Kanlı biten bin ladin operasyonunda, yalanlar ve yanlış bilgiler havada uçuşuyor

Bin Ladin'e yönelik operasyonda da, birçok yalan ve açıklanmayan gerçek bulunuyor.

Kanlı operasyonunda, yalanlar ve yanlış bilgiler havada uçuşuyor -

En başta, ortada hala bir fotoğraf veya kamera kaydının bulunmaması. Bu da doğal olarak, 'Ladin gerçekten öldürüldü mü öldürülmedi mi?" sorusunu akıllara getiriyor.

Yaklaşık 10 yıldır aranan ve yakalamak için iki ülkeyi işgal edip milyonlarca insanı katleden Neo-Conlar etkisindeki ABD ve müttefiklerinin, Pakistan'da gerçekleştirdiği son operasyonun üzerinden zaman geçtikçe, birçok çelişki ortaya çıkıyor. Yapılan açıklamalardaki tezatlar ve saklanan gerçekler, akıllarda yeni soru işaretleri oluşturuyor. Pakistan'daki operasyona ilişkin gizemler, Saddam Hüseyin'in idam sürecini hatırlatmaya başladı. Çelişkiler nedeniyle, başta internet siteleri olmak üzere dünya basınında birçok komplo teorisi üretiliyor.
İlk çelişki

Bin Ladin'in katledildiği iddia edilen operasyona ilişkin çelişkili bilgilerin ilki, Beyaz Saray'dan geldi. Operasyonun yapıldığı ilk gün CIA'ya dayandırılarak verilen bilgide, Ladin'in Amerikan askeri birliklerine karşı silahla direndiği ileri sürülüyordu. Ancak birkaç gün geçince Beyaz Saray, Ladin'in aslında silahsız olduğunu ama buna rağmen direndiği için öldürüldüğünü açıkladı. Bin Ladin'in de silahsız olmasına rağmen ABD güçlerine direndiği için öldürüldüğünü itiraf eden Obama'nın Sözcüsü Jay Carney, "Direnç, illa silah olmasını gerektirmiyor" ifadesini kullandı.
Niye öldürüldü?

Silahsız olmasına rağmen neden öldürüldüğünü ilişkin iddialara cevap, Bin Ladin ile mülakat yapan az sayıdaki gazeteciden biri olan Independent gazetesinin deneyimli muhabiri Robert Fisk'ten geldi. Fisk, "Bin Ladin, öldürülmeden de yakalanabilirdi, ancak sorgusunda anlatacakları ABD için kaygı verici olurdu. İstenilse sağ ele geçirilebilirdi. Ancak yargılanırken anlatacakları, bazı kesimleri rahatsız edebileceği için öldürülmesine karar verildi" ifadesini kullandı.
Muamma ve gizlilik

Ladin'e yönelik operasyon ve sonrasındaki gizlilik, ABD'nin bugüne kadar hep gündeme getirilen 'hayali düşman' ve 'uydurma gerekçeleri' için haklı bir zemin oluşturdu. Terörizmle mücadele adı altında 10 yıldır yürüttüğü vahşet, işgal ve katliamları dünyanın göz önünde gerçekleştiren ABD, baş düşman ilan ettiği 'Bin Ladin ve Saddam Hüseyin'e yönelik operasyonlara ilişkin detayları nedense tam bir gizem ve sır gibi sakladı. Bu da akıllarda, birçok yeni soru işaretine neden oldu.

Saddam Hüseyin'in, 2003'te Tıkrit'te garip bir şekilde sığınıkta yakalanması, Irak mahkemelerinde yargılanması, 2006'da idam edilişi ve sonrasındaki gelişmeler, tam bir soru yumağı ve muamma içeriyordu.

Bin Ladin'e yönelik operasyonda da, birçok yalan ve açıklanmayan gerçek bulunuyor. En başta, ortada hala bir fotoğraf veya kamera kaydının bulunmaması. Bu da doğal olarak, 'Ladin gerçekten öldürüldü mü öldürülmedi mi?" sorusunu akıllara getiriyor.
Niçin denize atıldı?

Bin Ladin operasyonuna ilişkin bir muamma da, cesedin defnedilme tarzına ilişkin. ABD'li kaynaklar, Ladin'in cesedinin denize gömüldüğünü açıkladı. Dünyanın en çok aranan kişisinin cenazesini kabul etmek isteyen bir ülke bulunamayacağı, şehit veya kahraman muamelesi görmemesi için böyle bir karar alındığının açıklaması, hiç kimseyi tatmin etmedi. Ceset görüntülerinin yanı sıra defin ve cenaze merasimine ilişkin görüntülerin de gizlenmesi, 'Acaba her şey senaryo mu?" sorusunu gündeme getiriyor. Öte yandan birçok soru işaretine rağmen, Saddam Hüseyin'in cenazesi memleketi Tıkrit'e defnedilmişti.
Neden ABD'ye inanalım?

Bin Ladin'le röportaj yapabilmiş dünyadaki 3 gazeteciden biri olan Londra merkezli El Kuds El Arabi Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Abdülbari Atwan, bir televizyon kanalında katıldığı programda "ABD'ye neden inanalım?" diye sordu ve Irak örneğine dikkat çekti. Binanın ele geçirildiği, insanların öldürüldüğü söylenmesine rağmen hala tek bir fotoğraf bile olmadığını kaydeden Atwan, " Ceset nerede, denize gömdüklerini söylediler ama neden biz görmedik. ABD, Saddam'ın iki oğlunu öldürdüğünde basın için özel görüntü ayarlanmıştı. Saddam'ın asılmasını da gördük. Usame Bin Ladin neden kameralara gösterilmedi ki biz emin olalım. Ve neden denize atıldı; o bir Müslüman ve bu durum İslam kurallarına aykırı, etik ve insanlık dışı" diye konuştu.

"Ben inanmıyorum ve bu insanlar zaten yalancıdır" diyen Atwan, "Daha önce Irak'ı, Saddam kitle imha silahlarına sahip diye işgal ettiklerini söylediler ama öyle bir şey yoktu; yüz binlerce insan öldürüldü. Şimdi nasıl inanabiliriz. Bütün bu hikayeyi uydurmuş olabilirler, belki çok uzun zaman önce öldürüldü, belki tutsak ya da öldürülmedi"
Komplo teorileri

Ladin operasyonuna ilişkin çelişki ve muammalar, birçok komplo teorisinin havada uçuşmasına neden oldu. Cesede ve define ilişkin görüntülerin yayınlanmaması, internet dünyasında başta 'Ladin ölmedi' iddiası olmak üzere birçok komployu gündeme getirdi. Ağırlıklı iddia, uzun yıllardır Afganistan'ın Tora Bora dağlarında saklanan bin Ladin hâlâ yaşıyor. Öldürülen kişi Ladin değil. O yüzden fotoğraflar yayınlanmıyor.

Başka bir iddia ise, Ladin'in sağ ele geçirildiğine ilişkin. Ladin, CIA ajanları tarafından gizli bir yerde sorgulanıyor. Komplo teorilerinden birisine göre ise, Usame bin Ladin böbrek yetmezliğinden çoktan öldü ve bu bilgiye ulaşan Obama da "Operasyon yaptık" diyerek bu ölümü bir seçim kozu haline getirdi. Farklı bir iddiaya göre de, Ladin ABD askerleri tarafından değil, baskından kurtulamayacağını anlayınca koruması tarafından öldürüldü. Çünkü Ladin yakın korumasına, "Köşeye sıkışırsak beni sağ yakalamalarına izin verme" talimatını vermişti.