Efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselatü vesselam şöyle buyurmuştur:
Ben de dahil bütün peygamberlerin söylemiş olduğu en faziletli söz ´Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerike leh´tir. (Allah´tan başka ma´bud yoktur. Allah birdir; O´nun ortağı yoktur!).

♥ Kim ´Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, leh´ül- mülkü ve leh´ül...-hamdü ve hüve alâ külli şey´in kadîr´ (Allah´tan başka ma´bud yoktur. Allah birdir; O´nun ortağı yoktur. Mülk O´nundur ve hamd O´na mahsustur. O, herşeye kâdirdir) sözünü her gün yüz defa söylerse, bu kendisi için on köle âzâd etmeye denktir. Aynı zamanda kendisine yüz iyilik yazılır ve defterinden de yüz kötülük silinir. O gün akşama kadar şeytanın şerrinden korunur. Bu sözleri kendisinden daha fazla söyleyenler müstesna, hiç kimse de onun yaptığından daha üstün bir amel yapmış olmaz.

♥ Abdestini güzelce aldıktan sonra gözlerini göklere çevirerek ´Ben Allah´tan başka ma´bud olmadığına, O´nun bir olup ortağı olmadığına ve Hz. Muhammed´in de O´nun kulu ve de Rasûlü olduğuna şâhidlik ederim´ diyen kul için cennetin bütün kapıları açılır. Böylece bu kişi cennete istediği kapıdan girebilir.

♥ Lâ ilâhe illallah diyenler için, ne kabirlerinde ve ne de mahşer gününde herhangi bir yalnızlık ve üzüntü yoktur. Sûr´un üfürülmesi ânında bu kişilerin başlarından topraklar saçıldığı halde kalkarak ´Hamd, bizden üzüntüyü uzaklaştıran Allah´a mahsustur. Rabbimiz affedici ve şükredenlerin şükrünü kabul edicidir´ dediklerini şimdiden görür gibi oluyorum.

♥ Hz. Peygamber birgün Ebu Hüreyre´ye şunları söyler: ´Ey Ebu Hüreyre! Kıyamet gününde, işlediğin her hasene tartılır. (Yani tartıya dahildir) Ancak Allah´tan başka ma´bud olmadığına şâhidlik etmen bu hükmün dışındadır; bu şehâdet, teraziye konulmaz. Çünkü ihlâsla getirilen şehâdet terazinin bir kefesine yedi kat gök ve yedi kat arz da diğer kefesine konsa yine de lâ ilâhe illallah ağır basar´.

♥ Huzuruna, yer dolusu günah ile de gelse, Allah Teâlâ sıdk ile lâ ilâhe illallah diyen kimsenin bütün günahlarını affeder.

♥ Hz. Peygamber, Ebu Hüreyre´ye şöyle der: ´Ey Ebu Hüreyre! Can çekişen kimseye lâ ilâhe illallah´ı telkin et; zira lâ ilâhe illallah, günahlar yığınını yıkıp târûmâr eder´. Ebu Hüreyre´nin ´Ey Allah´ın Rasûlü! Bu ölüler için böyle... Peki diriler için durum nasıldır?´ diye sorması üzerine de şöyle buyurur: ´Diriler için, günahları daha fazla ortadan kaldırıcıdır´.

♥ İhlâsla lâ ilâhe illallah diyen kimse cennete girer.

♥ Hz. Peygamber bir gün, ´Cennete girmekten imtinâ edip Allah´tan, ürken develerin sahiplerinden kaçışı gibi kaçan kimseler müstesna hepiniz (mü´min olduğunuz için) cennete gireceksiniz´ buyurdu. Bunun üzerine ´Ey Allah´ın Rasûlü! Cennete girmekten imtina ederek Allah´tan ürküp kaçanlar da kimlerdir?´ diye soruldu. Rasûlullah buna şöyle cevap verdi: ´Kim lâ ilâhe illallah demezse işte o, cennete girmekten imtinâ etmiş ve Allah´tan ürkerek kaçmıştır.

