Sürekli olarak geciktirdiğimiz isteklerimizden oluşan yaşamlarımızda, amaçlarımıza ulaşmak için çalışmaktayız. Ulaşmak ve başarmak istediğimiz hedeflerimiz uğrunda etrafımızda bulunan birçok insanın bize duyduğu ilgiyi günden güne kaybetmekteyiz. Etrafımıza gösterdiğimiz bu kayıtsız tutumu isteğimiz dışında yapmaktayız ve bu sürecin sonunda gelebilecek olan başarılarımızın yanında pişmanlıklarımızı da hazırlamaktayız. Benim de hala yapmakta olduğum üzere, birçoğumuz hedefe ilerlerken tüm dikkatimizi bu yöne vererek yanı başımızda ki olayları net algılayamadan yaşarız. Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar, amansız hastalıklarla savaşır, dostlarımız bizleri son kez bile göremeden can verir. Bazı özel insanlar da siz yokken de hayatına yine eğlenerek devam eder. Biz yüce gördüğümüz ideallerimiz için adım adım ilerlerken bunları hiç fark etmeyiz. Hedeflerimize ulaştığımız da ise aman tanrım ölmüş mü o? Büyükbabam bitkisel hayatta mı? Diye çevremize utanç verici sorular sorar, tüm elde edilenlerin yanında kaybedilenlerin pişmanlığına üzülürüz. Oysaki böyle plansız davranmak yerine, özel günleri atlamadan, mesela, evladımızın yaş günlerine ddoğum günü palyaço çağırmayı, hasta yakınlarımızı ziyaret etmeyi, sevdiklerimizin doğum günü organizasyonları katılmayı es geçmesek başarılan noktada geriye dönük pişmanlıklarımız olmaz. Şu yazdıklarımızı tekrar tahlil edersek, kendini güçlü, başarılı, zengin olarak düşünen insanların zamanla tek başınalığını ve başarılanların geçmişte ki ihmalkarlıkları yüzünden nasıl da anlamsızlaştığını anlayabiliyoruz. Aslında basitçe düşündüğümüzde yapılması gereken, amaçlarımız için vakit harcarken haftada birkaç saat da olsa asla çevremizdekileri ihmal etmemektir. Her şey olup bittiğinde bize kalan, şanımız, gücümüz değil, palyaço palyaço gösterileri ile sevindirdiğimiz çocuklarımızın, ayda yılda bir de olsa durumunu sual ettiğimiz hastalarımızın sevgisi olacaktır. Madden ve manen iç huzurumuzu yaratabildiğimiz o güzel günleri de görebilmek isteği ile kendinize iyi bakın, sevdiklerinize iyi bakın.