Bu gece Günehlardan Arınma gecesidir

"Biz O(Kur'ân)'nu Kadir Gecesi'nde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Rûh o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler. O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir." (Kadir Sûresi)
Kadir Gecesi gecelerin en şereflisi, en bereketlisi, kısacası; "bin aydan daha hayırlısı". Bu gecenin kadrini iyi idrak edebilmek için 14 asır öncesinin Mekke sokaklarından yürüyerek, Hatem'ül Enbiya'nın rehberliğinde Hira'ya tırmanmak gerek...
Tarih: Miladî 27 Ramazan 610. Gün: Pazartesi. Yer: Şehirlerin anası Mekke sokakları...
Sapkınlıklar güzellikleri örtüyor... Karanlıklar aydınlığa galebe çalıyor... Allah'ın evi Kâbe putlarla dolup taşıyor... Bereketin kaynağı zemzem yerküreye firar ediyor... Ve bütün bunlar oluyorken tahammülü zorlanan biri var; Muhammed-ül Emîn.
Daralıyor... Rabbine ilticâ etmenin yollarını arıyor...
Tek çare var; hicret etmek. Nereye? Şirkten tevhide, kölelikten özgürlüğe, karanlıktan aydınlığa, en dipten en zirveye. Yani, her dem sahibini tesbih eden Nûr Dağı'nın zirvesi Hira'ya.
Hira ve kutlu misafiri başbaşa bekleşiyorlar... Bir çare, bir ümid ve inzivaya son verecek olanla hâl diliyle konuşuyorlar...
Issız ve sessiz, saf ve berrak bir gecenin eşiğinde bekleşirken yine; ansızın gözyaşı rahmete, suskunluk cûş-u hurûşa dönüşüyordu. Hira'nın kutlu misafirine, müjdelerin en güzeliyle bir misafir geliyordu; vahiy meleği Cebrail. Ve ardından; "Ey Muhammed! Yaratan Rabbinin adıyla oku. O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir. O, insana kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediğini öğretti." (Alak Sûresi: 1-5) nidâsıyla sesleniyordu.
Hira'da uhrevî nidâlar birbiri arkasına yankılanıyor, her yankılanışta Mekke ve yeryüzü sokakları aydınlığa kavuşuyordu. Hazan yaprakları gibi dökülen ruhlar, "İlk Vahiy" ve "Son Peygamber" muştusuyla derin uykudan uyanıyordu.
Ümitsizlik ümide, acımasızlık merhamete, şirk BİR'e iltica ediyordu. Müşrik ve putperestlerin sapkınlıklarıyla karanlığa gömülen yeryüzü, "bin aydan daha hayırlı bir gece"de Hatem'ül Enbiya ve sonsuzluk rehberi Kur'an-ı Azimüşşan'la birlikte tekrar dalga dalga aydınlığa kavuşuyordu.
İşte o nûrlu gece bu gece. "Kur'an Medeniyeti"nin dünyaya doğduğu gece. Furkan'la beraber ve melekler ve "Rûh"un semalardan süzülerek yeryüzünü kuşattığı gece. Nebevi dönemin tecelli edişiyle, vahiy meleği Cebrail'in nefessiz ruhlara sonsuzluk nefesi üflediği gecedir bu gece.
Bu gece; vahdetin, sevginin, merhametin, zulme tahammülsüzlüğün, diri diri toprağa gömülen kız çocuklarının yeniden hayat bulma gecesi.
Bu gece; insan olmanın bilincine varıldığı günün miladı, sonu olmayan bir hayata atılan adımların başlangıç gecesi.
Bu gece; "Bana dua edin duanıza karşılık vereyim" (Mü'min Sûresi: 60) buyruğunun karşılık bulacağı yakarışın zirvesi, "azâb-ı ilâhiden kurtuluş"un şifresi.
Bu gece; salih ameller işleyen ömrü kısaların, ömrü uzunlara galebe çalacağı "Bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi".
Bu gece fırsat gecesi!..
Gecelerin en şanlı ve şereflisi bizi bekliyor.
Hesap gününün Sahibi, misakımızı yenilememiz için bizi bekliyor.
Sevgililer sevgilisi Hatem'ül Enbiya, biatımızı tazelememiz için bizi bekliyor.
Melekler ve Rûh semayı kaplamış selama selamla mukabele için bizi bekliyor.
Reyyan Kapısı sonuna kadar aralanmış bizi bekliyor...
Bu fırsat gecesini Hira Nûr'da "itikâf"a çekilmiş gibi yaşayalım. Ellerimizi ve kalbimizi açıp; yalvaralım, yakaralım. "Allah'ım! Şüphesiz Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle" duası eşliğinde seher vaktine kadar gözyaşı akıtalım. Yakalım bütün günahları, rahmet sağanağında ıslanalım...
Bu geceden arınarak çıkalım...
Geçmiş zaman olur ki...
Geçen yıl Kadir Gecesi'nde Millî Gazete güzel bir misafirini ağırlıyordu. Aziz misafir, iftar öncesinde dünyanın neresinde bir yetim, hakkı gasbedilmiş bir mazlum varsa onların acısını çektiğini Kur'an'ın diliyle, Peygamber'in tebliğiyle hiç yorulmadan aktarıyordu. "Bunları anlatmakla mesulüm" diyordu. Zaman Kadir Gecesi'ne akarken kalbi titriyor, dudaklarından dualar dökülüyordu. Geçen sene Kadir Gecesi'ni birlikte idrak ettiğimiz Erbakan hocamız sonu olan dünyadan sonsuzluk âlemine göçtü. Bu Kadir Gecesi bizleri kendisinden mahrum bıraktı. Rahmetle yâd ediyoruz.