+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konuşurken şeytanın etkisinde bir üsluptan sakınmak ve şeytandan Allah'a sığınarak ko

 İslam da Aile İslamda Kadın Katagorisinde ve  İslam da Aile Hayatı Forumunda Bulunan  Konuşurken şeytanın etkisinde bir üsluptan sakınmak ve şeytandan Allah'a sığınarak ko Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Konuşurken şeytanın etkisinde bir üsluptan sakınmak ve şeytandan Allah'a sığınarak ko Kuran'da şeytanın kıyamete kadar insanları Allah'ın yolundan saptırmaya and içtiği bildirilir. Şeytan isyan ettiği için Allah Katından kovulmuş ve lanetlenmiştir. Amacı kendisi gibi, insanları da isyana sürüklemektir. Bu amacına ulaşabilmesi için Allah şeytana kıyamet gününe kadar süre tanımış ancak ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    580
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart Konuşurken şeytanın etkisinde bir üsluptan sakınmak ve şeytandan Allah'a sığınarak ko

    Kuran'da şeytanın kıyamete kadar insanları Allah'ın yolundan saptırmaya and içtiği bildirilir. Şeytan isyan ettiği için Allah Katından kovulmuş ve lanetlenmiştir. Amacı kendisi gibi, insanları da isyana sürüklemektir. Bu amacına ulaşabilmesi için Allah şeytana kıyamet gününe kadar süre tanımış ancak onun 'gerçekten iman etmiş kimseler üzerinde hiçbir etkisinin olamayacağını' bildirmiştir.
    Şeytan insanı doğru yoldan saptırmak için ona çeşitli kuruntular ve vesveseler vermeye çalışır. Ancak "(Allah'tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah'ı zikredip-anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir." (Araf Suresi, 201) ayetiyle bildirildiği gibi, kalben Allah ile birlikte olan kişi bunlardan etkilenmez. Şeytandan kendisine böyle bir kışkırtma hissi geldiğinde bir mümin hemen Allah'a sığınır ve bunun şeytanın bir aldatmacasından başka bir şey olmadığını anlar.
    İmani yönden zayıf olan insanlar ise şeytanın hilelerine kolaylıkla aldanırlar. Oysa Allah "...Hiç şüphesiz, şeytanın hileli-düzeni pek zayıftır." (Nisa Suresi, 76) ayetiyle şeytanın düzeninin ne kadar zayıf olduğunu bildirmiştir. Ancak gereği gibi iman etmeyen kimseler şeytanın aldatmacalarını gerçek sanırlar.
    Allah'ın varlığından ve Kuran ahlakından tamamen gafil olan insanlar ise neredeyse tüm hayatları boyunca şeytanın yönlendirmesiyle hareket ederler. Onun istediği gibi düşünür, onun istediği gibi davranır ve onun istediği gibi konuşurlar. Aldıkları tüm kararlara, söyledikleri her söze şeytanın çarpık mantığı hakimdir. Şeytanın amacı, kendisine uyan bu insanları kullanarak diğerlerini de genel bir ahlak bozukluğuna sürüklemek, kalplerine kendi çirkin ahlakını yerleştirmektir. Onların ağzını kendi ağzı gibi kullanarak bu yolla diğer insanlara telkinlerini ulaştırmayı hedefler.
    Allah'tan gafil olarak yapılan konuşmaların özel şeytani bir üslubu vardır. Bazı kişiler adeta şeytanın elçiliğini yaparcasına, beraberlerindeki insanları Allah'tan ve Kuran ahlakından uzaklaşıp cehennem ahlakını yaşamaya çağıran bir üslup kullanırlar. Bu üslup kimi zaman süslü ve çekici bir havaya bürünebilir; amaç şeytani ve kötü olan bir şeyi insanlara makul ve mantıklı gösterebilmektir. Bu konuşmalarda kişi, sözlerini hep cahilce mantıklarla desteklemeye çalışır. Konuşmalarıyla çevresindekilere kaderi, ahireti, hesap