+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Duanın dinimizdeki yeri ve önemi nedir - (merak edenler buyursunlar inş.)

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  Dualar Forumunda Bulunan  Duanın dinimizdeki yeri ve önemi nedir - (merak edenler buyursunlar inş.) Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Duanın dinimizdeki yeri ve önemi nedir - (merak edenler buyursunlar inş.) Duanın dinimizdeki yeri Sual: Duanın dindeki yeri nedir? CEVAP Dua, Allah’a yalvararak muradını istemektir. Allahü teâlâ, dua edeni sever, dua etmeyene gazap eder. Dua müminin silahı, dinin temel direklerinden biridir. Yerleri, gökleri aydınlatan nurdur. Dua, gelmiş olan belaları giderir. ...

  1. #1
    Site Kurucusu
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    NEW YORK
    Mesajlar
    1.445
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Duanın dinimizdeki yeri ve önemi nedir - (merak edenler buyursunlar inş.)

    Duanın dinimizdeki yeri

    Sual: Duanın dindeki yeri nedir?
    CEVAP
    Dua, Allah’a yalvararak muradını istemektir. Allahü teâlâ, dua edeni sever, dua etmeyene gazap eder. Dua müminin silahı, dinin temel direklerinden biridir. Yerleri, gökleri aydınlatan nurdur. Dua, gelmiş olan belaları giderir. Gelmemiş olanların da gelmelerine mani olur. Allahü teâlâ, (Bana halis kalb ile dua ediniz! Böyle duaları kabul ederim) buyurdu. Bunun için, dua etmek, namaz, oruç gibi ibadettir. Yine (Bana ibadet yapmak istemeyenleri, zelil ve hakir yapar, Cehenneme atarım) buyuruyor. (Mümin 60)
    Allahü teâlâ, herşeyi sebep ile yaratmakta, nimetlerini sebeplerin arkasından göndermektedir. Zararları, dertleri def için ve faydalı şeyleri vermek için de, dua etmeyi sebep yapmıştır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Dua, ibadetin aslı ve özüdür. Allah katında duadan makbul bir şey yoktur. Dua 70 türlü kazayı önler. Ömrün bereketini artırır.) [Tirmizi]
    (Dua eden, üç şeyden hali değildir: Ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, Yahut ahirette mükafatını bulur.) [Deylemi]
    (Rabbiniz, elbette haya ve kerem sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp bir şey istedikleri zaman, onların ellerini boş çevirmekten haya eder.) [Ebu Davud]
    (Dua, müminin silahıdır.) [İbni Ebiddünya]
    (Allahü teâlâ dua etmeyene gazap eder.) [İbni Mace]
    (Dua belayı önler.) [Deylemi]
    Duanın yapılması mukadderata bağlıdır. Takdirde dua varsa elbette yapılır. Duanın belayı önlemesi kaza ve kaderdendir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kader, tedbir ile, sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan dua, o bela gelirken korur.) [Şir’a]
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Dua, kazayı, belayı defeder. Hadis-i şerifte (Kaza, ancak ve yalnız dua ile durdurulur) buyuruldu. (Tirmizi)
    Allahü teâlâ, dua edenleri, sıhhat ve selamet isteyenleri sever.
    Dua edip de duası kabul edilmeyenlere, kıyamet günü Allahü teâlâ, (Bu senin falan zamanda ettiğin duadır. O duanın yerine sana şu sevapları veriyorum) buyuracak, o kadar çok sevap verecek ki, o kimse, (Keşke dünyada hiç bir duam kabul olmasaydı da, bugün onların karşılıklarını görseydim) diyecektir. (T. Gafilin)
    Duaya inanmayanlar
    Sual: Bazıları, duaya inanmıyor, "Dua ile bir şey olmaz" diyorlar. Bunlara ne cevap verelim?
    CEVAP
    Duaya inanmayan kimseler, acaba Allah’a inanıyorlar mı? İnanmıyorlarsa, dua konusunda bir şey söylemek uygun olmaz. Eğer Allah’a inanıyorlarsa, duanın önemine de inanmaları gerekir. Çünkü Kur'an-ı kerimde, Allahü teâlâ, (Dua edin, kabul edeyim) buyuruyor. (Mümin 60)
    Şartlarına uygun edilen dua, kabul olur. Dua ile çok şeyler olur. Meşhur bir menkıbeyi bildirelim!
