+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Paşa evime gelip eşime başını aç dedi

 Güncel Yazılar Ve Haberler Katagorisinde ve  Güncel Haberler Forumunda Bulunan  Paşa evime gelip eşime başını aç dedi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Paşa evime gelip eşime başını aç dedi 28 Şubat'ın mağdurlarından biri olan Jandarma Binbaşı İbrahim Töre yaşadığı sıkıntıları anlattı. 28 Şubat döneminde eşi başörtülü olduğu için TSK'dan ihraç edilen Jandarma Binbaşı İbrahim Töre, Yenişafak gazetesine vermiş olduğu röportajda o döneme ilişkin çarpıcı itiraflarda bulundu. İşte İbrahim Köse ile yapılan o ...

  1. #1
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    12.914
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Paşa evime gelip eşime başını aç dedi

    Paşa evime gelip eşime başını aç dedi

    28 Şubat'ın mağdurlarından biri olan Jandarma Binbaşı İbrahim Töre yaşadığı sıkıntıları anlattı.
    28 Şubat döneminde eşi başörtülü olduğu için TSK'dan ihraç edilen Jandarma Binbaşı İbrahim Töre, Yenişafak gazetesine vermiş olduğu röportajda o döneme ilişkin çarpıcı itiraflarda bulundu.

    İşte İbrahim Köse ile yapılan o röportaj;

    İnançlı subayların bir bir fişlenerek ordudan atıldığı 28 Şubat sürecinde "Eşin başörtülü. Üstelik namaz da kılıyorsun" denerek TSK'dan ihraç edilen İstiklal Gazisi torunu Jandarma Binbaşı İbrahim Töre, yaşadığı travmayı hala unutamıyor. Komutanı Korgeneral Mehmet Çavdaroğlu'nun, evine kadar gelerek başörtülü eşine, "Başını açarsan İbrahim için her şey farklı olur" dediğini gözleri dolarak anlatan Töre, "Oysa ki biz sadece vatanını seven Anadolu çocuğuyduk" ifadesini kullandı.

    "BAŞINI AÇARSAN HER ŞEY FARKLI OLACAK"

    12 Eylül ardından 28 Şubat sorgulamaları ile darbeci geleneğin açtığı yaralar da gün ışığına çıkıyor. 28 Şubat döneminde YAŞ kararıyla ordudan ihraç edilen Jandarma Binbaşısı İbrahim Töre ezilenlerden, dışlananlardan sadece biri. Töre'nin yaşadıkları 28 Şubat'ın karanlık yönlerini gözler önüne seriyor. Dedesi İstiklal Savaşı Gazisi olan Kamil Töre'nin izinden giderek asker olmayı seçen İbrahim Töre; 28 Şubat döneminde namaz kıldığı, oruç tuttuğu ve eşi başörtülü olduğu için tarifi olmayan bir baskı görmüş. Yaşadıklarını gözleri dolarak anlatan Töre, o dönem Korgeneral Mehmet Çavdaroğlu'nun evine kadar gelip, eşine "İbrahim istikbal vaat eden bir subay. Geleceği senin elinde. Başını açarsan her şey farklı olacak" demesini ise unutamıyor.
    28 Şubat döneminde ordudan ihraç edilenlerden birisiniz. Normalde bir asker ordudan neden ihraç edilir?

    Askeri Ceza Kanunu'na göre vatana ihanet, yüz kızartıcı suçlar, hırsızlık, katil olmak gibi çok ağır suçlar işlenildiği zaman ordudan ihraç edilirsiniz. Sınırlar çok nettir. Ayrıca bir askerin ihracı için Cumhurbaşkanının onayı gereklidir. O dönem Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Mesut Yılmaz, İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu, Genel Kurmay Başkanı da İsmail Hakkı Karadayı'ydı. İhraç edilmem de dördünün de onayı vardı, yani ihraç kararı bu kadar önemli bir karardı. Ayrılığıma gerekçe olarak 'disiplinsizlik' gösterilmişti. Oysaki ben çok başarılı bir askerdim. O güne kadar bir tek ceza bile almamıştım.

    ORDUYU PEYGAMBER OCAĞI BİLDİK
    Şartların böyle olduğunu bilseydiniz yine de asker olmak ister miydiniz?

