Diyanet işleri başkanlığından yılbaşı açıklaması

Mehmet Görmez: 24-25 Aralık Batı kiliselerinde Hazreti İsa'nın doğumu olarak kabul edilen bir Noel bayramıdır. Bu ayrı bir şeydir, yılbaşı ayrı bir şeydir. Yılbaşı; içkiyle kumarla, piyangolarla, lotolarla, totolarla birleşince hakikaten bunu onaylamak mümkün değil.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, yılbaşı kutlamalarına ilişkin yaptığı açıklamada, “En çok itiraz edeceğim husus, bu Noel tüketim ekonomisi üzerinden hem de çocuklar üzerinden bir kültür ve kimlik erozyonunun oluşmasıdır. İçkiyle kumarla, piyangolarla, lotolarla, totolarla birleşince hakikaten bunu onaylamak mümkün değil" dedi.

Görmez, açıklamasında özetle şunları vurguladı:

“Dünyada bir Noel ekonomisi oluştu. Filmleriyle, pazarlamalarıyla, ürünleriyle düşünüldüğünde tüm insanlık Noel tüketim ekonomisi ile karşı karşıya bırakılmıştır. Benim Diyanet İşleri Başkanı olarak en çok itiraz edeceğim husus, bu Noel tüketim ekonomisi üzerinden hem de çocuklar üzerinden bir kültür ve kimlik erozyonunun oluşmasıdır. Buna millet olarak; buna bilimadamları, fikir adamları, düşünce adamları, öğretmenler, üniversitelerin üzerinde kafa yorması lazım. Bu sıradan bir hadise değildir. Özellikle Noel tüketim ekonomisi üzerinden, çocuklar üzerinde bir kültür ve kimlik erozyonu oluşturmak doğru değildir.”

BİRBİRİNE KARIŞTIRIYORUZ

"Noel ile yılbaşını birbirine karıştırıyoruz. Yani tamamen Hristiyanlığın bir simgesi haline gelen ‘Christmas’ dediğimiz Hazreti İsa’nın doğum ayininin gerçekleştiği 24 Aralık, 25 Aralık ve bazı yerlerde 26 Aralık’a uzanan tarihlerde kutlanan Hristiyanlığın Noeli ile ki; Hazreti İsa’nın doğumu da malumunuz Batı kiliselerinde 24-25 Aralık’tır, Doğu kiliselerin de ise 6 Ocak’tır. Ben o tartışmaya girmek istemem. O tamamen Hristiyanlığın kendi iç tartışmasıdır. Ama 24-25 Aralık Batı kiliselerinde Hazreti İsa’nın doğumu olarak kabul edilen bir Noel bayramıdır. Bu ayrı bir şeydir, yılbaşı ayrı bir şeydir.”

ZAMAN FENOMENİNDEN İNTİKAM

"Yılbaşıyla ilgili ikinci sorun da yılbaşının insanların kendilerini unuturcasına bir eğlence sektörüne dönüştürülmesi. Bu eğlenceyi de kitle eğlencelerini de izlediğimizde ben şahsen kitle psikolojisi açısından insanların zaman fenomeninden bir intikamına benzetiyorum. Yani zamana ‘Sen misin benim hayatımdan bir yıl alıp götürdün. Öyleyse ben de kendimi unuturcasına sabahlara kadar’ hele bu bir de içkiyle kumarla, piyangolarla, lotolarla, totolarla birleşince hakikaten bunu onaylamak mümkün değil, doğru değil bunlar. Gönül ister ki her yılbaşı; insanoğlunun iç içe geçmiş muhasebelerini yaparak, kendi insanlığını yeniden kurduğu bir milada dönüştürmesi geçmiş yılın muhasebesini yapması, gelecek yıla kavuştuğu için de yaratıcısına şükrederek zamanını geçirmesidir."

EMEKSİZ ZENGİNLİK, LOTO ELEŞTİRİSİ

"Aşırı tüketim kültürlerinin insanlara sunduğu en büyük yanlışlardan biri de emek ve çaba sarf etmeden zengin olma duygusu. Bu duygulara hitap etmek için de bütün toplumlarda yeni sektörler oluştu. Eskiden kumar bu sektörün en kadim argümanlarından bir tanesidir. Ama modern zamanlarda piyangolarla, totolarla, lotolarla aynı zamanda insanoğlunun bu yanlış düşüncesi bu yanlış duygusunu karşılamak için birtakım müesseseler kurulmuştur. Bunların hiçbirisinin herhangi bir inanç sisteminde, herhangi bir emeği kutsal sayan ahlak sistemlerinde kabul görmesi mümkün değildir.”