Açıklamalarla islamda tebliğ usulü

Açıklamalarla islamda tebliğ usulü islamseli.net islami forum dini forum Arşivi Açıklamalarla islamda tebliğ usulü
Maddelerle İslamda Tebliğ Usulü
1- Tebliğ ve irşad, vazifelerin en mukaddesidir Zira Allah (cc), en seçkin kulları olan nebileri bu vazife ile göndermiştir
2- Tebliğ, normal zamanlarda farz-ı kifaye olsa bile, günümüzde ihmale uğrayan meselelerden olduğu için farzlar üstü bir farz konumuna gelmiştir Onun ihmali kat'iyen caiz değildir
3- Bu vazifeyi ihmal ederek ölen bir kimsenin nifak içinde ölmüş olmasından endişe edilmelidir Çünkü böyle biri, şahsî farzlardan daha büyük ve sevap cihetiyle daha mühim bir vazifeyi terk etmiştir

4- İçinde tebliğ yapılan bir topluluk, semavî ve arzî bela ve musibetlere karşı korunma garantisi altındadır Eğer bir toplumda üç-beş insan dahi olsa, bu kudsî vazifeyi yapabiliyorsa, Cenab-ı Hakk o toplumu kendi koruması altına almıştır Eğer, mesele aksine ise netice de aksi olacaktır Yani içinde bu kudsî vazife yapılmayan topluluğu Allah (cc)'ın helak etmesi muhtemeldir Geçmiş ümmetlerde meydana gelen toplu helakler bunun en açık misallerindendir
5- Bu kudsî vazife, fert, millet ve devletler planında ele alınmalıdır Müslüman, dünya nizamının ana unsurudur Onun bulunmadığı dünyada nizam olmadığı gibi, onun varlığının söz konusu olduğu yerde de anarşi ve terör olamaz Bu ise Müslümanın tebliğ vazifesini hakkıyla eda edip etmemesine bağlıdır
6- "Emr-i bi'l-maruf, nehy-i ani'l-münker" yapmak, bir mü'minlik şiarıdır Bu vazife, îmandan ayrı düşünülmemelidir Zira Kur’an, mü'minlerin diğer mü'minlere karşı dost olduğunu (Tevbe, 9/71) söylerken, bu dostluğu ayakta tutan ana umdeye işaret eder ve onun, bu kudsîlerden kudsî vazifeden ibaret olduğunu hatırlatır Münafıklar ise, birbirlerindendir; (Tevbe, 9/67) fakat birbirlerinin dostları değillerdir Zira onlar marufa mani olmakta ve münkere de teşvikte bulunmaktadırlar
7- İslam dini, Allah (cc) tarafından teminat altındadır Allah (cc), kendi dinini koruyacaktır Ama bu koruma, kadın-erkek bütün inananların himmeti ve bir kısım fertlerin dine sahip çıkmalarına bağlıdır Dine sahip çıkıldığının en belirgin işareti de, Müslüman fertlerin tebliğ vazifelerini yerine getirmeleridir
8- İlim-amel ve tebliğ bir hakikatin üç ayrı yüzüdür Birbirlerinden ayrılmaları mümkün değildir Tebliğde, ilim şarttır; amel ise tebliğin hayatıdır
9- Tebliğ insanı, İslamî hakikatleri ve içinde yaşadığı devri çok iyi bilmelidir Devrini bilmeyen insan, dehlizde hayat sürüyor demektir İnsanları oraya çekmeye ve onlara bu dehlizde bir şeyler anlatmaya çalışması ise zavallıca birer gayretçiktir
10- Tebliğ insanının gönlü Kur’an'a göre ayarlanmalıdır Gönlü bu şekilde Kur’an’a göre akort edilmeyen bir insanın, İslam adına konuşması ve İslamî hakikatleri anlatması çok zor, hatta imkansızdır
11- Tebliğ eri, tebliğ yaparken kullandığı bütün yolların meşru olmasına son derece dikkat etmelidir Zira meşru bir hedefe ancak meşru yollarla ulaşılabilir Allah Resûlü (sas)'nün ve O'nun kutlu ashabının yolu da budur Bize, hedefe varmak için her yolu meşru gören militanlar değil; tuttuğu yolun meşru olmasını, kılı kırk yararcasına inceleyen ve sonra da tatbik eden sahabî ruhlu tebliğ adamları lazımdır Bu dini ayakta tutacak ve onu cihanın dört bir yanına götürecek olanlar da ancak bunlardır
