Hz. Muhammedin Hz. Ali ile Kızı Hz Fatımaya Zikir Öğretmeleri

Hz. Peygamber'in, Hz. Ali ile Kızı Hz. Fatıma'ya Namazdan Sonra ve Yatmadan Önce Okumaları İçin Bir Zikir Öğretmeleri

Hz. Ali şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber, kızı Fatıma'yı benimle evlendirdiklerinde onunla birlikte içi hurma lifleriyle doldurulmuş bir deri yastık, nakışlı bir kadife kumaş, iki değirmen taşı, iki testi ve bir de su kabı gönderdiler. Bir gün Fatıma'ya "Allah'a yemin ederim ki bugün çektiğim sulardan göğsüm ağrıdı. Allah Teâlâ, babana birçok ganimetler vermiştir. Gidip ondan bizim için bir hizmetçi istesen!"dedim. O da "Vallahi değirmen çevire çevire benim de ellerim yara-bere içinde kaldı"dedi. Sonra kalkıp babasının yanına gitti. Hz. Peygamber "Ey Fatma! Niçin geldin?"diye sorduklarında Fatıma "Sana selam vermek için geldim"dedi. Utandığından hiç birşey söylemeden geri döndü. Ne yaptığını sorduğumda "Utandım ve bu yüzden de birşey isteyemedim"cevabını verdi. Bunun üzerine ikimiz birlikte Hz. Peygamber'in yanına vardık. Huzuruna girdiğimizde ben "Ey Allah'ın Rasûlü! Su çekerken göğsüm ağrıdı"dedim. Fatıma da "Değirmen çevire çevire ellerim yara-bere içinde kaldı. Allah Teâlâ sana bol ganimet vermiştir. Bize bir hizmetçi veremez misin?"dedi. O zaman Hz. Peygamber şunları söylediler: "Allah'a yemin ederim ki açlıktan kıvranan ve karınlarına taş bağlayan Suffa ashabına verecek bir şey bulamazken size hizmeti veremem. Ben ele geçirilen köle ve cariyeleri satıp gelirini onlara infak edeceğim". Bunları duyduğumuzda ikimiz birlikte geri döndük. Biraz sonra da Hz. Peygamber bize geldiler. Biz o sırada yatağımıza girmiş kadife kumaş parçasını da üzerimize çekmiştik. Ancak başımıza doğru çektiğimizde ayaklarımız, ayaklarımızı örttüğümüzde de baş tarafımız açıkta kalıyordu. Onu gördüğümüzde yataktan çıkmaya davrandık. Hz. Peygamber bize engel olarak "Hayır kalkmayın! Size benden istediğiniz şeyden daha hayırlısını haber vermemi ister misiniz?"buyurdular. "Evet ey Allah'ın Rasûlü!"dediğimizde de şöyle dediler: "Size, Cebrail'in bana öğretmiş olduğu bazı kelimeleri öğreteceğim: Her namazdan sonra onar kere Sübhanallah, Elhamdulillah ve Allahu ekber deyiniz. Yataklarımıza girdiğinizde de Sübhanâllah ve Elhamdülillah kelimelerini otuz üçer kere, Allahu ekber kelimesini de otuz dört kere söyleyiniz". Allah'a yemin ederim ki bu kelimeleri Hz. Peygamber'den işittiğim günden ben bir gün olsun terketmedim.

Hz. Ali'nin yukarıdaki sözlerini dinlemiş olan İbnü'l-Kevvâ ona "Ey Ali! Bu kelimeleri Sıffin gecesinde de mi terketmedin?"diye sordu. Hz. Ali de "Allah Teâlâ siz Irak halkını kahretsin! Evet, Sıffin gecesinde de terketmedim"buyurdu (1).
Hz. Peygamber, Hz. Ali ile kızı Hz. Fatıma'ya şunları söylemişlerdir: "Size istediğiniz hizmetçiden daha hayırlısını söyleyeyim mi? Her namazdan sonra ve geceleri yatağınıza girdiğinizde otuz üçer kere Sübhanâllah ve Elhamdülillah, otuz dört kere de Allahu ekber deyiniz! Böylece her seferinde yüz olmuş olur"(2).
Hz. Fatıma bir gün Hz. Peygamber'e giderek işinin çokluğundan şikayetle "Ey Allah'ın Rasûlü! Ellerim değirmen çevirmekten yara içerisinde kaldı. Her gün bir defa un öğütüyor ve bir defa da hamur yoğuruyorum"dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdular: "Eğer Allah Teâlâ sana birşey vermek istersem o şey seni mutlaka bulacaktır. Fakat ben sana birşey vermek isterse o şey seni mutlaka bulacaktır. Fakat ben sana bundan daha hayırlısını haber vereceğim: Yatacağına girdiğinde otuz üçer kere Sübhanallah ve Allahu ekber, otuz dört kere de Elhamdülillah demen senin için hizmetçiden daha hayırlıdır. Sonra sabah ve aksam namazlarının arkasından şu kelimeleri on defa söyle: "La ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerike leh. Lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü yuhyî ve yümît, biyedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey'in kadîr (Allah'tan başka ilah yoktur. O tektir. O'nun ortağı yoktur. Mülk yalnızca O'nundur. Hamd O'na mahsustur. O diriltir ve öldürür. Hayır O'nun elindedir ve O'nun herşeye gücü yeter)". Bu kelimelerin her birisi için sana on hasene yazılır ve günahlarından da on tanesi silinir. Bunların her birisi İsmail'in zürriyetinden bir köle azat etmek gibidir. Şirk müstesna o gün işleyeceğin hiç bir günah bu kelimelerin sevabına yetişip onu sildiremez. Sabah söylediğin "Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerike leh."kelimeleri akşam onu bir kere daha söyleyinceye kadar seni her türlü kötülükten korur"(3).
___________________
[1] Terğib III/112 (İmam Ahmed'den. Munzirî ayrıca hadisi Buharî, Müslim, Ebu Dâvud ve Tirmizî'nin de rivâyet ettiğini kaydeder); İbn Sa'd VIII/25 (Bir benzerini).
[2] Kenz VIII/66 (Humeydi, İbn Ebî Şeybe, Abdurrezzak, Adenî, İbn Cerir, Hâkim ve başkaları Atâ b. Said'den, o babasından, o da Hz. Ali'den. Nesâî ve İBn Mâce de hadisin bir bölümünü rivayet etmişlerdir).
[3] Heysemî X/108 (İmam Ahmed Ümmü Seleme'den).


Sahabe Hayatı, M.Yusuf Kandehlevi