[YOUTUBE]7MbetmGyFOE[/YOUTUBE]


her sabah,
hayatın alışkanlıklarına karşı durarak
en yakın ve en uzak mesafeleri
birlikte tarayarak başlarız

aşk ve ölüm iki yanımızda durur
birlikte ve içiçe yürürler
hayatın yokuşlarında...
biri sonsuza kadar alıngan
diğeri cesur...

sen meydanlarda büyümüş çocuk
caddelerde ve sokaklarda
her söze açık bir yapraktın belki
esen rüzgarlarca kımıldayan

hava kararır ve gökyüzü
bütün yükünü boşaltırken üstümüze
unutulmuş bir zamandan
sesler ve sözler hatırlatan ellerinle
dikkatli ve tedirgin basıyorsun hayatın tuşlarına

sen hangi aşkları içinde taşıdın da
şimdi ölümün yolunu gözlüyorsun?

kalabalıklardaydın sen
dudaklarınla başkaları için sana ait olmayan
tebessüm provaları yaparken
ben seni meydanlardan kitaplara çağırdım
telefonlar zincirler tükenip biterken
toplu sesler çıkardım içimden
dağlar yankılandı meydanlar uğuldadı da
sen duymadın...

sanki biz göçebeydik! O insan bu insan
hepsinin içinden geçtik
duymadılar duymadılar...

şimdi bize sunulan yırtık resimler
ve parçalanmış binlerce hayat
çok alıngan oluyor gökyüzü
dokunsan ağlayacak...
kadınların bir mendilde kalıyor göz yaşları
sokaklar bizden daha özgür ve telaşlı

bense, herşeye rağmen
ve herkese aykırı
ellerimde bir demet karanfil
yine sana geliyorum..
yine sana...