12- Tebliğ adamı, anlattığını muhakkak yaşamalıdır Aksi durum, bir münafıklık alametidir ki, mü'min böyle bir duruma düşmekten fevkalade sakınmalıdır Anlattığını yaşamayan insanların söyledikleri sözlerde, tesir ve bereket de olamaz Onlar saman alevi gibi çabuk parlar ve hemen sönerler Isıtma adına bir kaloriye sahip oldukları söylenemez
13- Tebliğ adamı, daima tevazu ve mahviyet halini muhafaza etmelidir Bu, asil insanlara mahsus bir davranıştır Îman ise, asaletin ta kendisidir Öyleyse tebliğ adamı, her mü'min gibi asil davranmalıdır Allah Resûlü (sas)'nün ahlakı da budur Tebliğ adamı işte bu ahlakı bir karakter haline getirmelidir
14- Tebliğ eri, tebliğ vazifesinin dışında, devlet yetkilileriyle ve entel denilen sınıfla, onlar hesabına içli dışlı olmamalıdır Bu konuda titizlik, onun durumunu ve izzetini korumasının en mühim şartıdır
15- Tebliğ adamı, tebliğinde çok ısrarlı olmalıdır Bu ısrar onun kendi davasına karşı hürmet ve saygısının ifadesidir ve o, Cenab-ı Hakk'ın büyük saydığı meseleleri tazîm edip büyük saymak mecburiyetindedir Aksi halde, dediklerini kendisi yalanlamış olur
16- Tebliğ adamı, fıtrat kanunlarıyla çatışmamalıdır O, tebliğ ve irşadında daima basiretli davranmalıdır İnsanda mevcut bazı zaaf ve arzuları görmezlikten gelmek, asla doğru değildir Asıl olan, bu zaaf ve istekleri güzele ve iyiye kanalize edebilmektir
17- Izdırap ve çile tebliğ yolunun değişmeyen kaderidir Tebliğ adamı, daha yolun başında kaderine razı olmalıdır
18- Tebliğ adamı, bir şefkat kahramanıdır Onun kaba kuvvet kullanarak hakkı kabul ettirme gibi bir yola tevessül etmesi hiç mi hiç düşünülmemelidir
19- Tebliğ adamının en mühim özelliklerinden biri de fedakarlıktır Zira her tebliğ adamı, havari karakterinde olmalıdır Doğuştan havari yaratılmayanlar, asla seviyeli bir tebliğ adamı olarak ölemezler Böyle bir iş ise, her şeyden önce fedakarlık ister
20- Tebliğ adamı, dua ile bütünleşen insandır Dua ise, ihlas ve samimiyetin esasıdır
21- Tebliğ adamı, aynı zamanda bir mantık ve realite insanıdır Mantıkîliği ölçüsünde muvaffak olur ve içinde yaşadığı toplumda kabul görür
22- Tebliğ adamı, insanların imanı hususunda çok hassastır Gördüğü küfür ve irtidat hadiseleri, onun yüreğini parçalar ve o, bu kabil hadiseler karşısında iki büklüm olur
23- Tebliğ adamı, tebliğ işini hep bir aşk ve iştiyak içinde sürdürür Zaten o, tebliğ işinin kara sevdalısı olmayınca, başarıya ermesi de mümkün değildir
24- İç derinliği, tebliğ adamının ayrılmaz vasfı olmalıdır İç derinliği bir manada onun yakîne ermesi demektir Yakîne eren insan da, bütün faziletlerle mücehhez olmuş demektir
25- Tebliğ adamı, davasını tebliğ ederken, ruh duruluğuna ve kalb safvetine sahip olmalıdır Ve arkasında zahîr olarak Allah'ı ve Resûlü'nü bulabilmesi için, en az davası kadar berrak bir hayat yaşaması şarttır Böyle bir hayat ise ancak kalb safvetiyle gerçekleştirilebilir
alıntı