gününü, Allah'ın azabını unutturmaya gayret eder. İnsanları dünya hayatına aldanmaya çağıran sinsi bir üslup kullanır. Karşı tarafın vicdanını susturup rahatlatabilmesi için sahte ve aldatıcı mantıklar öne sürer. Allah'a iman ve Kuran ahlakının yaşanması konusunda kişilerin kalplerine gizlice vesvese ve şüphe düşürmeye çalışır. Kullandığı yöntemler son derece kurnazcadır; çoğu zaman yanlış bir tavrı insanların bilinçaltlarına yavaş yavaş işleyip onları bu fikre alıştırarak etki etmeyi hedefler. Bu nedenle şeytanın elçiliğini yapan ve onun etkisi altında konuşan kişi genellikle şeytani bir tavrı açıkça savunmaz. Bunu karşı tarafa hissettirmeden ve onu kandırarak yapmaya çabalar. Dolaylı ve hileli yollardan yaklaşır; gizliden gizliye de bu konuda karşı tarafın bilinçaltına şüphe yerleştirmeye çalışır. Kuran'da şeytanın kullandığı farklı yöntemler ve taktikler şöyle bildirilmiştir:
    Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka Senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım. Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." (Araf Suresi, 16-17)
    "Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır. (Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez. (Nisa Suresi, 119-120)
    Ayetlerde bildirildiği gibi, şeytanın asıl amacı insanları Allah yolundan uzaklaştırmaktır. Şeytana uyarak hareket eden kişi de onunla aynı taktikleri kullanır. İnsanların, olayları Kuran rehberliğinde değerlendirmelerini engellemeyi amaçlar. Olayların hayırlı ve güzel yönlerini anlamak ve anlatmak yerine, olumsuzlukları vurgulayarak onlara kaderi ve herşeye hayır gözüyle bakmayı unutturmaya çalışır. İnsanları karamsarlığa, ümitsizliğe ve mutsuzluğa sürüklemek için uğraşır. Sözgelimi ani bir kaza ya da ölüm haberi ile karşılaşıldığında insanları hemen isyankar, gafil bir üsluba çekmeye çabalar.
    Hayatı ve ölümü Allah'ın yarattığını bilen bir insan ise böyle bir haber karşısında son derece tevekküllü ve Allah'a karşı gönülden teslim olmuş bir tarzda konuşur; "Allah'ın takdiri en hayırlısıdır" der.
    Bunun gibi ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenen imandan uzak bir insan, şeytanın etkisiyle ümitsiz ve tedirgin bir üslup kullanabilir. Şeytan etkisi altına aldığı kişileri kullanarak insanların bilinçaltına sinsice üzülmenin ve tevekkülsüzlüğün makul olduğu düşüncesini yerleştirmeyi hedefler. Oysa Müslümanca konuşan bir insan en zor anında bile Allah'a karşı son derece ümitvar bir üslup içerisinde olur. Başına gelen hastalık ne kadar ciddi olursa olsun, herşeyin Allah'ın kontrolünde geliştiğini, Allah'ın gücünün sonsuz olduğunu bilmenin verdiği tevekküllü ve teslimiyetli üslupla konuşur. İman edenlerin bu ümit dolu üslubu çevrelerindeki insanları da tevekküllü davranmaya ve ümitvar bir üslupla konuşmaya yöneltir.
    Allah'a iman eden insanlar, şartlar her ne olursa olsun şeytanın etkisiyle yapılan bir konuşmayı bilir, başkasında gördüklerinde rahatlıkla teşhis eder ve böyle bir şeye asla yanaşmazlar. Şeytanın elçiliğini yapmanın ahiretteki karşılığının şeytan gibi hüsrana uğramak olacağının şuurundadırlar. Bu nedenle şeytanın bu tuzağına düşmez; hemen Allah'a sığınır ve Kuran'a uygun şekilde konuşarak şeytanın çabalarını etkisiz hale getirirler.


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349