Elbet kapalı kapılar bir gün açılacak,


Unutmaktı doğrusu, en zoruydu ama doğru olandı..

Hafızam, beni desteklemendi tek isteğim..

Şimdi anlamını kavrayamadığım rüyaları hayra yormakla meşgulüm..

Kafamdaki seni silsem kalbimdeki seni silemiyorum, yanıyorum, çare arıyorum..

Nefsimin prangalarında hakikat aşkına kurduğum hayallerin sızısıyla ...kıvranıyorum..


Şimdi istediğim sadece benim için hayırlı olandır… Senin benden razı olduğun yol, beni Sana ulaştıracak yöntem, kalbimi Nuruna açacak anahtar, gözümü Senden başka her şeye kör edecek bir tılsım… Hepsi Sende ve hepsi bir “ol” emrinde…

Sorular, ah o sorular… Ve verilemeyen cevaplar, kızaran yüzler, muhatabın gözlerinden hızla kaçan mütereddit gözler, susuşlar, üstü kapalı ifadeler ve daha nicesi…

Unutmak lazımdı, yutmak lazımdı kelimeleri, kararlı olmak lazımdı, sabretmek ve tevekkülle O’nun ipine sarılmak…

Hatırladıkça yanmak lazımdı, bir daha asla diyebilmek lazımdı… İradeli olmaktı beklenen, tutarlı davranmaktı, En Sevgili’den gayrisine yakışır mıydı bu denli sevgi, ah…

Ah ki yan(ı)lışıma, ah ki bağlanışıma, ah ki bin ah’ı hak eden ahvalime…

Zorla alınmış kararlar var şimdi… Bakmayacağım yüzüne diye Rabbine yemin eden dudaklar var, bir hamle daha kesinlikle atmayacağım diyen bir sızılı kalp…

Beni Sana yaklaştırmak istersen bunu Sen istediğin gibi yaparsın, benim istediğim nedir ki… Ey Yaratıcım, her bir zerrem Sana kurban olsun, bu can bu ten Senindir, Senin yolunda yaşat bu acizi, Senin yolunda öldür, Sen sev beni, Sevgili’ne (SallALLAHü aleyhi ve sellem) de sevdir, sevdiklerine de sevdir… Bu titreyen ellerimi boş bırakma, kalbimin kirlerinden arındır da Huzuruna çağırdığında o halimle görünmeyeyim Sana, aşkını öyle temiz bir şekilde sakla ki bende Senden başkasına meyletmeyeyim, rızanı öyle bir ufuk kıl ki ondan başkalarına koşmayayım, başka gaye bilmeyeyim, başka yolda ter dökmeyeyim… Canımı yolunda al Rabbim, Sana koşarken al emanetini…



Unutamadığım ey, ölecek ve bekleyeceğim

Yaralı yüreğime bu sevdayı gömecek ve bekleyeceğim

Elbet kapalı kapılar bir gün açılacak,

Elbet sabreden muradına erecek…

Sabır bu acıları da dindirecek

Hz. Eyyub’un (as) iniltileri arşın kapılarını zorlarken bir gün bu aciz mi aciz yakarışlarım beni Rabbimizin rızasına ulaştıracak… Dileğim budur Rabbim, başkasını verme bana, uzattığımda elimden Senden başkası tutacaksa ve alıp götürecekse beni Senden uzaklara kes elimi, bağla dilimi, bırakma beni Sensizliğin amansız cehenneminde, yok ki Senden başka yardımcım… Yok ki başka Rabbim, Ey Rahman ve Ey Rahim, ey kullarını işiten, kalplerini temizleyen, acılarını dindiren, rızasına eriştiren, beni de sar rahmetinle, beni de yak aşkının ateşiyle, yolumu yolun eyle, Sana yakınlığı sonum eyle… Efendimiz (sav) hürmetine, kur’an hürmetine, kabe hürmetine, Seni sevenler hürmetine ve Senin sevdiklerin hürmetine… Amin…