    Askerliği bir meslek olarak seçmedim. Bu vatan bize atalarımızın mirasıydı. Mehmetçik 'Küçük Muhammed' demekti. O ruhla Peygamber ocağında olmak istedim. Fakat hiç ummadığım olaylarla karşılaştım. Her şeye rağmen bugün İstiklal Gazisi dedemin şanlı ruhunu taşımaya devam ediyorum. Bugün bana 'gel' deseler yine orduya girerim. Çünkü bunu yapanlar üst kademedeki komutanlardan oluşan azınlık bir gruptu.
    Bu azınlık gruba göre şayet orduda kalmanıza izin verilseydi laiklik için nasıl bir tehlike olacaktınız?

    Bu, millete yapılan büyük bir hainlikti. Laiklikte inanca karışmak, müdahale etmek var mıdır? Laiklik adı altında oynanan büyük bir oyun vardı. Cuntacılar, milletle devleti birbirine düşürmek için darbe planlarını gerçekleştirdiler. En büyük darbe de ilk olarak bizim gibi inancı yüzünden ihraç edilen TSK içindeki askerlere yapıldı. 28 Şubat döneminde YAŞ kararlarıyla benim gibi toplam 2 bin kişi ihraç edildi. Bizi destekleyen komutanlar da kadrosuzluk gibi çeşitli bahanelerle tasfiye edildiler. Onlar da susturuldular.

    İhraç kararı geldiğinde ilk olarak ne yaptınız?

    Birlik komutanıma "Gerçek sebep ne?" diye sordum. O da tüm samimiyetiyle "Namaz kılman, inancın, ailen, eşinin başörtülü olması. Gerçekler bu" dedi. Birlik komutanım gibi pek çok asker, Batı Çalışma Grubu dediğimiz, bugün adı sıkça geçen askeri yönetimin emirleriyle hareket ediyorlardı. Elleri mecbur, söylenenleri yapmak zorunda kalıyorlardı. Birlik komutanım atılmamı hiç istememişti. Ama o da bir şey yapamadı.

    EŞİM ORDUEVİNE ALINMIYORDU

    Aileniz tüm bu yaşananlardan nasıl etkilendi? Mesela eşiniz başı kapalı olduğu için dışlandı mı?

    Ziyaretlere, katıldığım törenlere eşimi getirmiyordum. Ama bu dışlanmanın sıkıntısını içimizde sürekli hissettik. Eşim tesettürlü diye orduevine, davetlere alınmıyordu. Nizamiyeden çevriliyordu. Bundan büyük aşağılanma olabilir mi? Bu beraberinde ciddi bir küskünlük de meydana getirdi ve zamanla kine dönüştü. Düşmanlık üretti. Diğer yandan şöyle bir olay da hatırlıyorum. Bursa'da diş doktoru olan asker bir arkadaşımın eşi başını açtı diye orduevinde tören düzenlenmişti. Kutlama yapılmıştı. Aynı şeyi tüm eşi başı örtülü olan askerlerden bekliyorlardı.

    GENERAL BİR GÜN BİZİM EVE GELDİ

    Eşinizin başını açması için sizi de ikna etmeye çalıştılar mı?

    Korgeneral Mehmet Çavdaroğlu ekibiyle evime kadar geldi. Eşime "İbrahim istikbal vaat eden bir subay. Geleceği senin elinde. Başını açarsan her şey farklı olacak" dedi. Yakın arkadaşım Reşat Fidan'ın da eşi kapalıydı. O dönem Tugay Komutanı olan (daha sonra Jandarma Genel Komutanı da oldu) Rasim Betir onu odasına kadar çağırarak, eşini başını açması için ikna etmesi yönünde uyarmıştı. 28 Şubat'ta bizlere mahalle baskısının alası uygulandı. Bu uyarılar geleneksel bir hal almaya başladı. Tabii ben ve benim gibi düşünenler böyle bir şeyi asla kabul edemeyeceğimizi dile getirdik. Eşime "Başını açman gerekiyor" nasıl diyebilirdim? Onun inancına bu saygısızlığı nasıl yapabilirdim?

    BÜYÜK BİR TRAVMA

    Başını açması için zorlanan eşinizin psikolojisi tam olarak nasıldı?

