+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Mümtehine suresi

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  İslami Sözlük Forumunda Bulunan  Mümtehine suresi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>MÜMTEHİNE SURESİ Kur'ân-ı Kerim'in altmışıncı sûresi. Medine'de nâzil olmuştur. On üç âyet, üç yüz kırk sekiz kelime ve bin beş yüz on harften ibarettir. Fasılâsı lam, mim, nûn, ra ve dâl harfleridir. Ahzâb sûresinden sonra, Hicret'in yedinci yılında nazil oldu. Adını onuncu âyetinde geçen imtihan kelimesinden almıştır. Mumtehine imtihan kelimesinin ...

  1. #1
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    12.914
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Mümtehine suresi

    MÜMTEHİNE SURESİ

    Kur'ân-ı Kerim'in altmışıncı sûresi. Medine'de nâzil olmuştur. On üç âyet, üç yüz kırk sekiz kelime ve bin beş yüz on harften ibarettir. Fasılâsı lam, mim, nûn, ra ve dâl harfleridir. Ahzâb sûresinden sonra, Hicret'in yedinci yılında nazil oldu. Adını onuncu âyetinde geçen imtihan kelimesinden almıştır. Mumtehine imtihan kelimesinin ismi fâilidir. Ayette geçiş şekli şöyledir: "Ey iman edenler! Mü'min olduklarını söyleyen kadınlar size muhacir olarak geldikleri zaman onları imtihan edin. " Sûreye "imtihan" ve Meveddet adları da verilmektedir.
    Bu sûre, Medine'de ilâhi nizam çerçevesinde oluşturulan İslâm toplumunu, her türlü dünyevî bağlılıklardan koparıp, Allah'ın dilediği seçkin bir topluluk yapma yolunda uygulanan ilâhî metodun halkalarından bir halkadır. Allah Teâlâ, kemâle erdireceği ve kıyamete kadar geçerli kılacağı son dinini insanlara özümleyecekleri bir şekilde öğretebilmek için, dinin oluşum devresinde onları çeşitli olaylarla yüzyüze getiriyor ve o olaylar karşısında almaları gereken tavrı onlara bildiriyor ve uygulatıyordu.
    İnsanların, geçmişlerinden gelen câhilî alışkanlık ve bağlardan kurtulabilmeleri için, Allah Teâlâ onları kesintisiz bir terbiye zincirinden geçiriyor. İnsanların, onları Allah'a isyana sevkeden, O'nun nizâmına uymaktan ve O'nun ahkâmıyla amel etmekten alıkoyan ırk, soy, aile bağlarından kurtarılması gerekiyordu. Ancak bu şekilde birbirine iman bağıyla bağlı, İslâm'ı her şeyiyle yaşayan seçkin ve bütün insanlığa örnek olacak bir topluluk ortaya çıkabilirdi.
    İslâm'ın ideal ruh yapısıyla şekillenen ve çevresindeki bütün sistemlerden farklı yapıdaki bu topluluk, etrafında cereyan eden hadiselerin çalkantısının tesir alanı dışında değildi. İşte bu sûre, müslümanların etraflarında cereyan eden olaylara karşı takınmaları icabeden tavrı ortaya koymak üzere, o uzun imâni hazırlık zincirinin bir halkası olarak; müslümanlara yol göstermek, onları iman düsturlarıyla donatmak için gelmiştir.
    Sûre, müslümanlara, Allah'a iman prensibi etrafında toplanılarak öteki bütün dünyevî bağların kopartılıp atılmasının, Allah'tan yana olup, O'nun sancağı altında bir araya gelinmesinin tevhidî bir gereklilik olduğunu bildiriyor.
    Hicretin altıncı yılında müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında yapılan Hudeybiye Andlaşması hükümlerine göre Kureyş'ten Medine'ye müslümanların yanına sığınan olursa müslümanların onu Kureyş'e geri vermeleri gerekiyordu. Bu âyette Kureyş'ten kaçıp gelen kadınların inanmış olup olmadıkları hususunda imtihana tabi tutulmaları, mü'min oldukları anlaşılırsa geri verilmemeleri emrediliyor. Sûrenin mihverini teşkil eden temel konu "Allah için sevmek, Allah için buğzetmek" düşüncesidir.
