+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Kürtleri istemiyorum !

 Güncel Yazılar Ve Haberler Katagorisinde ve  Köşe Yazıları Forumunda Bulunan  Kürtleri istemiyorum ! Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Kürtleri istemiyorum! Kürtleri istemiyormuş! Sen kimsin? Türk imiş… İyi peygamberimizde Arap… Kürtlerde, ezberletilmiş, kominzm isyanın değişik veçhesi olan, ‘ezilmiş halk' teranelerini ile Türklere kızgınmış. İki taraf içinde, eğer Müslüman değilsen diyecek lafım yok. İkilik çıkarmak, tefrika yaratmak için, çeşitli desiselerle, türlü çeşit hinlikler yapan, iki kardeş gurubu birbirine düşürmek için, ...

  1. #1
    Misafir
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    54
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart Kürtleri istemiyorum !

    Kürtleri istemiyorum!
    Kürtleri istemiyormuş! Sen kimsin? Türk imiş… İyi peygamberimizde Arap… Kürtlerde, ezberletilmiş, kominzm isyanın değişik veçhesi olan, ‘ezilmiş halk' teranelerini ile Türklere kızgınmış. İki taraf içinde, eğer Müslüman değilsen diyecek lafım yok. İkilik çıkarmak, tefrika yaratmak için, çeşitli desiselerle, türlü çeşit hinlikler yapan, iki kardeş gurubu birbirine düşürmek için, koyun postuna bürünen, bulanık suda balık avlamak niyeti ile suyu bulandırana, ne sözüm olabilir ki?


    “Türküm Kürt'ü istemiyorum, Kürdüm Türk'e kızgınım, diyorsan eğer Müslüman isen söyleyecek çok sözüm var. Aynı anne babadan olma kardeşin “ben kardeşimi bu evde istemiyorum” demesine benziyor, halbuki ikisinin de o evde yaşama hakkı aynıdır. Önce şunu belirteyim ben, saf kan mı derler, hani şimdide biraz daha sınıf farkı yaratmak, bölmek için, birde beyaz versiyonunu ürettiler ya, her neyse ben katıksız Türküm. Ama her şeyden önce Arap'ın Acem'e üstünlüğü yoktur diyen bir peygamberin ümmetiyim. Çünkü insan yaratılırken ırkını kendi kesbi ile seçmiyor ki, bunu üstünlük olarak görsün, üstünlük (takva)dadır.

    İnsan memleketini sevmesi caizdir. Toprak için, vatan için ölmek şehitlik mertebesidir ki, peygamberlerden sonra en yüksek, makamdır. Türküm Türkiyemi canımdan çok severim, ama kardeşim de, ailemin ferdi olan kardeşimi de en az, evim, vatanım, kadar severim. Çünkü Müslümanlar bir vücudun uzvu gibidir, biri ağrıyınca acıyı tüm vücut hisseder. Hissetmelidir. Hissetmiyorsan senin duyularında, ruhunda, merhametinde, insanlığında sorun var demektir. Filistin için, Irak için, Afganistan için, hatta Amerika'daki dindaşının ‘İslami fobia' yüzünden maruz kaldığı zulüm için, uykusuz kalmıyorsan, Müslüman kisveni gözden geçirmen gerekir.
    Şümullü bir kardeşlik bilincine ulaşınca, dünyaya ve ukbaya hükmedeceğimizi, dünyamızı ve ukbamızı mamur edeceğimizi bilen, bu ülkenin düşmanları, Yahudi Kürtler, arz-ı mevut hayalleri kuranlar, dış mihrakların kuklaları, kasti ırkçılığı kaşıyarak terör çıkarıp iki sırt sırta vermiş kardeşin eline birer silah tutuşturup başına vuruyor, kardeşleri yüz yüze dönünce birbirlerini görüyor, kendisine vuranın karşısında kardeşi olduğunu zannediyor. Hep aynı oyun sahnede biz Müslümanlar ibret almadığımız gibi, her seferinde bu tuzağa düşüyoruz. Şalom'da ırkçılığı kınayıp holokosta veryansın edip lanetler yağdıranlar, ne hikmetse (buna hikmet değil, hainlik dememiz gerekir) güneydoğuda, ırk ayrımını kaşıyıp duruyorlar.

