EZAN VE KAMETE DAİR BAZI HÜKÜMLER

• Bir namazın vakti gelmeden ezan okumak câiz değildir. Okunursa iâdesi lâzım gelir. Bunda, namaz vakitlerinin temkîne riâyet edilerek hesaplanmasının ve ezânı vakit girince okumanın ehemmiyeti ortaya çıkar.
• Cuma namazından başka bir farz için birden fazla ezan ve hiçbir farz namaz için birden fazla kâmet caiz değildir. Bir câmide ezan ve kâmetle vakit namazı kılındıktan sonra yalnız veya cemaatle aynı namaz için tekrar ezân ve kâmet okunmaz.
• Vitir, bayram namazları ile terâvih vs. nâfile namazlarda ezan ve kâmet yoktur.
• Ezân ile kâmet, vakit namazları için sünnet olduğu gibi kazâ namazları için de sünnettir.
• Birkaç kaza namazı başka başka yerlerde kazâ edildiği takdirde her biri için ezân ve kâmet lazımdır. Aynı yerde kazâ edildiği takdirde -her biri için hem ezân hem de kâmet daha faziletli ise de- ilk kazâ edilecek namaz için ezân ve kâmet okunup, diğerleri için sadece kâmet okunması kâfidir.
• Kâmet ile namaz arasında yemek, içmek gibi bir şey olursa kâmeti iâde etmek gerekir.
• Müezzinin ezân ve kâmet esnâsında konuşması ve selâm alması mekruhtur.
• Ezân okunurken işitenlerin susmaları, hatta Kur'ân okuyan kimsenin de durup ezânı dinlemesi daha faziletlidir.
• Ezân ve kâmeti işiten kimsenin bunları müezzin gibi kendi kendine okuması; ‘Eşhedü enne Muhammeden Resûlullâh’ denirken birincide salevât getirmesi, ikincisinde de “Karrat aynî bike yâ Resûlallah”* deyip baş parmak tırnaklarını öperek gözlerine sürmesi, ‘Hayye ale's-salâh ve hayye ale'l-felâh’ denirken de ‘Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh’ demesi müstehabdır.

Sabah ezanında “Essalatü hayrun mine’n-nevm” den sonra “Sadakte ve berirte” demek müstehaptır.

Manası: Gözüm zatınla nurlandı, yâ Resûllullah.