ALLAH İÇİN SEVMEK NEDİR?

Bir kimsenin sevdiği şey dünyâ için değil de âhirete âit bir husûs için olursa bu Allâh için sevmektendir.

Bir kimse Allâh rızâsı için ve âhirette de Allâh’a râzı olduğu halde kavuşmak için samimi olarak her ne işlerse Allâh rızâsı için sevmiş olur. Fakat çok kimsenin kalbinde Allâh’ın ve dünyanın sevgisi birleşir. Bu da kabûle şayandır. Zira insanın tabiatı dünyadaki şeylerden hoşlanır.

Peygamberlerin (aleyhimüsselam) emrettikleri duâ dünyâ ve âhiret arasını birleştirir. Onların sözlerinden birisi “Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fi'l-âhireti haseneten…; Ey Rabbimiz, bizlere dünyada hasene ve âhirette hasene ver.”dir. Îsâ aleyhisselâm “Yâ Rabbi, düşmanımı benim sebebimle sevindirme, dostumu benim sebebimle kederlendirme. Dünya bana zarar vermesin ve benim en büyük gâyem olmasın.” Resûlullâh Efendimiz de “Allâh’ım bana dünyâ ve âhiret belâsından âfiyet ver.” diye duâ etmişlerdir.

Netice olarak Âhirette saâdete kavuşmayı sevmek Allâh’ı sevmeye mâni olmadığı gibi dünyâda sıhhat ve selâmeti sevmek de Allâh sevgisine aykırı değildir.