+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
6 sonuçtan 1 ile 6 arası
Like Tree1Beğeniler
  • 1 Post By mehdiden evvel ki

Delilin Anlamı Nedir?

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  İslami Sözlük Forumunda Bulunan  Delilin Anlamı Nedir? Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Delilin Anlamı Nedir? DELÂLET Yol göstermek, kılavuzluk etmek; rehberlik, alâmet. Mekke'de hacc sırasında hacılara ziyaret yerlerini gösteren kimseye "delîl" denilmiştir. Kur'ân'da delâlet, kök ve türevleri itibariyle sekiz yerde geçmekte olup, hepsinde de lügat anlamında kullanılmıştır. Istılahta ise delâlet, bir şeyin belirli bir durumda bilinmesinden dolayı başka bir şeyin de bilinmesinin ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    661
    Tecrübe Puanı
    11

    Post Delilin Anlamı Nedir?

    DELÂLET
    Yol göstermek, kılavuzluk etmek; rehberlik, alâmet. Mekke'de hacc sırasında hacılara ziyaret yerlerini gösteren kimseye "delîl" denilmiştir. Kur'ân'da delâlet, kök ve türevleri itibariyle sekiz yerde geçmekte olup, hepsinde de lügat anlamında kullanılmıştır. Istılahta ise delâlet, bir şeyin belirli bir durumda bilinmesinden dolayı başka bir şeyin de bilinmesinin lâzım gelmesi, olarak tarif edilmektedir. Bu durumda ilk olarak bilinen şeye "dâll (delalet eden, gösteren)"; buna bağlı olarak sonradan bilinen şeye de "medlûl" denir (Cürcânî, et-Ta'rifât, 104).
    Kur'ân ve Sünnet'in anlaşılması, onların lafızlarının (nass, şer'î hitâb) hükme delâletinin anlaşılmasına bağlı olduğu için, delâlet, daha doğrusu nassların delaleti, fıkıh usulünün başlıca konuları arasında yer alır. Ancak hemen belirtelim ki, nassların delaleti konusu dinî bir mahiyete sahip olmayıp; genel bir ifadeyle, Arapça bir ibarenin doğru anlaşılmasını kolaylaştıran dil kurallarıdır.
    Kur'ân ve Sünnet lafızlarının hükme delalet etmesi farklı yollarla olmaktadır. Bu delâlet yollarının isimlendirilmesinde ve gruplandırılmasında, usulcülerin izledikleri metodlar farklılık arzetmekle beraber; bu farklılık, önemli pratik sonuçlar doğurmamaktadır. Bu itibarla, konunun açıklanmasında, cumhur usulcülerin metodu takip edilecek, yeri geldikçe ve farklılık arzettikçe Hanefî usulcülerin görüş ve isimlendirmelerine temas edilecektir.
    Şer'î hitabın hükme delaleti; biri lafzın "mantûk" ile, diğeri de "mefhum" ile delâleti olmak üzere iki çeşittir; Mantûk, lafzın söylenildiği alana delâleti olup; "sarih mantûk" ve "sarih olmayan mantûk" kısımlarına ayrılır. Sarih mantûk, lafzın konulduğu mana olup, bu manaya ya mutabakat (tam uyum), ya da tazammun (içerme) yoluyla delâlet eder. Meselâ,
    "Allah, alım-satımı helâl, ribayı da haram kıldı" (el-Bakara, 275) âyetinin sarih mantûku, alım-satımın helâl, ribanın haram olmasıdır. Hanefiler bu delâlet şeklini "nassın ibaresi" olarak adlandırırlar (Ebu Zehra, İslâm Hukuku Metodolojisi, Çev. Abdulkadir Şener, 121) Sarih olmayan mantûk ise, lafzın konulmuş olduğu mana değil, onun lâzım manasıdır. Bu hüküm şayet, söyleyenin o lafızla kastettiği anlam ise, "iktiza" veya "îmâ''nın delâleti; aksi halde, "işaret"in delâleti olur.
    Mefhûm da, lafzın söylenildiği alanın dışında kalan fakat yine lafızdan anlaşılan mana olup; mefhum-ı muvafakat ve mefhum-ı muhalefet olmak üzere iki kısma ayrılır.
    Mefhum-ı muvafakat, zikredilmeyen bir hususun hükmünün, daha evlâ veya eşit bir şekilde, zikredilen şeyin hükmüne uygun (muvâfık) olmasıdır. Hanefîler buna "nassın delâleti" adını verirler. Meselâ, "Anne-babaya öf deme." (İsra, 17/23) âyetinin mantûku, anne-babaya öf demenin haramlığıdır. Bu, söylenen husustur. Anne babayı döğme ise, âyette sözkonusu edilmeyen bir husus olup, bunun da haram olduğu herhangi bir araştırma ve ictihadı gerektirmeksizin âyetten anlaşılmaktadır. İşte âyetin, anne babayı dövmenin haram oluşuna delâleti, mefhum-ı muvafakat yoluyla olmaktadır.
    Mefhûm-ı muhâlefet ise, zikredilmeyen konunun hükmünün, zikredilenin hükmüne, olumlu ya da olumsuz bir yönde aykırı olmasıdır. Meselâ, "İçinizden hür mümin kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinin altında bulunan mümin cariyelerden alsın" (en-Nisâ, 4/25) âyetinin mantûku, hür mü'min kadınlarla evlenmeye güç yetiremeyenlerin mümin cariyelerle evlenebileceğini ifade etmektedir. Bunun mefhum-ı muhalefeti ise, hür mümin kadınlarla evlenmeye güç yetirenlerin, mü'min cariyelerle evlenemeyeceğidir. Cumhur, mefhum-ı muhalefeti genelde delil olarak alır, Hanefiler ise, alınması yönünde başka bir gerekçe olmadıkça mefhum-ı muhalefeti delil almayı reddetmektedirler.
    Bu delâlet yolları dışında lafızlar hükme delaletinin açık oluşu bakımından "zâhir", "nass", "müfesser" ve "muhkem" kısımlarına ayrılır. Bu ayırımda da, sözün söyleniş amacı, başka bir nass tarafından açıklanması veya hiçbir yorum, tahsis ve nesih kabul etmeyişi gibi ölçüler getirilmiştir.
    Hükme delaletinin kapalı oluşu (hafâ) açısından da lafızlar, "hafi", "müşkil", "mücmel" ve "müteşâbih" kısımlarına ayrılır. Bu cümleden olarak, meselâ, Kur'ân'daki sârık (hırsız) sözcüğünün (el-Mâide, 5/38), benzeri eylemlere delaleti tartışılmış, kelime bu yönüyle hafî (kapalı) kabul edilmiştir. Aynı şekilde, Kur'ân'da geçen "kurû" kelimesi (el-Bakara, 2/228), müşkil olup birkaç anlama gelmektedir. Hatta âyetlerde geçen "salât", "zekât" gibi kelimeler, ilk plânda mücmel olup, Hz. Peygamberin söz ve tatbikatıyla açıklık kazanmıştır. Bütün bunlar, nassların manaya delâletinin değişik kademelerdeki farklılığı olarak değerlendirilebilir.


