Kadir gecesini ihya etmenin sınırsız sevabı vardır

Elhamdülillâh bir Kadir gecesi'ne daha kavuştuk. Gerçekten hem fert ve hem de ümmet olarak, ALLAH Teâlâ'nın sınırsız afv ü
mağfiret, yardım ve bereketinden istifade etmek üzere, bu mübarek geceye erişmenin heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. Kadir
gecesi; iman, ibadet ve düşünce bakımından insanın kendisini yenilemesi, geçmişini muhasebe etmesi, geleceğini planlaması ve
ümütlerini tazelemesi için önüne konulan büyük bir fırsattır. Binaenaleyh bu fırsatı çok iyi değerlendirmemiz gerekir. Bu mübarek
gecede, ALLAH Teâlâ'nın emir ve yasakları doğrultusunda; Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin tavsiyeleri ışığında ruhumuzun
gelişmesi ve olgunlaşması için düşünce ve davranış biçimlerimizi gözden geçirmeliyiz. İçimizdeki manevi duyguların sesine kulak
vererek, günahlarımıza tevbe etmeyi, kendimiz, ailemiz, ülkemiz ve bütün Müslümanlar, insanlık için ALLAH Teâlâ'ya dua ve
niyazda bulunmayı ihmal etmeyelim. Bu fırsat bir daha insanın eline ya geçer, ya geçmez.
Hani dedelerimiz, ninelerimiz! Hani annemiz, babamız! Hani dostlarımız, kardeşlerimiz! Hani geçen sene aramızda bulunan dost ve
ahbablarımız. Nereye gittiler? Niçin aramızda yoklar? Unutmayalım ki, onları sinelerine çeken kara toprak yakında bizi de çekecek..
Binaenaleyh bu mübarek Kadir gecesini derlenip toparlanmamıza vesile kılmalıyız.
Ebû Hureyre (R.A.)'den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:
"Her kim iman ederek ve mükafatını sadece ALLAH Teâlâ'dan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları mağfiret
olunur. Ve yine her kim de faziletine iman ederek ve mükafatını sadece ALLAH Teâlâ'dan bekleyerek Kadir Gecesi'nde kalkar,
namaz kılar, ibadet ederse geçmiş günahları mağfiret edilir." (Buhari, Salatu't-Teravih:2; No:1910, 2/709) buyurmuşlardır.
Kadir Gecesi'nin fazilet ve bereketine gönülden inanıp sevabını sadece ALLAH Teâlâ'dan bekleyerek ibadet, dua ve hayır hasenat
ile o geceyi ihya edip değerlendirmeye çalışan mü'minlerin elde edecekleri kazanç, geçmiş günahlarının bağışlanmasıdır. Bu,
küçümsenecek bir sonuç değildir.
Kadir Gecesi'nin gününü de gecesi gibi ihya etmek gerekir. Çünkü O'nun da fazileti gecesi gibi büyüktür. Enes b. Malik (R.A.)den
rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:
"Dört gece vardır ki, geceleri gündüzleri, gündüzleri de geceleri gibi faziletlidir. O gün ve gecelerde ALLAH Teâlâ, yağmur ve
bereketi bol ihsan eder, insanları cehennemden azad eder, çok miktarda bağış ve ihsanda bulunur. Bunlar: Kadir Gecesi ve
sabahı, Arefe gecesi ve sabahı, Berat gecesi ve sabahı, Cuma gecesi ve sabahı." (Ali el-Muttaki, Kenzu'l-Ummal, No:35214;
12/322,) buyurmuşlardır.
Bu kutsal geceyi ve gündüzünü sakın gafletle geçirmeyelim. Bilhâssa böyle gecelerde rahmet ve mağfiret pınarları gürül gürül

akarken gönül kaplarımızı doldurmazsak, boş bırakırsak yazık olur. İçimizdeki harâret, rûhumuzdaki susuzluk devâm edip gider.
İnsân denilen varlık ne tuhaftır. Hem harâretten, susuzluktan yana-yakıla şikâyette bulunur; hem de bu harâreti dindirecek, bu
susuzluğu giderecek bin bir imkân yanında ve bin bir fırsat önünde iken onlardan faydalanmayı düşünmez. Enes b. Malik (RA)'den
rivayete göre, Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, Ramazan ayı girdiğinde şöyle buyurdu:
"Şüphesiz bu ay size gelmiş durumdadır. Bu ay içinde bin aydan hayırlı bir gece vardır. Kim bu geceden mahrum olursa, hayrın
tümünden mahrum olmuş demektir. Bu gecenin hayrından sadece ALLAH'ın rahmetinden mahrum olanlar mahrum kalır." (İbn-i
Mace; Sıyam:2, No:1644, 1/526)

Mehmet Talu