+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Sefİh-sefahat

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  İslami Sözlük Forumunda Bulunan  Sefİh-sefahat Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Sefİh-sefahat SEFİH-SEFAHAT "Beyinsiz-beyinsizlik" anlamında Kur'anî bir kavram. Sefih, "se-fi-he" fiilinden türemiş ism-i faildir. Bu fiilin mastarı "sefh, sefeh"tir. Lügatte sefeh”, hareket ve tutumunda hafiflik olup, akıl noksanlığından kaynaklanır. Yani ucu budalalığa varan hafiflik, fikirsizlik, temkinsizliktir. Bunun zıttı, ağır başlılık, tam akıllılıktır. Şer'an da akıl ve dinin emir ve prensiplerinin aksine ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    1.242
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Sefİh-sefahat

    SEFİH-SEFAHAT

    "Beyinsiz-beyinsizlik" anlamında Kur'anî bir kavram.
    Sefih, "se-fi-he" fiilinden türemiş ism-i faildir. Bu fiilin mastarı "sefh, sefeh"tir. Lügatte sefeh”, hareket ve tutumunda hafiflik olup, akıl noksanlığından kaynaklanır. Yani ucu budalalığa varan hafiflik, fikirsizlik, temkinsizliktir. Bunun zıttı, ağır başlılık, tam akıllılıktır. Şer'an da akıl ve dinin emir ve prensiplerinin aksine hareket etmektir. Türkçede sefahet bu manada kullanılır. Kısaca sefeh ve sefahet, görüş ve düşüncede heva ve hevese uymak, akıl ile değil zevk ile hareket etmektir: Bu da aklın hükümsüz kalmasından dolayı budalalıktan kaynaklanır (Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kurân Dili, I, 234). Kısacası bu fiilin ism-i faili olan "sefih" aklı veya dini eksik olan akıl veya dinin aksine davranan ahmak veya fasık demektir ki; birinde Allah'a isyan manası var, diğerinde yoktur (Elmalılı, a.g.e., II, 1992).
    Kur'an-ı Kerîm'de hem kâfir, hem münafık, hem de müslümanlar için kullanılan sefih kavramı, aynı kökten gelen türevleriyle birlikte tam on âyette kullanılmaktadır. Bu üç sınıf için aynı manada kullanılmasına rağmen, farklı mahiyet arzetmektedir. Şöyle ki: Kâfirler ve münâfıklar için İslâm'ı kabul etmemelerinden dolayı sefih denilirken; müslümanlar için aklı zayıf bunak, aklı bazı şeylere ermeyen çocuklar ve ihtiyarlar hakkında kullanılır.
    Bakara süresinde anlatıldığına göre, münâfıklar kendilerini üstün zekâlı, üstün akıllı görüp, mü'minleri süfeha, (sefihler, beyinsizler) olarak addederken, Allah Teâlâ (c.c), asıl süfeha'nın münâfıklar olduğunu, çünkü İslâm apaçık bir gerçek olarak ortada dururken onu kabul etmemenin sefihlikten başka bir şey olmadığını bildirmektedir.
    "Onlara, "İnsanların iman ettikleri gibi siz de iman edin" dense, "Yani süfeha (beyinsizler)in iman ettiği gibi mi iman edelim" derler. İyi bilin ki, asıl süfeha (beyinsizler) onlardır; fakat bunlar bunu bilmiyorlar" (el-Bakara, 2/13).
    Allah Teâlâ bu âyeti kerimede "insanlardan bazıları" diyerek münâfıkları insanlar olarak belirtirken; akabinde, onları, insanların iman ettiği gibi iman etmemeleri itibarıyla kendi ikrarlarıyla insandan saymıyor.
    Münâfıklar gibi kâfirleri de Kur'an-ı Kerîm sefihler olarak nitelemekte, İbrahim Milletinden ancak nefisleri hafif, ciddiyetten ve ciddî düşünceden yoksun, aklı ermez kimselerin yüz çevireceğini açıklamaktadır:" Nefsini sefih yapan (beyinsiz)dan başka kim İbrahim Milleti (dini)nden yüz çevirir? Andolsun ki, biz onu (İbrahimi) dünyada beğenip seçmiştik. Ahirette de o salihlerdendir" (el-Bakara, 2/130).