    Rusya komünist rejimi, yıllarca Azerileri, Özbekleri Ahıskalıları birbirine düşman etmeye çalıştı. Benim Azeri işçilerim vardı, Ahıskalı işçilerim vardı, “Özbek olmaktansa köpek oluyum” diyorlardı, kendi kardeşinden nefret ediyordu. Çünkü evlerini yakan yıkan Ruslar, olayları, öldürmeleri, kıtalleri, Özbeklerin üstüne atmış, bu zavallıları kandırmıştı. Aynı oyun, Güneydoğuda da sahnelendi. Şer mihrakların kıtalleri, halka karşı olanları askere, askere karşı olanları halka, mal edildi. Bizim arkadaşımızı evinden alıp öldürenler, hanımın anlattığına göre, Kürtçe konuşuyordu ama ertesi gün haberler halka asker öldürdü diye yayıldı. Başka bir olayda, masum halktan birilerine şuç atıldı ertesi gün asker, ev ev masum Kürt kardeşlerimi tevkif etti.

    Ziya Gökalp'e atfedilen, “bir toplumun millet olması için dil ve din birliği gerekir” sözünü hatırlayalım. Lakin buraya bir şerh düşmek gerek: Din birliği, elan doğru, yalnız dil birliği olan yeryüzünde onlarca ülke var ama bir millet değiller. Mesela Amerika ile İngiltere'yi örnek gösteriri Nurettin Topçu, derki: “ Bu ülkelerin dilleri birdir, lakin bir millet değillerdir”.

    Birde millet olmak için hars birliği gereklidir. O zaman bizde, din birliği ve hars birliği diyelim. Harsı kültür olarak alsak, (kültürün dili kapsadığını biliyoruz ama daha geniş alanı kapsadığı için) Kürt ve Türk olarak ortak kültürümüz var diyebiliyoruz. Hars birliğini, toprak olarak da alsak, aynı toprağı paylaşıyoruz. Dinimiz zaten bir, o halde biz bir milletiz diyebiliriz. Millet kelimesi etimolojik olarak, gidilen yol manasına da gelir, bizler aynı güzergaha kürek çeken insanlar olarak, bir milletiz. Küfürde tek millettir, o zaman ferasetle, karşımıza kimi alacağımızı iyi bilmemiz gerekir. Yoksa millet ve ırk kelimelerini, Hitler gibi ‘nasyonalist' manasında, Mekke müşrikleri gibi ‘asabiyet' manasında kullanırsak, top yekûn hezimete uğrarız.

    Biz millet olmadan önce zaten ümmetiz, kardeşiz. Maide 54. Ayetin bir kısmında “mümin mümine karşı şefkatli merhametli, küffara karşı şecaatli, kuvvetli, olur” der. Kitabımızda kardeşlikten bahseden o kadar çok ayet vardır ki, ve asla tefrikaya düşülememesini emreder. Ayette “mü'min mü'minle tefrikaya düşerse Allah rahmet nazarını çeker” der.

    Nitekim Endülüs'ün düşmesinde bile tefrika var, bir zatı muhteremden iktibasla, tarihi vesikalar söyle yazıyor, “Berberileri savaştılar, sonra Şamlılarla Yemenliler savaştı. Ülke düşünce, engizisyonlara kurban oldular. Kuran yasaklandı, tesettür yasaklandı, kiliseye gidiyor eve gelip gözyaşı ile namaz kılıyorlardı. Çocuklarını vaftiz edip eve getirip tuzla ovuyorlardı gözyaşlarıyla.”

    Evet birbiri ile savaşınca Endülüs'te olduğu gibi, “Mümin müminle tefrikaya düşerse Allah oradan rahmet nazarını çeker”, ayeti mucibince, tefrika akabinde düşmanın eline kalması mukadderdir.

    Filistin'de Hamas'la El Fetih savaşmaya başlayınca bütün Müslüman coğrafya bir anda merhametle değil kızgınlıkla bakmıştı, nitekim kendi kendilerine en büyük darbeyi asıl o zaman vurdular. Irakta, Türkmen Sünni, Kürdi diye birbirine kırdırdılar, yutulmaya hazır lokma haline geldiler. Şimdide ülkemde. Aynı oyun sahnede… Ben bu mülahazalarladır ki, inançlı Kürt kardeşimi, inançsız en yakınıma değişmem. Biyolojik bağdan ötedir, manevi bağ. Bediüzzaman Kürtlere, “Türklerle tefrikaya düşmeyin” diye defaatle ikazı vardır..

