Aşk. aşk. aşk...



aşk, aşk, aşk...

hep senden bahsettik.
cümlelerimize virgül yerine seni koyduk, nokta yerine yine seni.
de çok söyledikçe değerin dillere mi düştü, ya da cümlemizin gözündeki değerin mi?
ya da tam tersi, dillerde dolaştıkça her lisana yayıldın da sürekli arttın mı?
ikisi de ihtimaller dahilinde tabii ki ama. unuttuğumuz bir şey de yok değil.

basit bir fizik kanunu

"kainatta hiçbirşey yoktan varolamaz, vardan da yok olamaz."
ve tabii ki ALLAH teala istemedikçe...

o zaman o biryerlere saklanmış bizi bekliyor.

bu sırrı çözen de var, çözemeyen de.

kimi bir mumun alevinde buluyor onu,
kimi gökyüzünün derinliklerinde.
kimi de, gülünce yüzü ay gibi parlayan bir dilberin yüreğinde.