Ana baba ve akrabaya iyilik etmek

Allâhü Teâlâ, Nisa Sûresi’nin 36. Âyet-i Kerîme’sinde (meâlen):

“Hem Allâh’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın, sonra babaya anaya ihsan edin…” buyurmuş, kendisine ibadet ve kulluk vazifesini yaptıktan sonra, ana babaya iyilikte bulunmayı emretmiştir.

“Rasûlullah (s.a.v)'e bir adam geldi ve,

“Ey Allâh’ın Rasûlü, kendisine güzelce (iyilik ederek) dost olmama en layık insan kimdir.” dedi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Annendir” buyurdu. Adam “Sonra kim” dedi. “Yine annendir”,

“Sonra kim” “Yine annendir” buyurdu. Tekrar adam “Sonra kim” deyince, Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) “Babandır” cevabını verdi.”

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), üç kere ‘annene’ buyurarak iyiliğin önce anneye yapılması gerektiğini beyan ettikten sonra dördüncüde “Babaya iyilik ediniz.” buyurdular.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

• “Rabb’in rızası babanın rızasında; Rabb’in gadabı, babanın gadabındadır.”
• “Bir çocuk babasının hakkını, ancak onu köle olarak bulup sonra da satın alarak azad etmekle ödeyebilir.”

“Üç dua hiç şeksiz kabul olunur; Mazlumun duâsı, müsafirin duâsı ve anne-babanın evladına duâsı.” buyruldu.

İbn-i Abbas (r.anhümâ) buyurur ki: “Anne-baban ile beraberken, sert ve haşin olan efendisine karşı; zayıf, hakir ve kabahatli olan köle gibi ol.”