’metlere, bitmez tükenmez zevklere ve kendi rızasına, sevgisine kavuşabilmemiz için, sevgili Peygamberine uymamızı emrediyor
İşte, Allahü tealanın ni’metleri güneş gibi meydandadır Başkalarından gelen iyilikler, yine O’ndan gelmektedir Başkalarını vasıta kılan, onlara iyilik yapmak isteğini veren, onlara iyilik yapabilecek gücü, kuvveti veren, yine O’dur Bunun için, her yerden, herkesten gelen ni’metleri gönderen hep O’dur O’ndan başkasından iyilik, ihsan beklemek, emanetçiden, emanet olarak bir şey istemeye ve fakirden sadaka istemeye benzer Bu anlatılanların, yerinde ve doğru olduğunu, herkes kolayca anlar Çünkü, anlatılanlar, meydanda olan, düşünmeye bile lüzum olmıyan bilgilerdir
İnsanın, bu ni’metleri gönderen Allahü tealaya, gücü yettiği kadar şükretmesi, insanlık vazifesidir Aklın emrettiği bir vazife, bir borçtur Fakat Allahü tealaya yapılması gerekli bu şükrü yerine getirebilmek, kolay bir iş değildir Çünkü insanlar, yok iken sonradan yaratılmış, zayıf, muhtaç, ayıplı, kusurludur Allahü teala ise, hep var, sonsuz vardır Ayıplardan, kusurlardan uzaktır Bütün üstünlüklerin sahibidir İnsanların Allahü tealaya hiçbir bakımdan benzerlikleri, yakınlıkları yoktur Böyle aşağı kullar, öyle bir yüce Allahın şanına yakışacak bir şükür yapabilir mi? Çünkü, çok şey vardır ki, insanlar onları güzel ve kıymetli sanır Fakat, Allahü teala, bunları kötülük bilir ve beğenmez Saygı ve şükür sandığımız şeyler, beğenilmiyen bayağı şeyler olabilir Bunu içindir ki, insanlar, kendi kusurlu akıllları, kısa görüşleri ile Allahü tealaya karşı şükür, saygı olabilecek şeyleri bulamaz Şükür etmeye, saygı göstermeye yarayan vazifeler, Allahü teala tarafından bildirilmedikçe, övmek sanılan şeyler, kötülemek olabilir
İşte, insanların Allahü tealaya karşı kalb, dil, ve beden ile yapmaları ve inanmaları lazım olan şükür borcu, kulluk vazifeleri, Allahü teala tarafından bildirilmiş ve O’nun sevgili Peygamberi tarafından ortaya konmuştur Allahü tealanın gösterdiği ve emrettiği kulluk vazifelerine “İslamiyet” denir Allahü tealaya şükür, O’nun Peygamberinin getirdiği yola uymakla olur Bu yola uymayan, bunun dışında kalan hiçbir şükrü, hiçbir ibadeti, Allahü teala kabul etmez, beğenmez Çünkü insanların iyi, güzel sandıkları çok şey vardır ki, İslamiyet, bunları beğenmemekte, çirkin olduklarını bildirmektedir
Demek ki, aklı olan kimselerin, Allahü tealaya şükretmek, ibadet yapmak için, Muhammed aleyhisselama uymaları lazımdır O’nun yoluna İslamiyet denir Muhammed aleyhisselama uyan kimse müslümandır Allahü tealaya şükretmeye, yani Muhammed aleyhisselama uymaya da, “ibadet etmek” denir İslamiyet iki kısımdır:
1- Kalb ile i’tikad edilmesi, inanılması lazım olanlar
2- Beden ve kalb ile yapılacak ibadetler
İbadetlerin en üstünü, en kıymetlisi, “Ehl-i sünnet i’tikadı’nı öğrenip, îmanının buna uygun olmasına çalışmaktır Îmanını böyle düzelterek, “Bid’at ehli” denilen yetmişiki çeşit bozuk inanıştan kurtulduktan sonra, ibadetlerde bid’at işlemekten de sakınmalıdır İslamiyetin emir etmediği ibadet sanarak yapmaya, “Bid’at” işlemek denir Bid’attan kurtulduktan sonra, “Takva”ya sarılmalıdır Takva, İslamiyetin yasakladığı şeylerden, yani haramlardan sakınmak demektir Takva, emirleri yapmaktan daha kıymetlidir Emirleri yapmaya ve haramlardan sakınmaya ibadet etmek denir
İbadetlerin doğru olarak yapılmasını bildiren “Dört mezhep” vardır Bunların dördü de haktır, doğrudur Bunlar,
1- Hanefî,
2- Şafi’î,
3- Malikî,
4- Hanbelî mezhepleridir
Her müslümanın bu dört mezhepten birisinin (İlm-ihal) kitabını okuyup, ibadetlerini bu kitaba uygun yapması lazımdır Böylece bu mezhebe girmiş ve İslamiyetin gösterdiği doğru yoldan ayrılmamış olur Dört mezhebin îmanları, inanışları birdir Yapılan ibadetlerde ve işlerde bazı değişiklikler vardır Onun için hepsi birbirlerini severler