Bu bakımdan onunla aranıza perdeler gerilmeden önce bu mübarek kelimeyi çokça söyleyin; çünkü tevhid ve ihlâs keli-mesi budur. Takvâ kelimesi ve kelime-i tayyibe budur. Bu kelime hakkın dâveti ve kopmaz kulpudur. Bu kelime aynı zamanda cennetin de bedelidir´.

´İyiliğin karşılığı ancak iyiliktir´ (Rahmân/60) ayetinin tefsirinde şöyle denilmiştir: ´Dünyadaki iyilik lâ ilâhe illallah ´tır´. Ahirette verilecek olan iyilik ise cennettir´.

Şu ayet de aynı şekilde tefsir edilmiştir: ´Güzel davrananlara (iman edip güzel amel işleyenlere) daha güzel bir karşılık (cennet) ve fazlası vardır´. (Yûnus/26)

Berâ b. Âzib, Hz. Peygamber´den şöyle rivayet eder:
♥ ´Kim on defa ´Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerike leh, lehü´l-mülkü ve lehü´l-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr´ (Allah´tan başka ilah yoktur. Allah tektir ve O´nun ortağı yoktur. Mülk ve hamd O´na aittir. O herşeye kâdirdir) derse, bir köle âzâd etmekten elde edilen ecre denk bir ecir elde etmiş olur.

Bu hadîsin başka bir rivayetinde ´köle´ tâbiri yerine ´nefis´ mânasına gelen ´neseme´ tâbiri yer almaktadır.

Amr b. Şuayb, babasından, o da kendi babasından Rasûlullah´ın (s.a) şu hadîsini rivayet etmektedir:
♥ Kim günde iki yüz defa ´Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü´l-mülkü ve lehü´l-hamdü ve hüve alâ külli şey´in kadîr´ derse kendisinden önce gelen hiçbir kimse onun önüne geçemediği gibi, kendisinden sonra gelen hiçbir kimse de ona yetişemez. Ancak onun bu amelinden daha faziletli bir amelde bulunan kimse müstesnadır.

♥ Kim (çarşıda veya) pazarda ´Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü´l-mülkü ve lehü´l-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şey´in kadîr´ (Allah´tan başka hak ma´bud yoktur. Allah birdir ortağı yoktur. Mülk ve hamd O´na aittir. Dirilten ve öldüren O´dur. O her şeye kâdirdir) derse, Allah Teâlâ ona bir milyon iyilik yazdığı gibi onun bir milyon kötülüğünü de defterinden siler ve kendisi için cennette bir köşk binâ eder.

Bir rivayette; kul, lâ ilâhe illâllah dediği zaman, bu kelime o kulun defterine gelir, o defterdeki herhangi bir hatayı tedkik ânında görürse siler. Böylece kendisi gibi bir haseneyi görünceye kadar devam eder. Bu haseneyi gördükten sonra onun yanında karar kılar diye vârid olmuştur.

Sahih´de Ebu Eyyûb, Hz. Peygamber ´den şöyle rivayet eder:
♥ ´Allah´tan başka mâ´bud yoktur. Allah bir´dir. O´nun ortağı yoktur. Mülk ve hamd O´na aittir. O herşeye kâdirdir´ meâlindeki kelimeleri on defa okuyan kimse, Hz. İsmail´in evlâtlarından esir düşen dört kişiyi azâd etmiş gibi olur.

♥ Yine Sahih´de Ubâde b. Sâmit tarafından Hz. Peygamber´den şöyle rivayet edilmiştir: Geceleyin uyanıp, ´Allah´tan başka ma´bud yoktur. Allah birdir. O´nun şeriki yok. Mülk ve hamd O´na mahsustur. O herşeye kâdirdir ve bütün noksanlıklardan münezzehtir. Hamd yalnızca O´na mahsustur. O´ndan başka ma´bud yoktur. O herşeyden daha yücedir. Günahtan dönüş ve ibâdete yöneliş ancak yüce Allah´ın kuvvet ve kudretiyle olur´ mealindeki kelimeleri okuyan bir kimse bundan sonra ´Ey Allahım! Beni affeyle derse, günahları affolunur; dua ederse duası kabul edilir; abdest alarak namaz kılarsa namazı kabul olunur.