    Eşim büyük bir travma yaşadı. Sadece o değil, çocuklarım da uzunca bir süre yaşanılanların etkisinden kurtulamadı. Eşimin ne kadar gözyaşı döktüğünü ben biliyorum. Yükselemememdeki, ihraç edilmemdeki tek sebebin kendisi olduğunu düşündü. Kendisini suçluluk duygusu içinde hissetmediği tek bir gün olmadı. Şimdi o günleri silmek, unutmak istiyor.

    NAMAZ KILANA iŞKENCE EDiLDi

    Kışlada namaz kılarken yakalansanız ne olurdu?

    Askeri sistem 'namaz kılmayacaksın, dini inançlarından vazgeçeceksin, robot gibi olacaksın' demesine rağmen ben namaz kılmaya Harp Okulu'nda başladım. Bir gün bulunduğumuz binanın en alt katında müstahdemin odasında namaz kılarken yakalandım. Takım komutanına kıldığım namazın hesabını vermiştim. Çok zor bir durum. Namazın hesabı olabilir mi? Bunu ancak ahirette yapmak isterdim. Tabii buna da şükür, çünkü sırf bu yüzden işkence gören nice arkadaşım olmuştu. 12 Eylül'de de yakın arkadaşım Mansur Tosun bu nedenle ölmüştü. Düşünürken hala içim titrer...
    Takım komutanınız size tam olarak ne demişti?

    "Burada neden namaz kılıyorsun? Emirleri bilmiyor musun?" dedi. Öne sürülen disiplinsizlik gerekçesinin nedeni de sanırım buydu. Düşünün, Amerikan askeri uçak gemilerinde bile mezheplerine göre 4 çeşit kilise ve Müslüman olanlar için de bir mescit var, ama gelin görün ki 28 Şubat döneminde Türkiye'de inancın yüzünde sorgulanıyordun. Suçlu gibi hissettiriliyordun. Oruç tutmak da yasaklardan biriydi.

    Oruç tutmanız neden yasaktı?

    İnancınızla ilgili her şey yasaktı. Mesela sahura kalkmanıza kesinlikle izin yoktu. Direkt 'sahura kalkamazsınız' denmiyordu ama başka gerekçeler öne sürülerek ibadetin önüne set çekilmeye çalışılıyordu. Bunun için her türlü tedbir alınıyordu. Hele bu darbe dönemlerinde ayyuka çıkıyordu. Darbeler kesinlikle inanca karşı gerçekleşti.

    Teoman Koman'ın CUMA EMiRLERi
    TSK'da dini vecibelerini yerine getiren bir askere ne gözle bakılıyordu?

    'Öteki' oluyordun. Yaşaman, nefes alman güçleşiyordu. Zamanın Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman imzalı emirleri bilmeyen yoktu. "Namaz kılınmayacak, Cuma'ya gidilmeyecek" deniyordu. Normal bir Müslüman'ın yapması gereken hiçbir şeyi yapamıyorduk.

    Namazı nasıl kılıyordunuz? Zor olmuyor muydu?

    Olmaz mı hiç! Beş vakit namaz kılmak söz konusu bile değildi. Biz de çareyi arkadaşlarımızla birbirimizi kollayarak adete nöbet tutarak, gizlice namaz kılmakta bulduk. Abdesti gizlice alıyorduk, ardından depoya inip yakalanacağız korkusuyla 5 dakika içinde farzını kılıp çıkıyorduk. Yaşadığımız baskıyı, endişeyi size kelimelerle ifade edemem. (Gözleri doluyor)

    İNANÇLI SUBAYLAR TASFİYE EDİLDİ
    Batı Çalışma Grubu'nda kimler vardı?

    Başta Çevik Bir ve onun adamları... Ama adı geçmeyen biri var ki, o da o dönem Jandarma Genel Komutanı Denetleme Başkanı olan Nurettin Çakır'dı. BÇG'nin en önemli adamlarından biriydi. İhraç edilmemdeki ana faktörlerden biri de odur. Eminim ki onun da yaptıkları cezasız kalmayacak. BÇG'nin amacı darbe girişiminin başarılı olması için kendileri gibi düşünmeyenleri temizlemekti. TSK'daki inançlı insanlar bir bir tasfiye edildi.


+ Cevap Ver

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349