Tesettürün önemini en iyi Deniz Baykal anlar

Mahmut Toptaş

araştırmacı yazar

Tesettür, erkek veya kadının mahremiyetini koruma altına almaktır.Elbiselerimiz, bizim tenimizin tesettürü iken evlerimiz de aile mahremiyetinin tesettürüdür.
Gizli kameralarla gözlenip mahremiyeti talan edilen Deniz Baykal, 10/04/2010 günü CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa ettiğini açıklarken konuşmasında,
"Bir komplo yaparken bazen haneye tecavüz edersiniz. Duvarlara, eşyalara gizli kameralar yerleştirirsiniz.
Gizli çekimlerle insanların en korunaksız görüntülerini alırsınız, kesersiniz, biçersiniz, aktarırsınız, montaj yaparsınız çarpıtırsınız." demişti.
İstifasına sebep, evin mahremiyetine göz atma ve çarpıtma olduğuna işaret etti.
Haraitı, "Mekarim-ül ahlak" isimli eserinde Hazreti Ömer'in devlet başkanlığı döneminde gece asayişi kontrole çıktığında evin birinden çağlı sesi geldiğini duyunca duvardan atlayıp adamı suçüstü yapar ve Ömer o adama "Allah düşmanı, suçunu Allah'ın gizleyeceğini mi sandın? Der.
Adam, "Ömer, acele etme. Ben Allah'a bir defa isyan etmişsem, sen üç defa isyan ettin:
1- Allah, "Ayıp aramayın" dedi sen aradın.
2- Allah, "Evlere kapılarından girin" dedi, sen duvarı tırmanarak girdin.
3- Allah, "Evlere girerken izin alın ve selam verin dedi, sen selamsız ve izinsiz girdin" deyince.
Ömer, "Ben seni affedersem sen de beni affeder misin? Der.
Adam affedince ve ikisi de Allah'tan af dilerler.
Kenz-ül ummal'in cild 3/808, hadis no: 8827'de naklettiği bu olayı Gazali İhya'sının Adab bölümünde nakletmiş. Farklı nakillerde içerde şarap içildiği ve şarkıcı kadın eşliğinde çalgı çalındığı bilgileri de var.
Adamın delil getirdiği ve Müslümanları hizaya sokan ayetleri veriyorum:
"Evlere arkadan girmek bir (iyilik) değildir. İyi kişi sakınandır. Evlere kapılarından girin. Allah'tan sakının, umulur ki kurtuluşa erersiniz." (Bakara suresi ayet: 189)
"Ey iman edenler, kendi evinizden başka evlere izin almadan ve ev halkına selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Umulur ki öğüt alırsınız.
" Eğer oralarda (başka evlerde) hiçbir kimse bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oralara girmeyin. Eğer size "Geri dönün" denirse hemen dönün. Bu sizin için daha temizdir. Allah, yaptıklarınızı çok iyi bilir." (Nur suresi ayet: 27-28)
"Ey iman edenler, zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin ayıbını aramak için casusluk yapmayın. Bazınız bazınızı gıybet etmesin." (Hucurat suresi ayet: 12)
Bugünlerde üniversitelerden birinde okutulan ders kitabında, yakın zamanda tesettürün önemini yitireceğini, çünkü elbiseleri ve evleri delip geçen aletlerle gizli bir şeyin kalmayacağını yazdığı gazetelerimize haber oldu.
Bu haber Millî Gazete okurları için sürpriz olmadı.
Çünkü 11 Nisan 2008 tarihli makalemde ben bu konuyu "Tesettür tarihe karışmayacak" başlığı altında işlemiştim.
1997-1999 yılları arasında sayıları otuz ile elli arasında değişen öğretim üyelerine Kur'an-ı Kerim hakkında bilgi verme ve Namaz surelerinin anlamı üzerinde durarak örnekleme yoluyla iki yılı aşkın, haftada bir akşam ders yapmıştım.
Aynı haftada aynı dersi bir Kur'an kursunda ilkokul mezunu öğrencilere de yapıyor ve ben hem ilkokul öğrencilerine hem de üniversite hocalarına göre dil ve mantık geliştirmeye çalışıyordum.
Başarılı oluyordum ki, iki yıldan fazla sürdü bu dersler.
O günlerde Boğaziçi Üniversitesi'nden bir öğretim üyesi "Çok yakın bir zamanda tesettürün fazla bir önemi kalmayacak. Geliştirilecek gözlüklerle elbise altı da görüntülenebilecek. Seri üretime geçilip ucuz fiyatlarla satışı da başlayınca tesettür ortadan kalkar" demişti.
Gümrüklerde valizlerimizi denetleyen cihazların biraz daha geliştirilmiş hali T5000 kameraları şimdilik 25 metreden elbisenin altını görüntüleyebiliyormuş.
O gün ben, kendisine şöyle cevap vermiştim.
Bizim sorumluluğumuz Allah'adır. O, bizim gönlümüzden geçeni bilir. Bizim avret mahallerimizi ondan gizleme diye bir şey yoktur.
Evimizde tek başına namaz kılarken bile biz, tesettürümüze dikkat ederek namaz kılarız. Allah'tan başka o evde kimse yok. Öyle olduğu halde biz, emri yerine getirmek için örtünürüz.
Yatakta veya banyoda çırılçıplak olduğumuz zamanlarda birileri bizim aldığımız önlemleri aşarak röntgencilik yapmaya kalkarsa sorumluluk ona ait olur.
Bir gün gelir duvarlarımızı da delip geçen kameralar bizim yatak odalarımızı da görüntülemeye kalkarsa bundan biz rahatsız olmayız.
Biz, üzerimize düşeni yaptıktan sonra sorumluluk, röntgenci devletlere ve şahıslara ait olur.
Ayrıca bilgisayar programını şifreleyen kuruluşların şifrelerini kıran kuruluşlar olduğu gibi elbisenin altını veya evlerin içini gösteren gözlükler seri şekilde üretildiğinde piyasaya o gözlüğün delemeyeceği kumaşlar ve duvar kaplamaları pazara sürülecek ve çok satacaktır, hiç endişeniz olmasın" dediğimde "Çok doğru söylüyorsunuz. O konuda çalışmalar da devam ediyor" demişti.
Mahremiyete göz atanlar kanunlarla engellenirken asıl engel, İslami eğitimle olur.
Bunun yanında mahremiyeti ortadan kaldıran kumaşlar üretilince tesettür için o kumaşın giyilmesi gerektiği ortaya çıkacaktır.
Duvarları delip içerisini gösteren kameralar üretildiğinde o kameraların delip geçemeyeceği dış cephe kaplama malzemeleri üretilecek ve evler ona göre kaplanacaktır.
Yani kıyamete kadar şeytan tuzak kuracak, Müslüman da o tuzakları parçalamasını ve Rabbine Müslümanca kavuşmasını Allah'ın yardımı ile başaracaktır.
Bundan kimsenin şüphesi olmasın.