+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

islami sözlük - istişhad

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  İslami Sözlük Forumunda Bulunan  islami sözlük - istişhad Konusunu Görüntülemektesiniz.=>İSTİŞHAD Şahit gösterme, şahitliğine başvurma, delil sayma, bir iddianın ispatı için delil ileri sürme. Şehit olma anlamında da kullanılır. "İstişhad için beni de celbettiler" sözünde şahid gösterme anlamında; "Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da İstişhadı" sözünde de şehit olma anlamında kullanılmıştır. Bir terim olarak "istişhâd", çeşitli ilimlere göre muhtelif şekillerde tanımlanmıştır. Said el-Efganî, ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    1.655
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart islami sözlük - istişhad

    İSTİŞHAD

    Şahit gösterme, şahitliğine başvurma, delil sayma, bir iddianın ispatı için delil ileri sürme. Şehit olma anlamında da kullanılır. "İstişhad için beni de celbettiler" sözünde şahid gösterme anlamında; "Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da İstişhadı" sözünde de şehit olma anlamında kullanılmıştır.
    Bir terim olarak "istişhâd", çeşitli ilimlere göre muhtelif şekillerde tanımlanmıştır. Said el-Efganî, istişhâdı; "Arapça'da bir kelime veya cümlenin kullanılış ve okunuşunun sıhhatini, bir kaidenin doğruluğunu, hafızası sağlam, konuşması fasih olan bir araptan sağlam senetle gelen, naklî bir delille ispat etmektir" şeklinde tanımlamıştır (bk. Cevherî, es-Sıhah; İbn Manzur, Lisânü'l-Arab; Mütercim Asim, Kamus tercemesi, "istişhad" rnaddeleri.).
    Görüldüğü gibi istişhâd kelimesinin sözlük anlamı ile terim anlamı birbirine çok yakın olup, ilk devirlerden günümüze kadar aynı anlamı korumuştur. Çünkü farklı devirlerde yaşayan ibn Kuteybe (681, '1282), İbn Hişam (761/1360), es-Seâlibî (429/1037), İbnu'l-Enbârî (577/1181) ve İbn Hallikân (681/1282) gibi müellifler bu kelimeyi, yukarıda tarifi geçen ve kısaca "şahit getirmek" tabiriyle karşılanabilecek olan anlamda kullanmışlardı. Bir kaidenin veya bir kullanılışın sıhhatını, şartlarını taşıyan naklî bir delille ispat etmek anlamında kullanılan istişhâd kelimesi yerine bazen, aralarında küçük bir fark bulunan "ihticâc" ve "istidlâl"kelimeleri de kullanılmıştır. Ebu Hilâl el-Askerî (ö. 395/1005) istişhâdı; "Bir ifadeden sonra onu kuvvetlendirmek üzere bir başka ifadenin getirilmesidir-' şeklinde tanımlarken; Abdulganî en-Nablusî (ö. 1143/1730) bir edebî sanat olarak istişhâd'ı, "Şairin şiir düzenlerken ismini veya lakabını, kulağa hoş gelen ve ruhu okşayan bir uslubla söylemesidir" şeklinde tanımlar. Görüldüğü gibi, istişhâd'ın gramerdeki tarifiyle edebiyattaki tarifi farklılık arzetmekte ve hatta aralarında hiç bir benzerlik bulunmadığı ilk bakışta farkedilmektedir.
    Kendilerinde istişhâda ihtiyaç duyuları ilimler, edebî ilimlerdir. Bunlar da sarf, nahiv, lügat, bedi', beyân, meânî gibi ilimler olup; ilk üçünde ancak hicrii ikinci asrın ortalarına kadar geçen zaman içinde yaşamış bulunan şâirlerin ve fasih arapların sözleriyle istişhâdın caiz olmasına karşılık, son üçünde böyle bir şart aranmamaktadır.
    Dil bilginleri, Arap sözüyle istişhâd için bazı esaslar koymuşlar; gerek sarf, gerek nahiv ve gerekse lugat çalışmalarında bu esaslara bağlı kalmaya ve istişhâd ederken bu esasları gözönüne almaya çalışmışlardır. Ne var ki, bu prensipler, yüzde yüz uygulanmamış; çoğunlukla uygulanan kaideler olarak muamele görmüşlerdir. Söz konusu bu kaidelerin en meşhurlar şunlardır:
    a) İşitilen söz ya düzenli (muttarid), ya da az kullanılır (saz) olur.
    b) Kendisinden rivayet edilen bir Arap için, adalet şartı aranmayıp, ancak bu şart, ondan rivayette bulunan Arap olmayan ravide aranır.
    c) Fasih bir Arabın tek başına naklettiği bir söz, konuşanları olup gitmiş olan eski dilden işitilen bir söz olması ihtimaliyle kabul edilip, onunla istişhâd yoluna gidilir.
    d) Lehçeler çeşitli olmalarına rağmen hepsi huccettir.
    e) Lügat ve sarf-nahivde ve yenilerin sözleriyle istişhâd'ín caiz olmadığında icma vardır.
    f) Söyleyeni bilinmeyen bir sözle de istişhad olmaz.
    Kur'an, Arap kelâmında mevcut bütün üslûp ve tarzları ihtiva ettiği, naklî yazı ve telaffuz olarak tevatüre dayandığı, kısaca fasih Arapçayı en üstün şekliyle muhafaza ettiği için, bütün bilginler tarafından istişhâda birinci derecede lâyık görülmüştür. Bununla beraber bazen, Kur'an'da vârid olan bir husus, ancak şaz kabilinden bir kaidenin şahidi olarak muamele görmüştür. Halbuki câhiliye devrine ait şiir ve nesirden intikal eden az bir şen olup, bütün Arap dilini temsil edemez. Bu bakımdan ibnu's-Sarrâc ve el-Ahfeş'ın yaptığı gibi, Kur'an'da varid olan bir hususu şaz kabul etmeyip kıyasa esas ittihaz ederek onunla istişhâd edilmelidir.
    Bir çok ilim dalında Kur'an'la istişhâd'ın birinci planda olduğu âlimlerce kabul edilmiştir. Kur'an'la istişhâd konusunda yeni araştırıcılardan Mehdî el Mahzûmî, el-Halil b. Ahmed hakkında yaptığı bir araştırmada; "dilcilerin, çalışmalarında müracaat ettikleri kaynaklar arasında Kur'an'ın ilk sırayı aldığını" ve Said el-Efgânî de "Kur'ân'ın mütevâtir, ahad ve şâz bütün kıraatlarının Arapça'da hüccet ve delil olduğunu" bildirmektedir (bk., Mehdî el-Mahzûmî, el-Halil b. Ahmed ve Hayatuhu, 79).
    Hadiste istişhâd meselesine gelince, bu konuda âlimler farklı görüşler ortaya koymuşlardır. Özet olarak şunlar söylenebilir. Âlimler, ilk asırlarda tedvin edilmiş olan kitaplardan nakledilen hadislerin rivayetleri muhtelif de olsa, bu gibi hadislerin lafızlarıyla istişhad'ın caiz olduğu görüşündedirler. Ancak bundan şaz bir rivayetle gelen veya muhaddislerde birinin reddedilmeyecek şekilde galat veya tashifine (kelimenin nokta ve harf hatası) dikkat çektiği lafızları istisna ederler. dilcilerin çoğunluğuyla lugatçıların büyük bir kısmı, hadiste varid olan lafızlarla istişhâd etmiş olmaları, bu görüşün tercihini desteklemektedir.
    İstişhad'ın şehid olma anlamı için bk. şehadet.


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349