Bankaların borç batağına saplanan vatandaşlar

Bankaların borç batağına saplanan vatandaşın tefecilerin eline düştüğünü gündeme taşıyan Milli Gazete, bu kez de tefecilerin uyguladığı 'yasallık kılıfını' araştırdı. Bankaların eline düşen mağdur kişiler, uyanık geçinen tefeciler için potansiyel müşteri...

Her kılıfa giriyorlar

3 / 4 Albumünden Göster

Timuçin Mercanoğlu

Bankaların borç batağına düşen vatandaş çareyi tefecilerde arıyor. Yüzde 19'u bulan faiz oranlarıyla kredi kartı borçlarını kapatan 'yasal' görünümlü tefeciler, bankalara rakip olma yolunda ilerliyor. Bankaların uyguladığı aylık 2.4 oranındaki vade faizine alternatif oluşturan tefeciler, daha cazip taksitlendirme ve faiz oranlarıyla ilgi görmeye başladı.

En çarpıcı olan ise bu tefecilerin bazı ilahiyatçılardan 'caiz' fetvası aldıkları iddiası oldu. Söz konusu fetvayı dayanak gösteren tefeciler, yaptıkları işin dini anlamda meşru olduğunu kabul ettirmeye çalışırken, bankaların borç bataklığına saplanan vatandaşlar da kendilerini vicdanen rahatlattı.

Ancak ilahiyatçılar "faizin her türlüsünün haram olduğunu belirtirken tefecilerden borç almanın da banka faizinden farksız olduğunu savundu.
Formül: KDV'siz kontör

Kredi kartı borcunu ödeyemez hale gelen vatandaş, işyeri görünümlü olan tefeciye gidiyor. 10 bin TL tutarındaki borcunu ödemek istiyor. Telefon kontöründe KDV olmadığı için sistem, kontör alım-satımı üzerine kurulmuş. Tefeci borçlu vatandaştan ilk önce bankaya olan borç tutarını ve alacağı yüzde 7'lik faizi ekleyerek senet imzalatıyor. Sonra kartın borcunu ödüyor. Kartın limiti açılınca vatandaş, aynı tefeciden 8 ay vadeli olarak kontörü alıyor. Üzerine aylık yüzde 1.5 oranında vade farkı ekleniyor. Ancak ortada ne kontör ne de kontörlerin tefeciye teslimatı söz konusu değil. Yani satan ve alan aynı kişi. Her şey kağıt üzerinde. 8 aylık yüzde 1.5 vade farkı ve tefecinin direk aldığı yüzde 7'lik faizle birlikte toplamda yüzde 19'luk bir faiz uygulanmış oluyor. Bu da 10 bin TL'de bin 700 TL'ye denk geliyor.
'Tefeciye gidin' fetvasına ilahiyatçılardan tepki

Bazı ilahiyatçıların, bankalardan daha cazip olduğu belirtilen bu tefecilere yönelmenin caiz olduğu yönünde fetva verdiği iddiası, ilahiyatçıları kızdırdı. Dr. Ebubekir Sifil, "Faiz faizdir. Faizin azı çoğu olmaz. Hepsi haramdır" diyerek iddia edilen fetvanın doğru olamayacağını söyledi. Doç. Dr. Nedim Urhan da, "Değil faiz kredi kartı kullanmak bile bir Müslüman'a caiz değil" sözleriyle tefecilere olumlu fetva veren ilahiyatçıların günah işlediklerini kaydetti.

Bankaların eline düşen vatandaşın tefecilere sarılmasına ilahiyatçılar ne diyor?
Dayanışma sandıkları kurulmalı

Dr. Ebubekir Sifil: "İnsanlara faize bulaşmayın demek lazım. Ancak bu, meseleyi nihai anlamda çözmeye yetmiyor. Bunun sistemini kurmak lazım. İnsanların ev, araba ve para ihtiyacı oluyor. Bu ihtiyaç için şu anki tek sistem olan banka kredileri kullanılıyor. Maalesef bu büyük bir çıkmaza götürüyor insanları. Faizi faizle, borcu borçla ödüyorlar. İnsanların alternatif çözümlere yönelmesi lazım. Bu da dayanışma sandıklarıdır. İhtiyacı olan oradan gidip ihtiyacı olduğu kadar para alacak. Daha sonra da geri ödeyecek. Aylık gelirimizin yüzde 3'ünü bu sandığa yatırsak güzel bir sistem oluşur."
Müslümanlar birbirleriyle dayanışmalı

Doç. Dr. Nedim Urhan: "Asıl itibarıyla faiz olan her şey haramdır. Bankalardan kredi kullanmak faizdir. Tefecilerden para almakta haramdır. Alana da verene de haram olduğu kesin. İster yüzde 1, ister de yüzde 20 olsun faizin her türlüsü haram. . Faiz, alana da verene de haram. Müslümanlar tefecilerin eline düşmemek için çevresinden borç alabilecek düzeyde güvenilir olmalı. Müslümanlar birbirleriyle dayanışma içinde olmalı. Bunum için de güvenilir olmak gerek. Bazı Müslümanlar, namaz kılıyor, oruç tutuyor. Ama dışarıya güven vermediği için çevresinden borç alamıyor."