    Sûrenin ilk âyetinde Allah Teâlâ'nın ve mü'minlerin düşmanlarının dost edinilmemesi emredilir. Bu âyetin iniş sebebi şöyledir: Rasûlüllah (s.a.s), Mekkelilerin Hudeybiye Andlaşması'nın şartlarını bozduklarını görünce, Mekke'nin fethine karar verdi. Müslümanlara savaş hazırlığı emrederek işi gizli tutmalarını söyledi. Hâtıb b. Ebî Beltea Mekkeli müşriklere hitaben bir mektup yazarak "Rasûlüllah (s.a.s) sizinle harbe hazırlanıyor, tedbirinizi alın" dedi. Mektubu, o sırada Medine'de misafir olarak bulunan müşrik bir kadınla yolladı. Allah, Hz. Peygamber (s.a.s)'e vahyederek durumu bildirdi. Hz. Peygamber derhal Hz. Ali, Zübeyr ve Mikdad'ı kadının peşine takarak: "Gidin, Hah Bahçesi denilen yere vardığınızda müşrik bir kadın bulacaksınız. Yanında Hâtıb b. Ebî Beltea'nın müşriklere yazdığı bir mektup var, onu alın" buyurdu. Hz. Ali ve beraberindekiler kadına Rasûlüllah (s.a.s)'in haber verdiği yerde kavuşmuşlar, mektubu istemişler, kadın inkâr edince "Bunu Allah Rasûlü söyledi. O yalan söylemez, ya mektubu verirsin yoksa seni ararız" demişlerdi. Kadın işin ciddî olduğunu anlayınca mektubu saklamış olduğu saçlarının arasından çıkarıp vermiştir. Mektup Rasûlüllah (s.a.s)'e getirilince Hz. Ömer "Ey Allah'ın Resûlü! Bu adam Allah'a, Peygamberine ve mü'minlere ihanet etmiştir. Emir ver de boynunu vurayım onun" demişti. Hâtıb b. Ebî Beltea muhacirlerdendi. Bedir Savaşı'na katılmıştı. Mekke'de çocukları ve emlaki vardı. Hz. Peygamber Hâtıb'ı çağırıp: "Neden bunu yaptın?" diye sormuş; o da şu karşılığı vermişti: "Ya Rasûlüllah! Bana karşı acele etme. Çünkü ben Kureyş'ten değilim; onlara andlaşma ile bağlı biriyim. Yanınızda bulunan Muhacirlerin, Mekke'de ailelerini himaye edecek ve mallarını koruyacak akrabaları var. Ben ise nesep cihetiyle olan bu bağlılığa onlar nezdinde minnettarlar kazanarak doldurmak ve bu suretle akrabamı korumak istedim. Yoksa bu işi küfür ve dinden dönmek için yapmadım" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s); Muhacir ve Ensarın huzurunda; "Hatib doğru söyledi" buyurdu (İbnü'l-Esir, Üsdu'l-Gâbe, Kahire 1970,1, 432). İşte bunun üzerine Mümtehine Sûresi'nin ilk âyetleri indi: "Ey iman edenler! Benim düşmanımı da sizin düşmanınızı da dostlar edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz, halbuki onlar, size gelen hakkı inkâr ettiler. Peygamberi ve sizi, Rabbiniz olan Allah'a iman ettiğiniz için yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer siz benim yolumda cihad için ve rızamı talep için yurdunuzdan çıktıysanız, onları dost edinmeyin. Onlara olan sevginizi gizlersiniz. Oysa ben, sizin gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da çok iyi bilirim. İçinizde kim, benim ve sizin düşmanlarınızı dost edinirse, şüphesiz o, doğru yoldan sapmıştır. Eğer sizi ele geçirirlerse hemen size düşman kesilirler. Ellerini ve dillerini size kötülük yapmak için uzatırlar. İsterler ki keşke inkâr etseniz" (1-2).
    Daha sonraki âyetlerde, kıyamet gününde akraba ve çocukların insana fayda vermeyeceği, kişiyi sadece iman ve amelinin kurtaracağı; insanlar için Hz. İbrahim'de ve onunla beraber bulunanlarda güzel bir örnek olduğu; düşmanlarla ileride dost olunabileceği düşünülerek onlara karşı düşmanlıkta aşırı gidilmemesi gerektiği; mü'minlerin kendilerine karşı cephe almayan ve cephe alan kâfirlere karşı tutumları anlatılır. Onikinci âyette Peygamber Efendimiz (s.a.s)'e bey'at etmek isteyen kadınlarda bulunması gereken vasıflar şöyle anlatılır:
    "Ey Peygamber! İnanmış kadınlar sana gelip, Allah'a hiç bir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemeleri, iyi bir işte sana karşı gelmemeleri hususunda sana bey'at ederlerse onların bey'atlarını al ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan ve çok esirgeyendir" (12).
    Son âyette; sûrenin başında belirtilen hüküm tekrar vurgulanır ve; "Ey iman edenler! Allah'ın gazap ettiği kimselerle dostluk etmeyin" (13) buyurulur.
    Durak PUSMAZ


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349