Rasulullah'ın, Mü'm İn Kadınlara Karşı Davranışlarından Bazı Örnekler:

Mescidde bir çocuğun ağlamasını duyması ve annesine karşı ince kalpliliğinden dolayı namazını kısa tutması:
Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: "Rasulullah: 'Namaa kılacaktım, namazı biraz uzatmak istiyordum ki, o arada bir çocuğun ağladığını duydum; annesinin o-nun ağlamasından dolayı duyacağı acıyı iyi bildiğimden namazımı kısa tuttum.[604]
Rasulullah'ın, namazdan sonra, kadınların önce çıkmaları için erkek­lerle beraber biraz beklemesi:
Ümmü Seleme anlatıyor: "Rasulullah (namazı bitirip) selam verince, kadınlar da selam verir ve ayağa kalkarlar. Rasulullah kadınların kolayca (çıkmaları) için ayağa kalkmadan biraz beklerdi. İbn Şihab diyor ki: "Allah'a yemin olsun ki Rasulullah'ın beklemesi cemaatten ayrılan erkeklerin kadın­lara yetişmeden kadınların çıkmalarını sağlamak içindi."[605]
Rasulullah'ın bayram törenlerine katılmaları için hayızlı kadınların ve kölelerin dışarı çıkartılmasını emretmesi:
Ümmii Atiyye anlatıyor: "Rasulullah'ı: 'Yetişkin kızları, perde arkası ehlini ve hayızlı kadınları mü'minlerin davetlerine iyi işlere katılmaları için dışarı çıkartınız. Hayızlı kadın da namazgahtan uzak dursun' derken işit­tim."[606]
Rasulullah'ın, bayram günü kadınlar duymadılar zanm ile onlara ayrıca nasihatte bulunması:
Cabir b. Abdullah haber veriyor ve diyor ki: "Rasulullah, Ramazan bayramı günü kalktı önce namaz kıldırdı sonra da hutbeye çıktı. Hutbeyi bitirince aşağı indi. (Başka bir rivayette [607]de kadınlar duymadılar zannede­rek) kadınların bulunduğu yere geldi ve onlara nasihatte bulundu."[608]
Rasulullah'ın Ensar'dan olan kadınlar için uzunca bir müddet ayakta durması ve onlara olan sevgisini belirtmesi:
Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: "Rasulullah, kadınların ve sabi çocukların dü­ğün yemeğine geldiklerini görünce, ayağa kalkarak: 'Allah'ım, en çok sevdi­ğim insanlar sizlersiniz' dedi ve bu sözü üç defa tekrar etti."[609]
Rasulullah'ın deve çobanının sesini duyunca kadınlara hürmeten daha sessiz olmasını tavsiye etmesi:
Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: "Rasulullah -hanımlarından birkaçı ve Ümmü Süleym ile beraber- yolculuğa çıktı. Yanlarında develeri sevk ve idare eden Enceşe adlı bir köle de vardı. Ahmed b. Hanbel'in rivayetinde[610] köle, develeri çok sert bir şekilde sevk ve idare ediyordu. Bunun üzerine Rasulullah: 'Yavaş ol ey Enceşe, kadın götürüyorsun' buyurdu.[611]
Rasulullah'ın, hurma taşıyan kadına acıyarak terkisine binmesi içir devesini çöktürmesi:
Ebu Bekir'in kızı Esma anlatıyor: "... Ben Rasulullah'ın Zübeyr'e ayır vermiş olduğu arazisindeki hurma çekirdeklerini taşıyordum. Bu hurmalı Medine'deki evimden bir fersahın üçte-ikisi kadar uzaklıkta idi. Birgt başımda hurma çekirdeği yüklü olarak evime gelirken Rasulullah rastladım. Yanında Ensardan bazıları vardı. Rasulullah beni çağırdı. Son beni terkisine bindirmek için devesine 'ıh! ıh!1 dedi. Fakat ben erkekler beraber gitmekten utandım... Rasulullah benim utandığımı anlayın* (bırakıp) gitti."[612]
Rasulullah'ın, Hz. Osman'a hasta olan hanımına bakması içinBedı savaşına katılmama izni vermesi:
İbn Ömer anlatıyor: "Bedir harbine katılmayan (Osman'a) gelin Rasulullah'ın kızı onun nikahı altında ve hastaydı. Rasulullah ona: 'Bec harbinde bulunanın hissesi kadar sana ecir ve pay var' buyurdu."[613]
Rasulullah'ın, hac yolunda hanımına arkadaşlık etmesi için bir adam cihada çıkmaktan vazgeçmesini emretmesi:
İbn Abbas anlatıyor ve şöyle haber veriyor: "Adam dedi ki: 'Ey Allah Rasulü! Ben şu şu yere giden orduyla yola çıkmak istiyorum." (Müslim'in vayetinde: 'Şu şu yere giden orduya ismimi yazdırdım) Hanım ise hacca g mek istiyor. Bunun üzerine Rasulullah: 'Hanımınla beraber g buyurdular."[614]
Rasulullah'ın kendisine bildirilmeden, bir kadının defnedildiği gün üzülmesi ve bazı sahabileriyle ona dua etmek için kabre gitmesi:
Ebu Hureyre rivayet ediyor: "Siyahı bir erkek yahut bir kadın mesc süpürürdü. (Diğer bir rivayette[615] Ben onun sadece kadın olduğunu gördi (kadın) ölmüştü. Rasulullah ondan sorunca: 'O öldü' dediler. RasululU 'Niçin bana bildirmediniz? Kabrini bana gösterin' dedi. Daha sonra kadir kabrine geldi ve ona dua etti."[616]
Rasulullah'ın, mü'mine kadınlara karşı davranışlarından bahseden bu misalleri, Buhari ve Müslim'in tarhiç ettiği, Rasulullah'ın kendisinin önünde tef çalmayı nezreden bir kadına izin verdiğini bildiren eşsiz bir misalle bitiri­yoruz. Bureyde rivayet ediyor: "Rasulullah, gazalarından birine çıkmıştı. Seferden dönünce siyahî bir cariye: 'Ey Allah'ın Rasulü! Ben, şayet Allah se­ni selamet içinde geri döndürürse senin önünde tef çalıp şarkı söylemeyi nezrettim1 dedi. Bunun üzerine Rasulullah, kadına: 'eğer nezrettiysen peki çal, yoksa çalma1 buyurdu. Kadın da (def) çalmaya başladı..