Başörtülü vekil istiyoruz



Eğitim-Bir-Sen'in 4. Olağan Genel Kurulu, büyük coşku ve heyecan içerisinde, geniş bir katılımla gerçekleştirildi.



[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Kongreye katılan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, katsayı ve başörtüsü yasağı konusunda attığı cesaretli adımlar nedeniyle, eğitimcilerin doldurduğu bütün salon tarafından alkışlandı. Kongrede konuşan Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkan Ahmet Gündoğdu ise, kamu görevlilerine uygulanan kıyafet yasağının kaldırılmasını isteyerek, önümüzdeki dönemde Meclis'te başörtülü vekil görmek istediklerini açıkladı.
Eğitimbirsen'in MEB Şura Salonu'nda dün başlayan kongresine, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Necmettin Aydın, diğer partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Kongrede, Eğitimbirsen ve Memursen'in kurucu genel başkanı Mehmet Akif İnan, dualarla anıldı.
Kongrenin açılış konuşmasını yapan Eğitimbirsen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, eğitim ve sendikal hayatın sorunlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. 2002'de 18 bin olan üye sayısı 2011 Şubatı itibariyle 170 bine çıkardıklarını açıklayan Gündoğdu, "Eğitimbirsen olarak sendikacılığa tartışmasız yeni bir soluk getirdik" diye konuştu.
Merve Kavakçılar meclise

Özgürlüklerinden yana tavrı nedeniyle YÖK Başkanına teşekkür eden Gündoğdu, "Sayın YÖK Başkanımızı tebrik ediyor, kutluyoruz. Eğitimbirsen üyelerinin takdirlerini kazandığını ifade etmek istiyorum. Ancak biz kişiye bağlı bu duruşun kurumsallaştırılmasını ve özerk üniversite yolunda yeni adımlar atılmasını bekliyoruz. Onun için üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılmasını istiyoruz" dedi.
Kamuda çalışanlara yönelik kılık kıyafet yasağının da kaldırılmasını isteyen Gündoğdu, "Üniversite öğrenimini bitiren kızlarımızın başörtülerini çıkarmadan kamu kurumlarında görev yapmalarını istiyoruz. TBMM'de, yüzde 99'u müslüman olan bir ülkede başörtülü diye başbakanıyla, bakanlarıyla Merve Kavakçılara haddini bildirmesine tahammül edemeyiz. Artık Merve Kavakçıların Meclise girmesini istiyoruz" diye konuştu.
Danıştay'ın son ALES kılavuzundaki yasak kararını da eleştiren Gündoğdu, "28 Şubat dayatması katsayı uygulamasına hamilik yapan Danıştay değişmemekte direniyor. Üniversite öğrencisi kızlarımızın başörtüsüne el uzatanlara hukuki destek merkezi gibi çalışmaktan yorulmadı. Üniversite bitirmiş öğrencilere toplum mühendisliği yapmaya çekinmiyor musunuz? Utanmıyor musunuz?" diye konuştu. İlköğretimin kademeli hale getirilmesini öngören son şura kararının hemen uygulamaya konulması çağrısı yapan Gündoğdu, "Artık şura kararları rafta kalmasın. 18. Milli Eğitim şurasında alınan 200'e yakın karar, geciktirilmeden hayata geçirilsin" diye konuştu.
Çubukçu: İnsan merkezli sendika

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ise, Eğitimbirsen'in kurulduğu günden bu yana eğitim camiasının sorunlarının çözümünde ciddi çalışmalar yapıp, her zaman kendilerine büyük katkılar yaptığını söyleyerek, sendikaların nasıl olması gerektiğini ise şöyle anlattı: "İnsan hak ve özgürlüklerini merkeze alan, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü yaşam tarzı olarak belirleyen, sloganla değil fikir ve icraatla gündeme gelen bir sendikacılık anlayışı benimsenmelidir".
Aydın: Eğitim sistemi çıkmazda

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Necmettin Aydın da, sendikacılığın muhalif olmak anlamına geldiğini söyleyerek, "Kahramanlıktır. Biraz dik duruş ve yiğitliktir. Bu yiğitlik, Memursen ve Eğitimbirsen'de vardır" dedi. Memur sendikacılığının iki eksiği bulunduğunu kaydeden Aydın, "Bunlar, grev ve siyaset hakkı. Grev olmadan sendikacılık olmaz. Memurların siyaset hakkını da mutlaka alması lazım" dedi.
Şu anda eğitimin 3 temel olması gereken ayağının eksik olduğunu kaydeden Aydın, "Bu eğitim sistemi, manevi eğitim verememektedir. Materyalist felsefeye oturmuştur. Sosyolojimiz Durkheime, psikolojimiz Freud'a dayanıyor. Hepsi dini, karşısına ideoloji olarak koyan isimlerdir. Eğitim sistemimiz, hala onların etkisindedir" dedi.
Üniversite gençliğinin yüzde 40'ının evliliği gereksiz gördüğünü hatırlatan Aydın, "Gençliğimiz, elimizden kayıp gitmektedir" dedi. Ayrıca mesleki eğitim sorunun hala çözülemediğini de vurgulayan, "Çocuklarımıza mezun olduğunda, doğru dürüst bir meslek öğretemiyoruz" dedi. 350 bin öğretmen adayının hala atanmayı beklediğini kaydeden Aydın, "20 yıl okutmuşuz hala tayin bekliyor. Soruyorum bu çocukları o zaman niye okuttunuz? Öğretmenlikten başka ne iş yapabilir?" diye konuştu.
Eğitim sisteminin bugün bir çıkmazda olduğunu kaydeden Aydın, "Palyatif tedbirler uygulanıyor. Gençliğimizi yok eden bir sistem. Hiçbir tedbir de yok. Gelinen nokta sıfırdır" diye konuştu.
Prof. Özcan: YÖK'ün kapılarını açtık

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan salon tarafından büyük alkış alan kısa konuşmasında, şu ifadelere yer verdi: "Yeni YÖK diyebileceğimiz YÖK'ün eskisinden en büyük farkı, kapılarını herkese açmasıdır. Özellikle sendikalarımıza. Evvelden önünden bile geçmeyi düşünemediğiniz bir kuruma şimdi elinizi kolunuzu sallayarak geliyorsunuz. Taleplerini söylüyorsunuz. Meselelerimizi tartışıyoruz ve çözüm yollarını beraber arıyoruz. En büyük farkımız budur. Milletle ile kucaklaşmak". Katsayı ve başörtüsü konusunda kırılma noktaları yaşandığı anlarda Eğitibirsen'i yanlarında bulduklarını söyleyen Özcan, "Desteklerini hiç esirgemediler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Hem yükseköğretime katkıları hem de demokrasinin güvencesi olacak çalışmalarıyla kendilerine çok müteşekkiriz" dedi.