Kadere boyun eğilmez mi?

Reformcu (Akıllı insan, kadere boyun eğmeyen kişidir) diyor.
CEVAP
Reformcu da, Mutezile kafalı diğer yamuklar gibi kaderi bilmiyor. Kadere boyun eğmeyen insan olur mu? Kader, Allahü tealanın takdir ettiği şeylerdir. Bunu kim önleyebilir ki? İnsan kaderini kendi çizemez. Bu konuda çok ayet-i kerime var. Üçünün meali şöyle:
(Sizi de, yaptığınız işleri de yaratan Allah’tır.) [Saffat 96]
(Kendilerine bir iyilik dokununca, “Bu Allah’tan” derler, başlarına bir kötülük gelince de “Bu senin yüzünden” derler. “Küllün min indillah [Hepsi Allah’tandır]” de! Bunlara ne oluyor ki, bir türlü laf anlamıyorlar.) [Nisa 78]
(Yeryüzünde hiçbir olay ve başınıza gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta [Levh-i mahfuzda] yazmış olmayalım. Bu ise, Allah’a göre kolaydır.) [Hadid 22]
Resulullah efendimiz, kaderle ilgili ayet-i kerimeleri açıklayarak buyuruyor ki:
(Allah, ilk önce Kalem’i yaratıp, “Sonsuza kadar olacak olanı yaz” buyurdu.) [Tirmizi]
(Her şey ezelde yazıldı. Allah’ın ilmine göre, kalem kurudu.) [Tirmizi] (Yani takdir son buldu ve kaleme yazacak bir şey kalmadı.)
Bir kimse, hem Müslümanım der, hem de kaderi nasıl inkar eder?
Evliya türbeleri
Reformcu diyor ki: (Enbiya veya evliya kabirlerini ziyaret edip, onları vesile ederek dua etmeyi Kur’an şiddetle reddettiği halde, maalesef Ehl-i sünnet alimleri bu geleneği normal karşılıyor.)
CEVAP
Ehl-i sünnet alimlerinin her ak dediğine kara demeyi kendine görev biliyor. Bahsedilen vesile caizdir. Caiz olmayan tek şey, Allah’tan başkasını yaratıcı bilmek, Allahü teala dilemeden, onun kendiliğinden fayda ve zarar verebileceğine inanmaktır. Normal bir Müslüman da zaten Allah’tan başkasını yaratıcı bilmez.
Reformcu, Mutezile itikadında olduğunu yer yer açıkladığı gibi, Vehhabi olduğunu da gizleyemiyor. Her fırkanın bir veya birkaç sapık görüşünü benimsiyor. Sünnilikten başka her sapık fırkanın adamı oluyor. Ehl-i sünnet alimlerine ise, gelenekçi diyerek gözü yumuk saldırıyor. Vesile hakkında dinimizislam sitesinde geniş açıklama vardır.