Cemal Gürsel:Said Nursi'yi Ispartaya defnedin
29 Mayıs 2011 / 08:28
Said Nursi'nin kabrinin nerede olduğu tartışmalarına bir katkı da tarihçi Prof. Dr. Cemil Koçak'tan geldi

Risale Haber-Haber Merkezi
Bediüzzaman Said Nursi'nin kabrinin nerede olduğu tartışmalarına bir katkı da tarihçi Prof. Dr. Cemil Koçak'tan geldi. Star gazetesindeki yazısında Koçak, ihtilalci Bakanlar Kurulunun Said Nursi'nin mezarının Urfa'dan Isparta'ya nakledilmesinin tartışıldığını tutanaklarıyla açıkladı.
İlginç ifadelerin yer aldığı tutanaklarda Said Nursi'nin naaşının Isparta'ya naklini bizzat Cemal Gürsel'in istediği ortaya çıktı.
İşte Cemil Koçak'ın yayınladığı ihtilal sonrası oluşan bakanlar kurulunun Said Nursi tutanakları:
Saidi Nursi’nin mezar yeri
27 Mayıs dönemi ile ilgili olarak son zamanlardaki en önemli tartışmalardan biri de Saidi Nursi’nin mezar yeridir. Pek çok söylenti, efsanelerle karmakarışık olarak günümüze kadar gelmiştir ve maalesef devam etmektedir. Elbette bu konudaki en önemli havadisler, kulaktan kulağa yayılmış söylentilerdir. Aslı esası olmayan pek çok rivayet hala inanılmayı beklerken, yeni yeni söylentilerin ortaya çıkmasına şaşmamak gerekir. Son zamanlarda gerek Soner Yalçın, gerekse Murat Bardakçı, ortada gezinen tevatürlere dayanarak, kulaktan kulağa aktarılan söylentileri gerçekmiş gibi sunmaktan kaçınmadılar. İşin tuhaf tarafı, her konuda belgen var mı diyen soranların, kendi yazdıklarını kulaktan dolma bilgilerle süslemekte bir sakınca görmemesidir.
Bakanlar Kurulu toplantı tutanaklarından, Saidi Nursi’nin mezar yerinin değiştirilmesinin gerçek nedenleri, mezarın siyasî bir merkez olma ihtimali karşısında mezar yerinin değiştirilmesi planı ve planın uygulanması ile mezar yeri de anlaşılmaktadır. Görünen, planın fikir babasının başbakan Cemal Gürsel olduğudur. Öyle anlaşılıyor ki, uygulama içişleri bakanına düşmüştü. Cenazenin nakil senaryosu tamamen tertiptir. Günümüze kadar yeri hayli tartışmalara neden olan mezarın Isparta’da olduğu artık açıkça anlaşılmaktadır.
Aşağıda ilgili Bakanlar Kurulu toplantısında konuyla ilgili olarak yapılan konuşmaları alıntılıyorum; dahasını bilemiyorum.
Bakanlar Kurulu toplantısındaki görüşmelerden açıkça anlaşılmaktadır ki, Saidi Nursi’nin Isparta’da ölmesi ve Urfa’da defnedilmesi rahatsızlık yaratmıştı. Başbakana göre, Urfa bu nedenle ve bu vesileyle Kürtlüğün merkezi haline gelebilecekti. Saidi Nursi’nin mezarının dinî açıdan değil de Kürtçülük açısından merkez olacağı beklentisi, bu bakımdan ilginçtir. Başbakan, Saidi Nursi’nin Isparta’da defnedilmesinden yanadır ve bunu da kamuoyuna dinî ve ruhanî bir atmosferde sunmayı tercih etmektedir. Güya bizzat Saidi Nursi, defin yeri olarak Isparta’yı tercih ettiğini açıklayacaktır!
Bakanlar Kurulu’nun 20 Haziran tarihli toplantısından:
- Millî Savunma Bakanı Fahri Özdilek: Bu Nurcular meselesi de mühimdir. Bu sebeple soruyorum: Acaba Urfa’ya bu Sait Nursi’nin gömülmesini doğru buluyorlar mı?
- Başbakan Cemal Gürsel: Bunun hikâyesi vardır. “Niçin oraya gömdünüz?” diye sordum. “Orada öldü, gömdük” dediler. Ben “hayır” dedim, “Isparta’da öldü, Urfa’da gömüldü. Orası yarın Kürtlüğün merkezi haline gelecek... Siz büyük günah yaptınız.” dedim. Hatta dedim ki, “ben sizin yerinizde olsam, bir rüyada bu adam kendisinin Isparta’ya naklini istemiş” der ve oraya naklederim. Bu yapılmış bir hatadır. İşlerimiz rahatladıktan sonra bunu düşüneceğiz.
Bakanlar Kurulu’nun 8 Temmuz tarihli toplantısından:
- İçişleri Bakanı İhsan Kızıloğlu: Meselelerimizden bir tanesi, bilindiği üzere, şeyh Saidi Nursi’nin nakli kubur davasıdır. Bu zatın kardeşi, şöyle bir istida ile müracaat ediyor. ([Saidi Nursi’nin kardeşi] Abdülmecit Ünlükul’un mektubunu okuyarak) Konya Valiliği’ne yazılan bu istidada, naaşın Emirdağı’na veya Isparta’ya nakli istendiğine göre, ikisinden birisinde karar kılmak lâzım geliyor. Bence Emirdağı daha emindir. Isparta’da Nurcular fazladır.
- Cemal Gürsel: Burada da epeyce Kürt köyleri vardır. Bu hususta maruzatta bulunmuştum. Konya Valisi’ni çağırdım; kendisine talimat verdim. O da becerdi; işi bu hale getirdi. Şimdi ben Dahiliye Vekili’nden [İçişleri Bakanı’ndan] bir de hava kuvvetlerinden istifade için Millî Müdafaa Vekili’nden [Millî Savunma Bakanı’ndan] şunu rica ediyorum: Bunu öyle tertibi zarifane ile yapmalı ki, bir gecenin içinde önce Diyarbakır’a; sonra Isparta’ya getirilmiş olsun...
- İhsan Kızıloğlu: Bu işle meşgul arkadaşlar, Emirdağı’nı uygun buluyorlar.
- Ulaştırma Bakanı Sıtkı Ulay: Madem ki, istidada Isparta’yı istiyorlar, Isparta uygundur.
- Ticaret Bakanı Cihat İren: Bunu gizli yapmak faideli olur mu? Yoksa desek mi ailesine: “Sen istersen hükûmetçe mahzur yoktur. Isparta’ya defin için biz de yardım edelim...” Cenazesini ailesi defnetsin... Gündüz tertibat alırız.
- İhsan Kızıloğlu: Nakli kuburda böyle bir şey yok. En yakın aile efradıyla olur. Kardeşi olan zatı da göndereceğiz. Nakli kuburda bulunacak... Tayyareye bindiği zaman matbuata da vereceğiz. Bu adamlar nihayet vatandaştır.
- Cemal Gürsel: Matbuata hiç haber vermeyin... Matbuat sonradan haber alırsa, “Kardeşi öyle istedi. Isparta’ya nakledildi.” deriz. Herhalde bütün hazırlığı yapacaksınız. Oraya gidilecek... Urfa’daki kıt’alar hazır olur ve bu iş yapılır.
Bakanlar Kurulu’nun 11 Temmuz tarihli toplantısından:
- İhsan Kızıloğlu: Saidi Nursi’nin önce tayyare ile Diyarbakır’a ve oradan da Isparta’ya naaşının nakli muamelesi ikmal edilmiştir. Arz ederim...