+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Tarih Boyunca Bütün Elçiler Kavimlerini Güzel Söze Çağırmışlardır

 İslam da Aile İslamda Kadın Katagorisinde ve  İslam da Aile Hayatı Forumunda Bulunan  Tarih Boyunca Bütün Elçiler Kavimlerini Güzel Söze Çağırmışlardır Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Tarih Boyunca Bütün Elçiler Kavimlerini Güzel Söze Çağırmışlardır Her dönemde gönderilmiş olan elçiler ulaşabildikleri bütün insanlara Allah'ın ayetlerini tebliğ etmiş ve çağrıda bulunmuşlardır. Bütün elçiler insanları güzel söze çağırırken Kuran'da Peygamberimiz (sav)'le ilgili olarak bildirildiği gibi, "Allah'tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar çevrenden ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    580
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart Tarih Boyunca Bütün Elçiler Kavimlerini Güzel Söze Çağırmışlardır

    Her dönemde gönderilmiş olan elçiler ulaşabildikleri bütün insanlara Allah'ın ayetlerini tebliğ etmiş ve çağrıda bulunmuşlardır. Bütün elçiler insanları güzel söze çağırırken Kuran'da Peygamberimiz (sav)'le ilgili olarak bildirildiği gibi, "Allah'tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar çevrenden dağılır giderlerdi..." (Al-i İmran Suresi, 159) ayetindeki, tevazulu, merhametli ve şefkatli tavrı benimsemişlerdir. Yıllarca sabırla kavimlerinin sorularını yanıtlamış, onlara bilmediklerini öğretmiş ve Allah'ın ayetlerini açıklamışlardır. Peygamberlerin olmadığı dönemlerde ise bu görevi Allah'ın salih kulları üstlenmiş ve onlar da Allah'ın ayetleri doğrultusunda, peygamberlerin üstün ahlakını kendilerine örnek alarak, onların açtığı yolu izlemişlerdir.
    Gerek elçilerin gerekse müminlerin bu tevazulu yüksek ahlakına karşılık inkarcıların tavrı hep tam tersi yönde olmuştur. Çağrıldıkları şeylere uymak yerine inkarcılar son derece saygısız, alaycı, hatta saldırgan bir üslupla karşılık vermişlerdir. Buna karşılık müminlerin tavrında ve üslubunda hiçbir değişiklik olmamış, yine Allah'ın kendilerine tavsiye ettiği gibi sözün en güzelini seçerek konuşmaya ve itidalli tavırlar sergilemeye devam etmişlerdir. Çünkü kötülüğe karşı güzel söz ve tavır göstermek, Allah'ın kullarına emridir. Allah Kuran'da mümin kullarına herkese karşı bu şekilde davranmalarını emrederken, onlara bunun hikmetlerini de şöyle açıklamıştır:
    Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (İsra Suresi, 53)
    İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir. (Fussilet Suresi, 34)
    Kuran'da elçiler ve müminlerle kendi kavimleri arasında geçen konuşmalarda da bu anlattıklarımızın pek çok örneğini görebiliriz. Hz. Nuh'un kavminin tepkisi ve buna karşılık Nuh Peygamberin her zaman güzel sözle onları uyarıp korkutması bu örneklerden sadece bir tanesidir. Hz. Nuh'un hikmetle ve güzel sözle insanları Allah'ın dinine davet ettiği konuşmalarından biri Kuran'da şöyle bildirilmiştir:
    Andolsun, Biz Nuh'u kavmine gönderdik. (Onlara "Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıp-korkutucuyum." "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben size (gelecek olan) acı bir günün azabından korkarım" (dedi). (Hud Suresi, 25-26)
    Dedi ki: "Ey Kavmim, görüşünüz nedir söyleyin? Eğer ben Rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve Rabbim bana Kendi Katından bir rahmet vermiş de (bu,) sizin gözlerinizden saklı tutulmuşsa? Siz bunu istemiyorken biz sizi buna zorlayacak mıyız?" "Ey Kavmim, ben sizden buna karşılık bir mal istemiyorum. Benim ecrim, yalnızca Allah'a aittir. Ben iman edenleri kovacak değilim. Onlar gerçekten Rablerine kavuşacaklar. Ancak ben sizi, cahillik etmekte olan bir kavim görüyorum. "Ey kavmim, ben onları kovarsam, Allah'tan (gelecek azaba karşı) bana kim yardım edecek? Hiç düşünmez misiniz?" "Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum. Melek olduğumu söylemiyorum ve gözlerinizin aşağılık gördüklerine, Allah kesin olarak bir hayır vermez de demiyorum. Nefislerinde olanı Allah daha iyi bilir. Bu durumda (bunun aksini yaparsam) gerçekten o zaman zalimlerdenim (demek)dir." (Hud Suresi, 28-31)
    Kavimlerinin azgınlığına ve laftan anlamazlığına rağmen peygamberlerin sabırla onları Allah'ın dinine davet etmelerinin önemli nedenleri vardır. Peygamberler ve beraberlerindeki müminler cehennem azabını ayetlerde tasvir edildiği şekliyle çok iyi bilen ve buna kesin bilgiyle iman eden insanlardır. Bu nedenle Hz. Nuh'un yukarıdaki sözlerinde de bir örneğini gördüğümüz gibi, müminler gaflet içindeki insanları uyarmak ve onları şiddetli azaptan uzaklaştırmaya vesile olabilmek için, çetin bir mücadele yürütürler. Ancak tüm çabalarına rağmen inkarda direnen, anlattıklarına uymayan insanlara karşı da yine Rabbimiz'in emrettiği tavrı gösterirler. Allah, "Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslam'a) uygun olanı (örfü) emret ve cahillerden yüz çevir." (Araf Suresi, 199) ayetiyle müminlere cahillik yapan insanlardan uzaklaşabileceklerini bildirmiştir.
    Ancak şunu da belirtmeliyiz ki, inananlar inkarcılardan yüz çevirirken bile üslupları son bir çağrı şeklindedir ve yine onların kalplerini yumuşatmaya ve vicdanlarına etki etmeye yöneliktir. Bu konuda Kuran'dan verebileceğimiz bir örnek şöyledir:
    "Ey kavmim, ne oluyor ki ben sizi kurtuluşa çağırıyorken, siz beni ateşe çağırıyorsunuz."
    "Siz beni Allah'a (karşı) inkar etmeye ve hakkında bilgim olmayan şeyleri O'na şirk koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi, üstün ve güçlü olan, bağışlayan (Allah')a çağırıyorum.
    "İmkanı yok; gerçekten sizin beni kendisine çağırmakta olduğunuz şeyin, dünyada da, ahirette de çağrıda bulunma (yetkisi, gücü, değeri ve bağışlama)sı yoktur. Şüphesiz, bizim dönüşümüz Allah'adır. Ölçüyü taşıranlar, onlar ateşin halkıdırlar." "İşte size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız. Ben de işimi Allah'a bırakıyorum. Şüphesiz Allah, kulları pek iyi görendir." (Mümin Suresi, 41-44)
    Müminlerin inkarcıların çirkin tavırlarına karşılık her seferinde affedici, barışçı ve güzel bir üslupla insanlara yaklaşıyor olmalarının en önemli nedeni ise Rabbimiz'in böyle bir ahlaktan razı ve hoşnut olacağını bilmeleridir. Müminler başka hiçbir karşılık beklemeden sadece Allah'ın rızasını ve hoşnutluğunu kazanmak için bu ibadetlerini yerine getirirler.


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349