    Yine Kur'an-ı Kerime göre, rızkın vericisinin Allah olduğunu akıllarına getirmeden, rızk ve diğer câhili endişelerle çocuklarını öldürenler de akıl, zekâ ve imandan yoksun, doğru düşünmeyen sefihlerdir:" Bilgisizlik yüzünden beyinsiz (sefih)ce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allaha iftira ederek haram kılanlar şüphesiz hüsrana uğramışlardır. Muhakkak ki onlar dalalete düşmüşler ve hidayete erici de değillerdir" (el-En'am; 6/140).
    Allah'ın kendilerine vermiş olduğu kitabı tahrif edip, Rasûlün geleceği hakkında bilginin kendilerinde olduğu halde inanmamak için bahane arayan, kıblenin değişmesini bir koz olarak kullanıp Allah'ın işine karışan yahudiler de Kur'an-ı Kerime göre beyinsizdirler.
    Însanlardan bazı sefihler "Onları üzerinde bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: Doğu da batı da Allah'ındır. O dilediğini doğruya iletir" (el-Bakara, 2/ 142).
    Allah Teâlâ kâfirleri, münâfıkları sefih olarak bildirirken kâfirlerin ve münâfıkların kendilerine gönderilen rasûllere "sefih" dediklerini bize haber verir: " (Hud) kavminden kâfir olan mele' (ileri gelenler) dediler ki: Biz seni bir sefahat (beyinsizlik) içinde görüyoruz ve biz seni yalancılardan sanıyoruz (sayıyoruz) ".
    Ey kavmim, bende sefahat (beyinsizlik) yok. Ben alemlerin Rabbı tarafından gönderîlmiş bir Rasulüm" dedi" (el-A'raf, 7/66-67). Diğer taraftan cinler son gelen elçi vasıtasıyla gerçeği öğrenip ona iman edince, kendilerini aldatan şeytanları beyinsiz olarak nitelemişlerdir:
    Meğer bizim sefihler (beyinsiz, iblis veya cinlerin kâfirleri) Allah hakkında saçma sapan şeyler söylüyorlarmış" (el-Cinn, 73/4).
    Gerek mallarını, gerekse canlarını, yaşantılarını gerektiği yerde kullanmayanlar, eğriyi doğrudan ayıramayan aklı ermez çocuk ve ihtiyarlar da sefih olup, Kur'an onlara mal devredilmesini, velisi olmadan borç verilmesini yasaklar; velisi olmadığı halde borç verilirse ödemediği takdirde hak iddia edilemez:
    "Allah'ın sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere (süfehaya) vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin" (en-Nisa, 4/5);
    "... Eğer borçlu olan kimse aklı ermez (sefih), yahut zayıf ya da kendisi yazdıramayacak durumda ise, velisi ona adaletle yazdırsın... " (el-Bakara, 2/282).
    Geçmiş ümmetler, aralarındaki kâfir, müşrik*, münâfık*, müstekbir*, mütref* beyinsizler (sefihler) nedeniyle Allah (c.c) tarafından bazı azap ve cezalara çarptırılmışlardır. Bu ceza bir çok musibetler şeklinde halâ devam etmektedir. Mü'minlere düşen, sefihlerle mücadele etmek ve Mûsâ (a.s)'ın şu duası ile Allah'a dua etmektir: "... (Mûsa) dedi ki: Rabbim! Dileseydin, bunları da beni de daha önce helak ederdin. İçimizden bazı beyinsizler (süfeha)'ın yaptıklarından ötürü bizi helâk mı edeceksin? Bu senin imtihanından başka birşey değildir. Onunla dilediğini saptırırsın, dilediğine yol gösterirsin (hidayet edersin). Sen bizim velimizsin, bizi bağışla, bize acı, sen bağışlayanların en iyisisin" (el-A'raf, 7/155).
    Muammer ERTAN

    Benzer Konular

+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349