  2. #2
    fatma

    Red face Cevap: Delilin Anlamı Nedir?

    delil kavramının anlamı nedir?


  3. #3
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2014
    Yaş
    31
    Mesajlar
    137
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart Cevap: Delilin Anlamı Nedir?

    Alıntı fatma Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    delil kavramının anlamı nedir?
    Arkadaşlar arkadaşa cevap verin lütfen


  4. #4
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    12.917
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Delilin Anlamı Nedir?

    İslamseli hocamız konuyu zaten işlemiş bende az bir ilave edeyim

    Sözlükte "yol gösteren, kılavuz, alamet, rehber, işaret, iz" gibi anlamlara gelen delil, kelamda, herhangi bir konuda gerçeğe veya kanıtlanması istenen hususa ulaştıran şey; fıkıh usulünde üzerinde düşünüldüğünde şer'î ve amelî bir hükme götüren şey; muamelât ve özellikle muhakeme hukukunda, sözlük anlamıyla bağıntılı olarak bir şeyi bilmeye yarayan alamet ve karine manasına gelir. Yargılama usulü hukukunda ispat vasıtalarına genel olarak delil denilmektedir.
    Kur'ân-ı Kerim'de delil kelimesi bir âyette sözlük anlamında geçmektedir. (Furkân, 25/45).
    Deliller, bilginin kaynağı bakımından aklî delil ve naklî delil şeklinde ikiye ayrılır. Naklî delil, kelamcılara göre, bütün öncülleri nakle dayanan delildir. Fıkıhçılara göre ise, oluşumunda müçtehidin katkısı olmayan, Şâri'den nakledilen şer'î asıllardır. Bunlar da Kitap ve sünnetten ibarettir. Aklî delil, kelamcılara göre, bütün öncülleri akla dayanan delildir. Fıkıhçılara göre ise, naklî delil ile bağlantılı olmakla birlikte, aklî muhakeme ve beşerî yorumun ağırlıkta olduğu, oluşmasında müçtehidin katkısının bulunduğu delillerdir.
    Ayrıca Kelamcılar delilleri, ortaya koydukları sonuçların değerine göre kat'î delil ve zannî delil kısımlarına ayırmışlardır. Kat'î delili, kanıtlamayı amaçladığı konuya ilişkin karşı ihtimalleri tamamen ortadan kaldıran delil şeklinde tanımlamışlardır. Buna yakînî delil de denir. Zannî delil ise, kanıtlamayı amaçladığı konuya ilişkin karşı ihtimallerin tamamını ortadan kaldıramayan delildir. Bu tür delillere iltizamî delil veya iknâî delil de denir. Fıkıhçılar ise, delilleri sübut ve delalet yönünden ayrım ve derecelendirmeye gitmişlerdir. Kur'ân-ı Kerim'in Hz. Peygamber'den bizlere kadar intikal ettirilmesinde hiçbir şüphe ve kesinti olmadığından, bütün âyetler sübut yönünden kat'îdir. Allâh'tan peygamberi vasıtasıyla bize kadar geldiğinde şüphe yoktur. Hadisler ise, mütevatir ve bir görüşe göre de meşhur olanlar hariç sübut yönünden zannîdir. Buna göre naklî deliller, sübutu ve delâleti kat'î deliller; sübutu kat'î delâleti zannî deliller; sübutu zannî delâleti kat'î deliller ile sübutu ve delâleti zannî deliller olmak üzere dörtlü bir ayrım ve derecelendirmeye tabi tutulmuştur. Fakihler, Kitap ve Sünnetin şer'î delil olduğunda görüş birliği içindedirler. İcma' ve kıyas ise, âlimlerin çoğunluğuna göre şer'î delildir. (İ.P.)


  5. #5
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2014
    Yaş
    31
    Mesajlar
    137
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart Cevap: Delilin Anlamı Nedir?

    Teşekkürler Karani arkadaş


  6. #6
    Üst Düzey Yönetici MuHaMMeD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    3.233
    Tecrübe Puanı
    14

    Standart Cevap: Delilin Anlamı Nedir?

    Teşekkurler arkadaşlar


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349