Ağır bir yüktür yalnızlık...




Yalnızlık ‘’ağır’’ bir yüktür…

Soğuktur…
Suratsızdır…
Kendine aşıktır…
Bencildir…

Sen o’na sarılırsın
‘’O’’ seni küçümser…

Haksız da değildir esasında…


Bilir ki çaresizsindir…
Yorgunsundur…
Ve o’na muhtaçsındır…

-Ama…
-Şşşş susssssssss!
-Konuşmanın ne yeri ne de zamanı kalbim… Sadece dinle… Dinle ki anla… Anla ki ağlama!


Koşulsuzdur ‘’yalnızlık’’…


Sen istesen de istemesen de ‘’o’’ hep vardır
Ve gitmeyen/yitmeyen tek duygudur…

Lakin bu oyunda ne sen ne de o suçlu makamındadır…


Madem suskun ruhundan arta kalan kırık dökük sesler yalnızlığa düşmüştür
Alıp götürdüklerini ‘’hiç’’ saymak yapabileceğin en onurlu davranıştır…

-Al senin olsun varlığım…
-Ekşitme kırma…
-Ve hep yanımda kal… Sende gitme… Ne olur…


Zafer ‘’her zaman’’ o’nundur…


Dedim ya;

‘’Sen istesen de istemesen de…’’

Yalnızlığın kalıcı tek yanındır…

- Saat gece yarısını çoktan geçti… Sessizlik çöktü içime ansızın…
- Güldüm… Düşündüm…
- İyi ki ‘’o’’ var…


Sessiz…


Yorgun…

Uzun bir gecenin çığlığına ‘’merhaba’’…
‘’Hoşça kal’’ demek için öyle sus-pus ki gece


L a l k e s i l d i m !