    Ama bütün bunlar demek değil ki, İmralıdaki otuz bin insanın ölümünden mesul caniyi ki, ( bence şimdiye kadar, otuz bin kere asılması gerekirdi), demeç verecek kadar adam yerine konulmasına sıcak bakıyorum. Anayasa hakkında hukuk hakkında, avukatı aracılığı ile fikrini söylüyor bizim muzır neşriyat da onu intişar ediyor ya, işte bunu hazmedemiyorum. Onun söz söylemeye hakkı yok.

    İki tarafta, işin bilincinde olmalı, safları sık tutmalı ki, araya insan görünümlü şeytanlar, Türk görünümlü, ya da Kürt görünümlü fitneciler girmesin.

    Aramızda görüş ayrılığı olabilir, nitekim aynı anadan doğma kardeşlerin bile olur. Oturup, müzakere, münazara, muhavere yaparız ama muhalefet konumuna geçip muharebe, hele hele mukatele asla yapmamalıyız. Nisa suresi 93. Ayette “ kim bir mü'mini haksız yere, kasten öldürürse, cezası ebedi cehennemdir, ALLAH ona gazap ve lanet etmiştir ve ona büyük bir azap hazırlamıştır “ denilir.

    Yavuz Bülent Bakiler, Yıllar önce Bursa'ya Fethiye kültür merkezine gelmişti. Olayı anlatmadan şunu belirtmek isterim, Sayın Bakiler'e saygım sonsuz, çok güzel hizmetlerde bulunan, her türlü övgüyü hak eden bir şahsı muhteremdir. Lakin bu konuşmayı aktarmam konuyu oldukça müşahhas kılacağı için elzem.

    Sayın Bakiler, konuşmasında henüz ziyaret edip geldiği Türki cumhuriyetlerinden bahsedip duruyordu. Yatırımın oraya kaydırılması gerektiğinden, oradaki halkın çok yoksul bırakıldığından, onların bizim kardeşlerimiz olduğundan, bahsediyordu. Elan doğrudur, canımız, kardeşimizdir. Lakin söz döndü dolaştı Araplarla olan ticari yatırımlara, ihalelere gelince Arapları küçümser, bir tavırla: kirli pasaklı olduklarından kabalıklarından bahsetti durdu. Konuşması bitince protokol bölümündeki yerine oturunca, diğer konuşmacı sahnede iken Sayın Bakilerin yanına gittim.

    Dedim ki:
    “ Neden Türki cumhuriyetlerinden kardeşlerimiz derken, Araplara elin Arap'ı dediniz, Araplar bizim din kardeşimiz, değimli?” diye sordum, cevaben:
    “ Araplar din kardeşimiz olabilir ama Türki cumhuriyetindekiler bizim kan kardeşimiz dedi.
    Bende:
    “ Sayın Bakiler, biz din için kanımızı feda ederiz. Din birliği en önemli birlikteliktir dedim.”

    Evet, Biz dinimiz için kanımızı döker canımızı verir şehit oluruz. Malımızı kardeşimize veriri sadak sevabı alırız, onu nefsimize tercih ederiz ensar oluruz. Kürt kardeşlerimin tırnağına değen her taşta benim canım yanar. Bizi şekerle su gibi karışmışız, biz et ile tırnağız. Biz üstü üste dikilmiş, iç içe geçmiş kumaş gibiyiz, ayırmaya kalkınca iki tarafın yırtılması, heba olması mukadderdir. Kürtlerden açılımla ilgili konularda bahsederken, ekalliyetlerle hele hele Ermenilerle birlikte anılması, hamakatlıktan başka bir şey değil.

    Siz fitneciler hevesleriniz kursaklarınızda kalacak. Biz, iki kardeş, geçmişte olduğu gibi, canımızı, kanımızı bu din için, bu topraklar için feda ederiz. El ele verip bir gün siz fitnecileri bu memleketten def ederiz. Biz din kardeşliği ile yekvücut olup bütün cihanı elde eder, yine yedi düvele hükmederiz.

    İslam birliği eşittir, dünya hakimiyeti ve ahret saadetidir.


    Rukiye Yıldız Erdoğmuş


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349