    Horasanda hırsızlardan birkaçı kaçar. Hiratlı bir demirci, gece evine dönerken, zaptiyelerce yakınında yakalanan hırsızlarla beraber tutuklanarak hapsedilir. Demirci, zindanda namaz kılıp, (Ya Rabbi, bu işte suçum olmadığını, ancak sen bilirsin. Beni buradan, ancak sen kurtarırsın) diye dua eder. Adil bir vali olan Abdullah bin Tahir, o gece bir rüya görür. Kuvvetli dört kimsenin, tahtını, tersine çevirirken uyanır. Hemen abdest alıp, iki rekat namaz kılar. Tekrar uyur. Yine o dört kişi, tahtını yıkmak üzere iken uyanır. Kendisinde, bir mazlumun ahı bulunduğunu anlar, zindan müdürünü çağırtıp der ki:
    - Zindanda bir mazlum mu var?
    - Bilmem ama, biri, dua edip gözyaşı döküyor.
    Dua eden mahkumu çağırıp halini sorunca mesele anlaşılır. Vali, özür dileyip der ki:
    - Şu parayı al ve herhangi bir arzun, bir işin olunca da bana gel.
    Demirci, minnetsiz konuşur:
    - Hakkımı helal ettim, ancak ihtiyacımı görmek için gelmem.
    - Niçin?
    - Benim gibi bir fakir için, senin gibi bir sultanın tahtını birkaç defa tersine çeviren sahibimi bırakıp da, dileğimi başkasına arzetmem kulluğa yakışır mı?
    Kazaya razı olmak
    Sual: (Belalara sabretmeyen, Allah’ın kazasına razı olmamış olur) deniyor. Bela, sıkıntı gelince dua etmek de kazaya rızaya aykırı mıdır?
    CEVAP
    Hayır. Dua etmek dinin emrine uymak olur. Belanın gitmesi için başka sebeplere yapışmak da dinin emridir.
    Dua iki türlüdür
    Sual: Sebeplere yapışmadan dua etmek uygun mudur?
    CEVAP
    İstenilen şeyin sebeplerine de yapışmak gerekir. Dua, iki türlüdür:
    1- Lafzî dua: Allahü teâlâdan lafızla yani sözle istemektir. Bu duanın kabul olması için şartlar vardır. Bu şartlar, dua edenin Müslüman olması, ihlâs sahibi olması, namazlarına devam etmesi, fâsık olmaması yani açıkça haram işlememesi, üzerinde kul hakkı bulunmaması gibi hususlardır.
    2- Fiilî dua: İstenilen şeyin sebebine yapışmaktır. Allahü teâlâ, her şeyi, bir sebeple yaratmaktadır. Allahü teâlâdan bir şey isteyenin, bu şeyin yaratılmasına sebep olan şeyi yapması lazımdır. Mesela, bir yeri ağrıyanın, ağrı kesici bir ilaç kullanması lazımdır. Bu ilacı kullanması, fiilî dua etmek olur. Fiilî duanın kabul olması için, sebebin tesirinin kesin olması, iyi bilinmesi lazımdır.
    Müslümanın, iyi ve caiz olan şeylerin sebeplerini bilip, dua için, bu sebepleri yapması lazımdır. Bu sebepler yapılınca, Allahü teâlâ, istenilen şeyi yaratır; çünkü sebepleri yapılan şeyi yaratması âdetidir. Aç olanın bir şey yemesi, fiilî sebebe yapışmak, fiilî dua etmek olur. (Ey Oğul İlmihali)
    İstiğfar ne demektir?
    Sual: Bir hadis-i şerifte, (Ölmüş ana babanız için, istiğfar edin) buyuruluyor. Onlar için estağfirullah mı diyeceğiz?
    CEVAP
    İstiğfar, af dilemek, günahların affedilmesini istemek demektir. Estağfirullah, ya Rabbi beni affet demektir. Hadis-i şerifte, (istiğfar edin) demek, (Ana babanın günahlarının affedilmesi için, gerekli hayır hasenatı yapın, onlar için dua edin) demektir. Yani dua etmek, Kur’an okumak, sadaka vermek ve çeşitli hayırlar yapmak, ölü için birer istiğfardır.
    İmanla ölmek için
    Sual: İmanla ölmek için bir dua var mıdır?
    CEVAP
    Doğru itikada sahip olup haramlardan kaçan ve ibadetleri yapan kimse, iman ile ölür. Namaz kılan kimse şu duayı okuması iyi olur.
    (Ya hayyü ya kayyum ya zel celal-i vel ikram. Allahümme inni eselüke en tuhyiye kalbi bi nuri marifetike ebeden ya Allah, ya Allah, ya Allah celle celalüh)
    (Bu duayı sabah namazının sünneti ile farzı arasında okuyan imanla ruhunu teslim eder.) [Tirmizi]
    Hanefi mezhebinde, sünneti ile farz arasında hiçbir şey okunmaz. Bu dua, namazdan sonra, dua ederken okunur. (Ey Oğul İlmihâli)


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254