+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

rüşd

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  İslami Sözlük Forumunda Bulunan  rüşd Konusunu Görüntülemektesiniz.=>rüşd RÜŞD Doğru yolu bulma, akıllı davranma, akıl ve ruh bakımından olgunlaşma, iyilikleri elde edebilecek olgunlukta olma; malını korumak için gerekli tedbirleri alan ve saçıp savurmaktan korunan kimsenin vasfı anlamında bir İslâm hukuku terimi. Bu vasfa sahip olana reşîd denir. Reşîdin zıddı setihtir. Sefîh; aklı başında ve temyiz gücü tam ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    1.655
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart rüşd

    RÜŞD

    Doğru yolu bulma, akıllı davranma, akıl ve ruh bakımından olgunlaşma, iyilikleri elde edebilecek olgunlukta olma; malını korumak için gerekli tedbirleri alan ve saçıp savurmaktan korunan kimsenin vasfı anlamında bir İslâm hukuku terimi. Bu vasfa sahip olana reşîd denir. Reşîdin zıddı setihtir. Sefîh; aklı başında ve temyiz gücü tam olmasına rağmen, malı üzerinde akıl ve mantık dışı tasarruflarda bulunan kimsedir (İbn Âbidîn, Reddül-Muhtâr, V, 95; Mecelle, mad, 946, 947).
    Rüşd, temyizden farklıdır. İnsan iyiyi kötüden, hayrı şerden ayırmakla birlikte, malını ve servetini iyi bir şekilde idare etmeyi beceremeyebilir. Çünkü, malın idaresi ve işletilmesi ayrı bir tecrübe ve kabiliyet gerektirir. Bu yüzden şer'î ve cezâî yükümlülüklere ehil olan bir kimse, âkıl ve bâliğ olsa da, mâlî tasarruflar bakımından reşîd olmayabilir. Çünkü rüşd yaşı, şahsın eğitilmesine ve özel kabiliyetlerine göre buluğdan önce veya sonra yahut her ikisi birlikte gerçekleşebilir. Ancak buluğdan önce oluşacak rüşd hâline itibar edilmez.
    Rüşd yaşına ulaşan kimse, her yönüyle iman, ibâdet, sosyal, mâlî ve hukukî bütün konularda tam edâ ehliyetine sahiptir. Bu kimsenin üzerinden mâlî vesâyet kalkar ve malı kendisine teslim edilir. Âyette şöyle buyurulur:
    "Yetimleri nikâh çağına ulaşmalarına kadar yetiştirip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını (rüşd) görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin " (en-Nisâ, 4/6). Bu duruma göre, bir kimse reşid olarak büluğa ererse ehliyeti tam olur; onun üzerinden velâyet kalkar, malları kendisine teslim edilir, bütün tasarrufları ve ikrârları geçerli olur.
    Reşîd olmayarak büluğ çağına ulaşan kimsenin ise, İslâm hukukçularının çoğunluğuna göre, eksik edâ ehliyeti sona ermez ve onun üzerinde mâlî velâyet devam eder; mâlî tasarrufları geçerli olmaz ve malı kendisine teslim edilmez. Ancak; terbiye, tedavi, eğitim-öğretim ve evlilik gibi şahıs üzerindeki velâyet ise, kişinin âkıl olarak mücened büluğa ermesiyle kalkar: Yani rüşd şartı, yalnız mâlî tasarruflarla ilgilidir. Çoğunluğa göre, nass'larda rüşd için belli yaş sınırlaması da yapılmamıştır. Kişi reşîd oluncaya kadar mâlî kısıtlılık (hacr) devam eder. Saîd b. Cübeyr (ö. 95/713) ve imam Şa'bî (ö. 103/712), "Kişi sakalından tutulur ama reşîd olmayabilir" demişlerdir. Dahhâk (ö. 105/713)'ın da şöyle dediği nakledilmiştir: "Yetimin malı, yüz yaşına ulaşsa bile, malını iyi idare edeceği anlaşılıncaya kadar kendisine teslim edilmez" (İbn Rüşd, Bidâyetül-Müctehid, II, 276 vd.; İbn Âbidîn, Reddül-Muhtâr, V,104; Ebû Zehrâ, Usülül-Fıkh, s. 335-337).
    Ebû Hanîfe (ö. 150/767) ise yukarıdaki görüşe karşı çıkarak, akıllı fakat reşîd olmaksızın büluğ çağına ulaşan kimsenin tam edâ ehliyetine kavuşacağını, insanlığına bir saygı ve şerefini korumak amacıyla üzerinden velâyetin kalkacağını söyler. Ancak malı, kısıtlama (hacr) yoluyla değil de, ihtiyât ve terbiye amacıyla, fiilen reşîd oluncaya veya yirmi beş yaşına ulaşıncaya kadar kendisine teslim edilmez. 25 yaş, kişinin dede olabileceği bir yaştır. O'na göre, âkıl bâliğ kimseyi akıl hastalığı ve bunama dışında, hacr altına alarak tasarruflarını kısıtlamak, insanın şeref ve özgürlüklerine tecavüz anlamı taşıdığı için, mâlî zarardan daha büyük bir zarardır. Diğer yandan kısıtlı kişi, daha önce yaptığı sözleşmeleri yerine getiremez. Halbuki akitlere uyulmasını bildiren nass'lar vardır (bk. el-Mâide, 5/1). Enes b. Mâlik'ten (ö. 91/717) rivâyete göre, alış-verişlerinde aldatılan bir adamın ailesi Rasûlüllah'a gelerek kısıtlanmasını istemiş, Nebî (s.a.s) onu kısıtlamayarak, kendisine "Bir şey satın aldığın zaman, aldatma yok, benim için üç gün muhayyerlik hakkı vardır, de" buyurmuştur (Buhârî, Buyû', 48, Husumât, 3; Müslim, Buyû', 48). Eğer aklı başında olan kimseyi kısıtlamak gerekseydi, Hz. Peygamber bu sahabeyide kısıtlardı.
    Bu duruma göre İslâm hukuku rüşd için belirli bir yaş sınırı koymamakla birlikte, bu çoğu zaman bulûğdan sonra ortaya çıkar. Standard bir rüşd yaşı belirleme, devrin şartlarına, iklime, halkın yetişme ve kültür düzeyine göre yöneticilere bırakılmıştır.
    Osmanlı İmparatorluğunda 1288 H. tarihli bir fermanla, yirmi yaşını doldurmamış kişilerin rüşd davalarının reddedilmesi istenmiştir (Ali Haydar, Dürarul-Hukkâm, 989. maddenin şerhi).
    Hamdi DÖNDÜREN


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349